Sağlık ve Sağlıklı yaşam siteniz

Embolizm « Kan Damarları

Emboli nedir?
Bir damardaki trombozdan veya kalp çeperinden kopmuş olan pıhtılaşmış bir kan parçası. Bu kan pıhtısı kan akımında vücudun tarafından başka bir tarafına geçer.

Emboli neden meydana gelir?
Esas nedeni bilinmemektedir. Ancak, bir hastanın fazla harekette bulunmasıyla veya zorlanmasıyla yeni gelişmiş bulunan bir tromboz, bir parçanın kopmasına neden olabilir.

Embolizmin belirtileri nedir?
Şok hali ani bir şekilde gelir. Kan pıhtısı beyne ulaşmışsa felç m dana gelebilir. Eğer pıhtı ciğerlere varmışsa ani şok, göğüs ağrısı kan tükürülmesi ve nefes almada zorluk belirtileri olabilir.

Embolizm ölüme neden olur mu?
Ani ölümün en genel nedenlerinden biridir.

Embolizm olan bir kişi iyileşebilir mi?
Evet. Vakaların çoğunluğu iyileşebilir. Ancak eğer pıhtı beyin veya ciğerlere ulaşmışsa veya bu organların kan akımına fazlasıyla gel olmuşsa, iyileşme imkanları değişik olur. Bununla beraber,kan akımı fazlasıyla duraklamamışsa   beyin ve ciğerlere varmış o pıhtıdan hasta kurtarılabilir.

Embolizmi başarılı bir şekilde tamamen bertaraf ederek normal kan akımını yeniden sağlamak mümkün olabilir mi?
Evet. Bazı vakalarda pıhtı kol ve bacaklardaki damarlarda tıka kalmışsa ya da ameliyatla varılması mümkün olan ciğerin bir simine girmişse, hatta beyinde bir alanda yerleşmişse hasta kurtarılabilir. Ancak, ameliyatın, normal kan akımını yeniden yer getirerek başarılı olabilmesi için çok acele yapılması gerekmektedir.

Avokado « Besinler ve Özellikleri

Bolca yağlı avokado adlı meyvelerini sonbaharda veren Avokado ağacı, Defnegiller'dendir. Anayurdu Orta Amerika olan, ülkemizde Güney Ege ve Akdeniz bölgelerinin kıyı kesimlerinde yetiştirilen, genellikle yayvan, bazen dikine gelişen, hepyeşil (yapraklarını dökmeyen) avokado ağacı, 6-20 m. kadar boylanabilir.

Koyu yeşil renkli, derimsi dokulu; oval, eliptik ya da mızrağımsı biçimli bol sayıda yaprağı olan gösterişli bir tacı vardır. Yeşil, sarımtırak renkli küçük çiçekleri, salkımlar halinde, ağacın çeşitlerine göre sonbahardan yaz başlarına kadar olan dönemde açar. Bu çiçekler 10 ila 18 ay sonra olgunlaşarak koyu yeşil renkli, 200-600 gr. kadar ağırlıkta armut biçimli sert meyvelere dönüşür.

Meyvenin eti, açık sarı-yeşilimsidir. Her meyvede, iri tek çekirdek bulunur. Meyveler, örselenmeden yapılan hasattan sonra oda sıcaklığında ya da soğuk yerde bekletilir ve tam olgunlaşmaları sağlanır. Normal oda sıcaklığında (21 derecede) 6-12 gün, soğuk hava depolarında (4-7 derecede) 30-40 gün bekletilen meyveler olgunlaşıp yumuşar, rengi siyaha yakın mora döner ve tüketilmeye hazır hale gelir. Genellikle meze olarak yenilen salatalar ile bazı yemeklere katılan bu meyvelerin tatlısı ve reçelleri de yapılır. Ayrıca kozmetik ve ilaç endüstrilerinde kullanılır.

BESİN DEĞERLERİ

100 gr. taze avokado meyvesinin içerdiği besin değerleri şunlardır: 167 kalori: 2,1 gr. protein; 6,3 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 26,3 gr. yağ: 3 gr. lif: 42 mgr. fosfor; 10 mgr. kalsiyum; 0,6 mgr. demir; 4 mgr. sodyum; 604 mgr. potasyum; 45 mgr. magnezyum; 290 IU A vitamini: 0,11 mgr. B1 vitamini; 0,2 mgr. B2 vitamini; 1,6 mgr. B3 vitamini; 0,42 mgr. B6 vitamini; 56.7 mcgr. folik asit: 14 mgr. C vitamini ve 1,2 mgr. E vitamini.

SAĞLIĞIMIZA YARARLARI

Yukarıda sayılan değerleriyle avokadonun çok önemli bir besin olduğu görülmektedir. Bu yönden ülkemizde alışılmamış bir meyve sayılan avokadonun sıkça yenilmesinin beden için pek yararlı olacağı anlaşılmaktadır. Bunun yanı sıra;

o Lif oranı yüksek olan avokado, peklik (kabızlık) giderici etki taşır; ayrıca kalınbağırsak sorunları ve hemoroit rahatsızlığı çekenler için yararlı olur.

o Yüksek oranda potasyum içerdiğinden, yüksek tansiyonu düşürücü etkiler yapar.

o Avokado ağacının yaprak ve tomurcukları tanen yönünden zengindir: Yılın her zamanında körpe olan yaprak ve tomurcukları alınıp bunların üzerine kaynamış su dökülerek 10-15 dakika bekletilip hazırlanan infüzyon içildiğinde, diyareyi kesmede yararlı olur.

AĞACININ ÜRETİLMESİ

Avokado ağacı, tohumuyla (yani meyvesinin içindeki tek iri çekirdeğiyle) çoğaltılır. Tohumun ekimiyle topraktan çıkan çöğürleri tüplere alınıp geliştirilir. Daha sonra bunlar aşılanarak istenilen nitelikte fidanlar üretilir.

AĞACININ YETİŞTİRİLMESİ

İklim isteği: Avokado ağaçları, kışları ılık geçen tropik ve astropik iklimli bölgeleri sever. Kış donlarından, çiçeklenme ve meyve bağlama zamanında düşük sıcaklıktan, ani sıcaklık dalgalanmalarından ve sert rüzgârlardan kötü etkilenir. Düşük sıcaklıklarda etkilenme, türlerine göre -1 ila -6 dereceler arasında değişir. Avokado türleri bu bakımdan limon, portakal gibi narenciye ağaçlarının iklim isteklerine uyar. Yani, güçlü rüzgârlardan nispeten korunmuş, fazla soğuk olmayan yerler avokadoya pek uygundur.

Toprak isteği: Avokado ağacı, hafiften ağıra kadar yapısı değişen birçok toprak tipi üzerinde yetiştirilebilir. Ancak, avokado için en iyi toprak, derin, suyu iyi akıtılmış (süzek), özellikle kumlu-tınlı, alüvyonlu, nötre yakın ya da hafif asit reaksiyonlu (pH 5-7 olan) topraklardır. Taban suyu yüksekliği 1,5-2 m. kadar olmalıdır. Böyle toprakta 60 cm. derinlikte açılan çukurlara ilkbahar başında ve donlar bitince 6 yâ da 7 m. aralıkla fidanları dikilir.

Sulama: Yağmurların yetersiz olduğu mevsimlerde, avokado ağaçlarının sulanması gerekir. Sulama suyu tuzlu ve klorlu olmamalı, saçak kökleri 60-90 santime kadar inen avokadonun yıl boyunca bu köklerinin nemli kalması sağlanmalıdır.

Rüzgârkıran: Avokado ağacının odunu gevrektir. Güçlü rüzgârlarda, hele meyveyle yüklüyse kolayca kırılabilir. Yaz mevsiminde kuru ve sıcak rüzgârlar fazla terlemeye neden olacağından meyve dökülmeleri de ortaya çıkar. Bu sakıncaların giderilmesi için, ağaçları rüzgârdan koruyan rüzgârkıranlar kurulmalıdır. Ülkemizde bu iş için servi (andız) ağaçları kullanılmaktadır.

Gübreleme: Avokado ağaçlarına ilkbaharda azotlu gübre, daha sonra toprak işlemeleri sırasında fosforlu ve potaslı gübreler verilir. Ayrıca bu ağaçların çinko ve demir isteği de ortaya çıkabilir. Ağaçlara çinko haziran -temmuz aylarında, demir ise mayıs-haziran aylarında verilir.

Toprak işleme: Avokado ağaçlarının çevresindeki l m. çapındaki alanda, yabani otlar sık sık temizlenmelidir. Bu otlar, her 1-2 sulamadan sonra çapayla temizlenir. Ancak narenciye ağaçları için yapıldığı gibi, bahçe kesinlikle derin kazılmamalıdır. Toprağa azot kazandırmak için avokadonun çevresinde kışın bakla yetiştirilmesi iyi olur.

Budama: Bahçeye dikilen avokado fidanı, birinci yılı sonunda tepe ucunun 5-7 cm. altından kesilir. Böylece fidanın gövde ve dalları daha iyi gelişir. Dikimin üçüncü yılından başlayarak iyi gelişen fidanlarda, gereksiz obur dalların kesilip çıkarılmasıyla ağacın daha iyi gelişmesi sağlanır. Daha sonra ağacı iyi tanıyan kişiler tarafından gerekli görülen fazla dallar kesilerek ağacın gelişimine uygun budama yapılır. Budama yapılan yerlere 1-2 gün sonra aşı macunu sürülür.

Meyve seyreltme: Avokado ağacının çok sık meyve verdiği mevsimlerde, meyve çapı 2,5 santime erişince daha iyi ürün elde etmek için meyvelerin bir kısmı koparılıp seyreltilmelidir.

Hasat (Derim): Avokado meyvelerinin hasadı, yani meyvelerin ağaçtan toplanma zamanı, normal boyutlarına erişmiş yeşil renkli meyvelerin sapının sarımsı bir görünüş kazanıp da parlaklığının azaldığı dönemdir. Meyveler toplama sırığıyla örselenmeden hasat edilirken saplarının uzun olmasına dikkat edilir. Sapsız toplanan avokadolarda, sap çukurundan başlayan çürümeler görülür. Toplanan meyveler, yukarıda anlatıldığı gibi oda sıcaklığında ya da soğuk hava deposu veya buzdolabında bekletilerek tam yenme olgunluğuna ulaştırılır.

Hastalık ve zararlılarıyla mücadele: Avokado ağaçlarına dadanan zararlı ve hastalıklarla, uzmanlara danışılarak ve uygun tarım ilaçları kullanılarak zamanında, eksiksiz ve aksatılmadan mücadele sürdürülmelidir.

Rozeol « Salgın Hastalıklar

Çocuklarda rozeol nedir?
Genellikle ufak yaşta çocuklarda olan bir virüs hastalığıdır ve 40 -41 derece yüksek ateşle meydana gelmektedir. Ateş üç gün devam etmekte ve dördüncü gün birden normale dönüşmektedir. Ateş normale dönüştükten sonra bütün vücudu bir kızıllık kaplar ve bu da bir veya iki gün sürmektedir.

Rozeolun başka belirtileri de var mıdır?
Bazı hallerde hastalığın başlangıç devrinde ihtilaçlar olabilmektedir. Solunum yolunda bazı belirtiler ve hafif boğaz ağrısına rastlanabilinmektedir. Boynun arkasında şişmiş lenf guddeleri bulunmasıyla hastalık kızıllık ortaya çıkmadan teşhis edilebilmektedir.

Bu hastalık hangi yaşlarda daha çok olmaktadır?
Üç aylık ile üç yaş arasındaki çocuklarda.

Bozeola yakalama oranları nedir?
Çocukların yaklaşık % 50 ile 75 arası bu hastalığa tutulurlar. Çok kez kızamık veya kızamıkçık olarak yanlış teşhis edilmektedir.

Bu hastalığın çeşitli kompilikasyonları olmakta mıdır?
Genellikle hiçbir komplikasyonu olmamaktadır.

Bu hastalıkta çıkan kızıllık neye benzer?
Yüzde, göğüste, karında, el ve ayaklarda çok küçük ve ince pembe noktalar halindedir. Yaklaşık iki gün sonra kayboldukları zaman hiçbir tali tesir bırakmamaktadırlar.

Rozeol nasıl tedavi edilir?
Yüksek ateş için aspirin verilir. Yüksek ateş sırasında hastayı süngerle serinletmek de yararlıdır. Bazen yatıştırıcı bir ilaç verilmesi gerekebilir. Genellikle hastalığın dördüncü gününe kadar ateşin normale düşürülmesi ihtimali bulunamamaktadır.

Rozeol en çok hangi mevsimlerde olmaktadır?
Yılın herhangi bir mevsiminde olabilecekse de, en çok kış ve ilkbahar aylarında rastlanmaktadır.

Rozeol çok bulaşıcı mıdır?
Hayır.

Hastalık epidemi halinde gelir mi?
Bazı yetimhanelerde ve çocuk bakım evlerinde bazen epidemiler rastlanmaktadır; bunun dışında ise epidemiler olmamaktadır.

Rozeol olan bir çocuğu tecrit etmek gerekmekte midir?
Hayır.

Kızıl hastalığı nedir?
Genellikle streptokok mikrobu tarafından gelen bulaşıcı bir çocukluk hastalığıdır. Günümüzde bu hastalığa artık fazla rastlanmamaktadır ve görüldüğü zaman da daha hafif türde olmaktadır.

Kızıla en çok kimlerin yakalanması muhtemeldir.
Okul yaşından küçük olan çocukların, bu hastalığa yakalanma eğilimleri daha fazladır.

Bebeklerde kızıl hastalığı olabilir mi?
Annelerinden bir muafiyet kazandıklarından altı aylıktan küçük bebekler genellikle bu hastalığa yakalanmamaktadırlar.

Bir çocukta kızıl hastalığı olduğu nasıl anlaşılır?
Hastanın genellikle boğaz ağrısı, baş ağrısı, kusma ile bazı hallerde karın ağrısı ve nöbetle başlar. Boyundaki bezler şişmiş olabilir. Bunun peşinden on sekiz ile kırk sekiz saat arası sonra vücudu bir kızıllık kaplar.

Kızıllık bütün vücudu kaplar mı?
Hayır. Genellikle yüzde, avuçlarda ve ayak tabanlarında görülmez. En çok baskı olan yerlerde, derinin katlandığı yerlerde, koltuk altlarında, dirseklerde ve fazla hararet olan yerlerde gelişir.

Çocuğun yüzü hastalıktan kızarma gösterir mi?
Evet. Yanakları ve çenesi kızarır;böylece ağzın etrafı solgun bir hal almış gibi görünür.

Kızıl hastalığında meydana gelen kızıllık kaşıntı yapar mı?
Hayır.

Kızıl hastalığı hastanın kızıl bir hal almasından mı gelmektedir?
Evet. Kızıllık kıpkırmızı bir renkte olup küçücük noktalar halinde gelişmektedir. Bu noktalar küçük çıkıntılar halindedir ve elle ovalanınca sanki zımpara kağıdı ovalanıyormuş hissini vermektedirler.

Hasta çocuğun dili ve boğazı muayene edilince ne bulunmaktadır?
Kızıl hastalığında çocukta çok ciddi bir boğaz durumu bulunmakta ve dilde hastalığın karakteristiği olan bir astar görülmektedir.

Kızıl hastalığında ateş hali ne kadar sürer?
Modern tedavi metotlarıyla ateş iki veya üç gün içerisinde normale düşürülebilmektedir. Tedavi olmayan hastalarda ateş, beş ile yedi gün arasında sürebilmektedir.

Kızıl hastalığını müspet olarak teşhis edebilmek için gerekli testler var mıdır?
Evet. Boğazdan bir kültür alındığı takdirde bu streptokoku gösterecektir. Başka bir test SchultzCharlton testi olarak tanınmaktadır.

Schultz-Charlton testi nasıl yapılmaktadır?
Nekahet devrinde olan bir hastadan ufak bir miktarda serum alın makta ve kızıllaşan deriye enjekte edilmektedir. Eğer hasta kızıl hastalığına yakalanmışsa yirmi dört saat içerisinde buradaki kızıllık beyazlaşacak ve bu alanda kabarıklaşan deri düzelecektir.

Kızıl hastalığını teşhis etmek için bu testlerin yapılması gerekli midir?
Hayır. Vakaların büyük çoğunluğunda bu testlere başvurulmadan kızıl hastalığı yeterli ölçüde teşhis edilebilmektedir.

Kızıl hastalığına yakalanmış bir kişinin derisinde başka değişiklikler de meydana gelmekte midir?
Evet. Kızıllık vücutta görünmeye başladıktan iki ila üç hafta sonra deri soyulmaya başlayacaktır. Karındaki deri uzun şeritler halinde soyulurken, parmak uçlarında, parmakların etrafında, avuçlarda ve ayak tabanlarındaki deriler bir eldiven gibi soyulmaya başlayacaktır.

Bütün vakalarda deri soyulması olmakta mıdır?
Hayır. Bazı vakalarda o kadar az deri soyulması olmaktadır ki, hastalık anlaşılamamaktadır. Deri soyulması olursa çocukta kızıl hastalığı olduğu kesin olarak anlaşılmaktadır.

Kızıl hastalığı nasıl tedavi edilir?
Çocuk yatakta tutulmalı ve ateşi çok yüksekse ıslak süngerle serinletilmelidir. Hafif bir diyet uygulanmalı ve küçük miktarlarda sıvılar verilmelidir. Ağrı duymaktaysa aspirin verilebilir. Aspirin ağrıyan boğazın ağrısını kısmen dindirebilecek ve ateşin azalmasına yardımcı olacaktır.

Kızıl hastalığında antibiyotik ilaçlar tesirli olabilmekte midir?
Evet. Hasta çocuğa penisilin verilmesi çok önemlidir. Bu ilaç kızıl hastalığına karşı çok tesirlidir ve kızılların çabucak kaybolmasına yararlı olmaktadır. Penisilin, nöbetin düşürülmesine ve diğer belir kaybolmasına da yararlı olmaktadır.

Penisilin hastaya nasıl verilmelidir?
İlk üç dört gün enjeksiyon yoluyla. Bazı hallerde penisilin enjeksiyonlarına on gün devam edilmekte veya uzun tesirli dozajlarda penisilin bir veya iki kez enjekte edilmektedir.

Kızıl hastalığı için çocuğun hastaneye yatırılması gerekli midir?
Hayır. Vakaların büyük çoğunluğu yeterli şekilde evde tedavi edilebilmektedir. Yalnız çok ciddi vakalarda veya komplikasyona neden olmuş vakalarda çocuğun hastaneye yatırılması gereklidir.

Hastanın ne kadar süre yatakta kalması gerekmektedir?
Bir çocuğun bir hafta ile on gün arası yatakta tutulması iyi olur. Bazı hallerde geç gelen komplikasyonlar göz önüne alınarak hastanın daha uzun süre yatakta kalması ihtiyacı görülebilir.

Kızıl hastalığı olan bir çocuk karantina altına alınmalı mıdır?
Evet, yaklaşık yedi günlük bir süre için. Bazı yerlerde karantina süresi daha uzun tutulmaktaysa da, yeni tedavi metotları ile buna ihtiyaç olmadığı anlaşılmıştır.

Kızıl hastalığında nekahet devresi ne kadar sürmektedir?
Bir ile iki hafta arası.
   
Çocuk, hastalığın ilk haftasından sonra okuluna dönebilir mi?
Evet, çocuk okula dönebilir. Fakat fiziki faaliyetlerde çok titiz ve dikkatli hareket etmelidir.

Kızıl hastalığı komplikasyonları kaç kez olur?
Nadiren.

Kızıl hastalığı komplikasyonları oluşursa, kendini nasıl gösterir?
En çok meydana gelen komplikasyonlar, burun bezlerinin şişmesi, kulak ve sinüslerin enfekte olması, böbrek enfeksiyonu veya nefrit; bazı hallerde romatizma nöbeti olmaktadır.   

Komplikasyonlar gelişecekse bunlar ne zamanı meydana gelir?
Kulak, sinüs ve bez komplikasyonları hastalığın had devrinde meydana gelebilir. Romatizma nöbeti veya nefrit, bu hastalığın had safhasından iki veya üç hafta sonra ortaya çıkar.

Kızıl hastalığı komplikasyonları için ne gibi tedavi metotları yürütülmektedir?
Kulak, bez veya sinüs enfeksiyonları antibiyotikler ile tedavi edilmektedir. Romatizma nöbetleri veya böbrek komplikasyonları özel tedavi metotları ile tedavi edilir.

Bu komplikasyonları önleme imkanları var mıdır?
Evet, Kızıl hastalığında yeterli antibiyotik tedavi yapılmışsa komplikasyonlar nadiren meydana gelir.

Kızıl hastalığında özel diyete lüzum var mıdır?                 
Yumuşak, hafif ve sulu olan gıdaların alınması öngörülmektedir.

Bir protein diyeti zararlı veya komplikasyonlara neden olabilir mi?
Hayır. Diyette et ve protein bulunmasının böbreklerde herhangi bir komplikasyona neden olabileceği sanılmaktadır.

Kızıl hastalığına yakalanmış bir çocuk bu hastalığı geçirdikten sonra aynı hastalığa sürekli olarak muafiyet kazanır mı?
Genellikle evet. Ancak bazı çok düşük oranlarda hastalığın tekerrür ettiği görülmüştür.

Çocuğun hastalığa karşı muafiyet, kazanıp kazanmadığını tespit edebilecek bir test var mıdır?
Evet, bir Dick testi çocuğun hastalığa karşı muaf olup olmadığını gösterecektir.

Kızıl hastalığı olan bir kişi ile temas etmiş olanlar için ne yapılmalıdır?
Bir hasta ile temasta bulunmuş olan bütün çocuklara uzun bir süre ya ağızdan veya enjeksiyon yoluyla penisilin verilmelidir.

Penisilin kızıl hastalığının gelişmemesine yardımcı olabilecek midir?
Evet ve hastalık gelişecekse de hafif olarak geçecektir.

Kızıl hastalığından ne kadar bir süre sonra çocuğa banyo yaptırılmalıdır?
Ateş normale dönüşünce; .bu genellikle hastalığın başlangıcından yedi gün sonra olmaktadır.

Kızıl hastalığına karşı muafiyet kazanmak için çareler var mıdır?
Evet. Çok çocuk bulunan kuruluşlarda veya hastalık ile temas etmiş olan doktor ve hastabakıcılara yapılan streptokok enjeksiyonları başarı ile kullanılmıştır. Ancak, son yıllarda hastalık çok hafif olarak gelmekte olduğundan bu yola şimdi pek az başvurulmaktadır.  

Hastalık süresi içerisinde yapılması gerekli özel testler var mıdır?
Evet. Hastalık süresi içerisinde idrar iki veya üç kez tahlil ettirilmelidir. Hastalık geçtikten sonra da böbreklerde herhangi bir komplikasyon olup olmadığının kontrolü bakımından da, bu testler üç ile dört hafta daha sürdürülmelidir.

Kızıl hastalığına yakalanmış olan bir çocuğun çamaşır ve giysileri sterilize ettirilmeli midir?
Bunların iyice su ve sabunla yıkanması gerekli ve yeterlidir.

Kızıl hastalığı, enfekte olmuş giysilerden bulaşabilir mi?
Evet.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy