Sağlık ve Sağlıklı yaşam siteniz

Pankreatit (Pankreas İltihabı) « Pankreas

Pankreasın akut bir şekilde iltihaplanması (pankreatit)  neden ileri gelir?
Bazı hallerde pankreas kanallarına enfekte olmuş safranın girmesiyle ileri geldiği sanılmaktadır. Başka hallerde pankreasa kan akımı yoluyla direkt olarak giren bakterilerden ileri gelir. Bir kişi fazlasıyla çok yemek yediği veya fazlasıyla çok içki içtiği hallerde de pankreatitin olduğu çok kez görülmüştür.  
                   
Pankreatit ciddi bir hastalık mıdır?
Evet, genellikle akut şekilde gelirse. Bu gibi haller şiddetli kanama bunaltıcı kan zehirlenmesi ve ölüm getirebilir. Ancak, bu hastalık çok ciddi olmakla beraber yakalananların büyük çoğunluğu kurtulmaktadır.

Akut pankreatitin işaret ve belirtileri hangileridir?
a.  Ateşin yükselmesi.
b.  Üst karın bölgesinde rahatsızlık, sancı ve gerilme.
c.  Bulantı ve kusma.
d.  Kan akımında fazlasıyla artan "amilaz" ve "lipaz"lar (kimyasal enzimler).
e.  Kanama ve zehirlenmeye tali olarak ciddi durumlarda şok geçirilmesi.

Kronik veya tekerrür eden pankreatitin belirtileri nedir?
Pankreatit  tekerrür ettiği vakalarda  genellikle akut  bir hal alır.
Hastalığın kronik türündeki belirtiler kronik hazımsızlık, aşırı şişkinlik hissi ve şüpheli karın, sancılarıdır.

Pankreatitin tedavisi nasıl yapılır?
a.  Ağızdan hiç bir gıda verilmemektedir. Sıvılar ve glikoz (şeker) damar yoluyla verilmektedir.
b.  Pankreasın çalışmasını önlemek için Atropin, Bantin veya Thiouracil gibi ilaçlar verilmektedir.
c.  Bazı hallerde gudde içerisindeki bakteri enfeksiyonunu kontrol altına almak için antibiyotikler verilmektedir.

Akut pankreatite yakalanan hastaların çok kez ameliyat olmaları gerekmekte midir?
Evet. Tam teşhis konamadığı hallerde ve üst karın bölgesinde başka illetlerden ameliyatın zorunlu olabileceği göz önünde tutularak, cerrahi müdahale tavsiye edilmektedir. Apseler ve kist teşekkülleri gibi pankreatit  komplikasyonlarında da ameliyat gereklidir.

Pankreatit ameliyatı yapılırken ne gibi cerrahi işlemlere başvurulmaktadır?
Pankreatitle karın boşluğuna ifraz olan sıvılar drenaj usulüyle alınmaktadır. Eğer safra kesesinde veya safra kanallarında taş bulunursa ve bu halin pankreatitin nedeni veya tali şekilde yardımcı olduğu sanılırsa, taşlar alınır, safra kesesi ve safra kanallarında plastik tüpler kullanılarak drenaj yapılır.

Safra kesesi veya safra sisteminde hastalık çok kez pankreatite neden olur mu?
Pankreatit vakalarının yaklaşık yarısı safra kesesinde bulunan taşlarla ilişkilidir ve bazı doktorlar bunun pankreatitin başlıca faktörlerinden biri olduğuna inanmaktadırlar.

Pankreatitin tekerrür etme eğilimi var mıdır?
Asıl neden olan durum, safra kesesi hastalığı gibi, düzeltilmişse tekerrür etme ihtimali yüksektir.

Pankreatit nasıl önlenebilir?
Az yağlı olan hafif bir gıda rejimine riayet etmekle. Fazla yemek yememekle ve fazla alkol almamakla. Ayrıca, safra kesesinde veya safra kanallarında bulunabilecek her hastalık ortadan kaldırılmalıdır.

Pankreatitin genellikle şeker hastalığı ile ilişkisi var mıdır?
Genellikle yoktur. Pankreatit hallerinde insülin üreten hücrelere bir zarar gelmediği hayret vericidir. Ancak çok ciddi bir vakadan sonra şeker hastalığı gelebilmektedir.

Kivi « Besinler ve Özellikleri

Kivi adlı, ülkemizde yeni yeni tanınan ve C vitamini yönünden çok zengin olan, meyvesini ekim-kasım aylarında bol bol veren Kivi asması, Aktinidyagiller'dendir. Anayurdu Çin olmasına karşın bu bitkiyi ve meyvesini, ülkesinin haberci kuşu Kiwi adıyla dünyaya tanıtan Yeni Zelanda'dır.

Kivi asması, yaprağını döken, tırmanıcı ve sarılıcı, üzüm asmasına benzeyen, güçlü bir bitkidir. Ağaçlara ve insan eliyle yapılmış desteklere tırmanarak 5-7 m. kadar boylanabilir. Ekonomik ömrü 20-30 yıldır. Ana gövdesi 20 cm'ye kadar kalınlaşabilir. Genç sürgünleri (dalları), parlak kırmızı renkte tüylerle kaplıdır. Asma gibi sülük çıkarmayıp yatay uzayan bu sürgünlerin, desteklere dayandırılması gerekir. 20-30 cm. çaplı, kalp biçiminde, üst yüzü parlak ve canlı yeşil renkli, kenarları dişli yaprakları vardır.

Kivi asması, ikievcikli bir bitkidir. Yaz başında sarımsı beyaz ya da pembemsi renklerde açan ve ayrı ayrı biçimlerdeki dişi ve erkek çiçekleri, ayrı ayrı asmaların üzerinde yer alır. Sonbaharda olgunlaşan kivi meyveleri 40-100 gr. ağırlıkta, oval biçimli, 4-7,5 cm. uzunlukta ve 3-4,5 cm. kalınlıkta, yeşilimsi kahverengi, üzeri kolayca silinip çıkabilen kahverengi tüylerle kaplıdır. Meyvenin eti zümrüt yeşili ya da kahverengi, sulu, yumuşak dokulu, hoş kokulu ve tatlıdır.

Normal bir meyve, 100-1.200 adet minik çekirdek taşır. Bu meyveler hasat edildikten sonra, oda sıcaklığında (20 santigrat derecede) 7-15 gün bekletilir. Böylece olgunlaşan meyve, taze olarak dilimlenip öylece ya da üzerine krema konularak yenilir. Salatalara konulduğunda çeşni ve renk katar. Meyve suyu yapılır ve pastacılıkta sıkça kullanılır.

BESİN DEĞERLERİ

100 gr. taze kivi meyvesinin besin değerleri şöyle sıralanabilir: 66 kalori; 17.5 gr. karbonhidrat; 0,79 gr. protein; 0,07 gr. yağ; 0 kolesterol; 0,45 gr. lif; 64 mgr. fosfor; 0,51 mgr. demir; 16 mgr. kalsiyum; 226 mgr. potasyum: 30 mgr. magnezyum: 175 IU A vitamini: 100-400 mgr. C vitamini: 0,02 mgr. B1 vitamini; 0,05 mgr. B2 vitamini; 0,50 mgr. B3 vitamini.

SAĞLIĞIMIZA YARARLARI

Yukarıda sayılan değerlerden görüleceği gibi kivi, çeşitli maddeler yönünden zengin bir besindir. Üstelik;

o C vitamini yönünden çok zengin olduğu için 1/3 adet kivi yenilmesi bedenin günlük C vitamini gereksinimini karşılar.

o Kivinin, zengin C vitamini ve türlü enzimler içermesi nedeniyle insan bedenini gençleştirdiği bilim adamlarınca ileri sürülmektedir.

ASMASININ ÜRETİLMESİ

Kivi asması, özenle uygulanması gereken birtakım işlemler sonucu profesyonel üreticiler tarafından tohumuyla ya da gövde veya dal çelikleriyle veya daldırma yoluyla çoğaltılır. Bizim için doğru olanı, inanılır üreticiden dişi ve erkek kivi asması fidanlarını alıp derin kazılmış ve gübrelenmiş uygun toprağa ve on dişiye bir erkek bitki hesabıyla 5 x 5 m. aralıklarla dikmektir.

ASMASININ YETİŞTİRİLMESİ

İklim isteği: Çok yağış alan, nemli, rüzgârdan korunmalı, kışın soğuk olan ve orta yoğunlukta güneş alan çevreleri seven kivi asması, kış mevsiminde -6 dereceye kadar dayanabilir. Ama genç bitkiler -6 derecenin altındaki sıcaklıktan zarar görür. Yapraklarını döken bir bitki olan kivi asması, kışın dinlenme mevsiminde, 400-500 saatlik bir soğuklama devresi geçirmek ister.

Toprak isteği: Kivi asması derin, geçirgen ve gevşek bünyeli, organik madde yönünden zengin, asit ya da nötr karakterli (pH'ı 5-7) olan topraklarda iyi gelişir. Toprakta en çok %8 kireç bulunmalıdır. Killi, ağır (su tutan) ve taban suyu yüksek olan topraklarda olumsuz sonuçlar alınır. Kivi asması toprak işlemesi istemez.

Rüzgârkıran isteği: ilkbaharda sert esen rüzgârlar kivi asmasının genç sürgünlerini kıracağı için böyle rüzgârların estiği alanlarda kivi asmasının korunması için rüzgârkıran oluşturulması gerekir. Bu iş için servi (andız) ağaçları kullanılır.

Sulama isteği: Kivi asmasının kök yapısı yüzlek olduğu için ülkemizde Doğu Karadeniz bölgesi dışındaki alanlarda, yağış durumuna göre mayıs-eylül aylarında bitkinin sulanması gerekir. Sulanma aralığı 2-7 gün olup çok sıcak ve kurak havalarda günaşırı sulanabilir. Bitkiye, tuzsuz su verilmelidir.

Gübreleme: Kivi asmaları, her yıl topraktan fazlaca besin kaldırır. Bu nedenle toprağının düzenli olarak gübrelenmesi gerekir. Dikimden önce toprağa iyi yanmış çiftlik gübresi verilirken daha sonra yılda iki kez, mart ve haziranda azot, fosfor ve potasyum içeren kompoze fenni gübreler, serpme yoluyla verilir.

Herekleme: Kivi asması, gövdesi artan ağırlığı taşıyamadığı için herek, direk ya da tellerle desteklenmelidir. Bir asma 30-40 kg. meyve ve bir o kadar da sürgün ve yaprak ağırlığı taşıyacağından, her bitkiye sağlam bir herek, direk veya gergin bir tel sistemi gerekir.

Budama: Kivi asması yetiştirilirken yapılacak en önemli işlemlerden biri de budamadır. Budama, kış ve yaz mevsimlerinde olmak üzere yılda iki kez, üzüm asmalarının-kine benzer biçimde uygulanır. Budama işleminin, bu işten anlayan kişiler tarafından yapılması doğru olur.

Hasat (Derim): Kivi asmalarının tam çiçeklenmesinden 140-160 gün kadar sonra meyve hasat edilir. Ancak, bu meyveler asmalardan toplandıktan sonra, yukarıda belirtildiği gibi, oda sıcaklığında bekletilip tam olgunluğa ulaşmaları sağlanır ve daha sonra tüketilir. Kivi meyvesinin hasadı, elle toplama yöntemiyle yapılır. Meyvelerin sapı dalında bırakılır. Meyveler örselenmeden ve sapsız olarak toplanır.

Hastalık ve zararlılarıyla mücadele: Kivi asmalarında, periyodik ilaçlamayı gerektirecek hastalık ve zararlılar bulunmaz. Yine de çevrelerindeki konukçu (zararlı barındıran) bitkilerden gelebilecek ya da toprakta bulunacak zararlılara karşı dikkatli olunması, seyrek de olsa ilaçlama yapılması gerekebilir.

Hıyar « Besinler ve Özellikleri

Körpesi salataların vazgeçilmez öğesi olan ve de tek başına keyifle kıtır kıtır yenilen Hıyar'ı veren bitkisi, Kabakgillerdendir. Anayurdu Hindistan ile Uzakdoğu'dur. Biryıllık sürüngen otsu bitki hıyarın toprağın üzerinde bir-iki metre uzayabilen gövdesi; yeşil renkli, geniş parçalı, sert ve kaba yapraklan; sarı renkli çiçekleri ve dallarında tutunucu sülükleri vardır.

Çiçeklerinin olgunlaşmasıyla yaz aylarında, yüzeyi az ya da çok pütürlü, tüylü ya da hafif dikenli olukları bulunan meyvelerini verir. 20-25 cm. uzunlukta, kabuğu koyu yeşil renkli olan hıyar meyvesinin eti gevrek, sulu ve serinleticidir. Ortasında bol sayıda çekirdeği bulunur. Taze olarak yenildiği gibi salatalara katılır, özellikle kornişon denilen ufak boylu çeşitlerinin turşuları yapılıp sevilerek tüketilir.

Hıyarın birçok çeşidi ve acur (C. melo Var. Flexuosus) adı verilen değişik bir türü vardır. Acurun meyveleri hıyardan daha sert ve üzeri tüylüdür. Üzerindeki boydan boya olukları, beyazdan yeşile kadar değişen renklerdedir. 20-100 cm. uzunluktaki bu meyveler, düz ya da yarım daire biçiminde eğri olurlar. Acur tazeyken hıyar gibi yenilir ama hıyardan lezzetsiz olduğundan daha çok turşusu yapılarak tüketilir.

BESİN DEĞERLERİ

100 gr. taze hıyarın içerdiği besin değerleri şunlardır: 15 kalori; 0,9 gr. protein; 3,4 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 0,1 gr. yağ; 0,5 gr. lif; 27 mgr. fosfor; 25 mgr. kalsiyum; 1.1 mgr. demir; 6 mgr. sodyum; 160 mgr. potasyum; 11 mgr. magnezyum; 250 IU A vitamini: 0,03 mgr. B1 vitamini; 0,04 mgr. B2 vitamini; 0,2 mgr. B3 vitamini; 0,042 mgr. B6 vitamini; 67 mcgr. folik asit ve 11 mgr. C vitamini.

SAĞLIĞIMIZA YARARLARI

Yukarıda sayılan besin değerlerinin yanı sıra;

o Hıyarın hafif yatıştırıcı bir etkisi vardır.

o Cildi yumuşatıcı etkileri de bulunan hıyar yüz maskelerinin ve çeşitli güzellik ürünlerinin bileşimine girer. Salt dilimlenilip sulu yüzeyinin yüze sürülmesinin bile teni yumuşattığı savunulmaktadır.

BİTKİSİNİN ÜRETİLMESİ

Hıyar bitkisi, tohumlarıyla (kurutulmuş çekirdekleriyle) ve bunların doğrudan doğruya bahçede hazırlanmış yerlerine ekilmesiyle çoğaltılır. Bu çekirdekler bir gece önceden suya yatırılırca daha çabuk çimlenir. Çimlenme süreleri 8-9 gün ve hasat verme dönemi 12-14 haftadır.

Son zamanlarda bahçedeki yatağı yerine tüp ya da küçük plastik saksılarda, korumalı yerlerde çimlendirilen hıyar fideleri, zamanı gelince bahçeye şaşırtılmaktadır. Hıyarların bahçedeki dikim aralığı 40 cm'dir.

BİTKİSİNİN YETİŞTİRİLMESİ

İklim isteği: Hıyar, sıcak ve ılık iklimlerin bitkisidir. Soğuktan çok korkar, don olayına dayanamaz. İyi bir çimlenme olabilmesi için toprak ısısı 10-12 derece olmalıdır. Bahçede ekildiği yerin de soğuk rüzgârlardan korunmalı olması gerekir.

Toprak isteği: Hıyar bitkisi organik madde yönünden zengin, humuslu, süzek (suyu iyi akıntılı); kumlu-tınlı ya da tınlı-kumlu toprakları sever. Bitki için en uygun toprak pH'ı 5,5-6,7 arasında olmalıdır.

Toprak işleme: Tohumları çimlenip 3-4 yapraklı olduğunda, ilk çapalama ve zayıf bitkiler sökülerek seyreltilmesi yapılır, ilk çapalamadan sonra hızla gelişen hıyar fideleri bir-iki kez daha çapalanır ve böylece yabani ot mücadelesi de yapılmış olur.

Sulama: Hıyar suyu seven bir bitkidir. Yeterli ve düzenli sulanmazsa meyveleri acılaşır. Hava ve toprak koşullarına bakılarak hasat döneminde bitkinin 2-3 günde bir yeterli biçimde sulanması gerekir.

Gübreleme: Hıyar bitkisinin yetiştirileceği toprak hazırlanırken iyi yanmış çiftlik gübresinin yanı sıra toprağa azotlu, potaslı ve fosfatlı kompoze fenni gübre verilir. Ayrıca meyveleri görününce bitkiye biraz daha azotlu gübre verilmesi yarar sağlar.

Hasat (Derim): Yetiştirilmesi hayli güç olan hıyarlar erken hasat edilmemeli, meyvenin en büyük haline erişmesi beklenmelidir. Böylece bitkinin yeni meyveler vermesi de teşvik edilmiş olur. Hıyarlar kesinlikle elle çekilip koparılmamalı, hasat keskin bıçakla meyvenin kesilmesi biçiminde gerçekleştirilmelidir.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy