Sağlık ve Sağlıklı yaşam siteniz

Marul « Besinler ve Özellikleri

Yılın her mevsiminde salatalarımızın gevrek, lezzetli ve besleyici öğesi Marul ve benzeri baş salataları veren bitkiler, Bileşikgiller'dendir. Anayurdu Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika olan marul ve benzeri salatalar, günümüzde dünyanın pek çok yeri ile ülkemizde yaygın şekilde yetiştirilmekte ve bol bol tüketilmektedir. Marulların, toprakta oldukça derine inen kazık kökü ile bunun çevresinde gelişen çok sayıda saçak kökü vardır.

Marullar, yapraklarının renk, biçim, irilik, uzunluk, genişlik ve etlilik özellikleriyle düz ya da kıvırcık yüzeyli oluşu bakımından çeşitlerine göre farklılıklar gösterir. Bitkinin üzerinde, yaprakların arasında uzayan birden çok sayıda çiçek sapı bulunur. Saplar, 60-120 cm'ye kadar boylanabilir ve çiçekler bu çiçek saplarının üzerinde demetler halinde dizilidir. Her demette, 15-25 ve hatta daha çok sayıda sarı ya da kırmızımsı sarı çiçek bulunur.

Erselik özellikler taşıyan bu çiçekler, güneşli havada sabahleyin erkenden açar, kendi kendini döller, kapanır ve bir daha açılmazlar. Daha sonra bu çiçekler, tek tohumlu meyvecikleri oluşturur. Uzunca biçimli ufak tohumların üzerinde, uzunlamasına hafif çizgiler görülür. Tohumlar, marul çeşitlerine göre gümüşi, gri, kahverengi, siyah ya da krem renkli olurlar. Marulların göbekli, göbeksiz, kıvırcık salata, aysberk vb. pek çok çeşidi bulunmaktadır.

BESİN DEĞERLERİ

100 gr. marul vb. salataların içerdiği ortalama besin değerleri şunlardır: 14 kalori; 0,9 gr. protein; 2,9 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 0,9 gr. yağ; 0,5-0,8 gr. lif; 22 mgr. fosfor; 20 mgr. kalsiyum; 0,5-0,7 mgr. demir; 9 mgr. sodyum; 175-220 mgr. potasyum; 330-355 IU A vitamini: 0,06 mgr. B1 vitamini; 0,06 mgr. B2 vitamini; 0,3 mgr. B3 vitamini; 0,005 mgr. B6 vitamini; 10-55 mcgr. folik asit; 5-6 mgr. C vitamini ve 0,2-0,57 mgr. E vitamini.

SAĞLIĞIMIZA YARARLARI

Yukarıda görülen ve bazıları cidden yüksek olan besin değerlerinin yanı sıra;

o Marul vb. salatalar, özellikle mide kanseri başta olmak üzere, bedenin kansere yakalanma rizikosunu azaltır.

o İçerdikleri A, C ve E vitamini gibi antioksidan maddeler sayesinde kişileri, kalp krizi geçirme, felç ve katarakt illetine yakalanma tehlikesinden korur.

o Demir ve folik asit içerdiklerinden kansızlığı önler ve gebe kadınların spina bifida (yani omurganın bir yanının açık oluşu) hastalığı taşıyan çocuklar doğurma rizikosunu en aza indirir.

o Marul vb. salatalar, sindirim sistemini uyarır. İştahı açar ve sindirimi kolaylaştırıcı etkiler yapar.

o Marul vb. salataların bedeni yatıştırıcı etkisi vardır; bu nedenle uykusuzluğa iyi gelir.

İşte sağlığa yararlı bütün bu önemli etkilerinden faydalanmak için marul vb. salata çeşitlerinin bol bol yenmesi uzmanlarca öğütlenmektedir. Ama, bunlarla yapılacak salatalara terbiye olarak konulacak yağların miktar ve nitelikleri göz ardı edilmemelidir.

BİTKİSİNİN ÜRETİLMESİ

Marul vb. salatalar tohumlarıyla üretilir. Bu bitkiler kısa yetiştiricilik dönemi yaşadıklarından,ilkbahar ve sonbaharda, kışı sert geçmeyen bölgelerde kış mevsiminde ve iyi bakım ve sulama yapılarak yazın; yani bütün bir yıl boyunca yetiştirilebilir. İşte bu durum göz önüne alınarak bitkilerin yetiştirileceği dönemde tohumları, önce soğuk yastıklara serpme yöntemiyle ya da sıralara dizili olarak ekilir.

Serpme yönteminde çimlenen fideler seyreltilir. Sıralı ekimde sıra araları 8-10 cm. bırakılır. Ekilen tohumların üzerine l cm. kalınlığında harç örtülür ve süzgeçli kovalarla sulanır. 9-12 gün içinde çimlenen bitkilerin çevresindeki yabani otlar elle ayıklanır ve gerekirse sulanır. Fideler iyice gelişip 8-10 cm. boylanınca bu kez bahçede hazırlanmış asıl yataklarına şaşırtılır. Sıralara diken marul vb. salata fidelerinin arasında, 15-25 cm. aralık bırakılmalıdır.

BİTKİSİNİN YETİŞTİRİLMESİ

İklim isteği: Marul vb. salatalar, soğuğa kısmen dayanıklı serin iklimlerin bitkisidir. Kısa bir yetiştiricilik döneminde gelişmelerini tamamladığından Türkiye'nin hemen her yerinde rahatlıkla yetiştirilebilir. Özellikle yazları serin geçen bölgelerde yaz yetiştiriciliği ve kışları sert geçmeyen yörelerde kış yetiştiriciliği de mümkündür.

Sıcak ve kurak dönemlerde bu bitkiler gelişme dönemini kısa zamanda tamamlayıp hemen tohuma kalkarlar. Bu da yapraklarında kartlaşma ve acılaşmalara neden olur. Marul vb. salataların tohumları, toprak sıcaklığının 4-25 derece olduğu dönemlerde normal çimlenme gösterir. Hava sıcaklıkları ortalamasının 12,8 derece olduğu zamanda, bu bitkiler çok iyi gelişme gösterip bol ve iyi nitelikli yaprak ürünü verirler.

Toprak isteği: Marul vb. salatalar, toprak bakımından pek seçici bitkiler değildir. Hafif topraklardan killi ve ağır topraklara kadar birçok toprak tipinde yetiştirilebilir. Ancak derin, humusça zengin, su tutma yeteneği yüksek, kumlu-tınlı ya da tınlı-kumlu toprakları yeğler. Marul vb. salata bitkileri için en uygun toprak pH'ı 6-7,2'dir. Bu bitkiler toprağın asiditesine oldukça duyarlıdır. Bu nedenle asitli topraklarda yetiştirilmek istenirse, toprağa sönmüş kireç katılması gerekir.

Toprak işleme: Marul vb. salata bitkilerinin toprağı, yabani ot mücadelesi için ve toprağın kabartılması amaçlarıyla birkaç kez çapalanmalıdır.

Sulama: Marul vb. salata bitkileri, suyu ve nemli toprağı sever. İlkbahar ve sonbaharda yağışlar yeterli olduğu sürece, yetiştiriciliği sulama gerekmeden sürdürülebilir. Kışları sert yaşamayan bölgelerde de birkaç kez ürün alınacak şekilde yetiştiriciliği susuz yapılabilir. İlkbahar ve sonbahar yetiştiriciliğinde yağışsız dönemlerde, yaz yetiştiriciliğinde sıcak ve kurak zamanlarda marul vb. salataların kısa aralıklarla ve düzenli olarak sulanmaları ve toprağının nemli tutulması gerekmektedir. Özellikle her çapalamadan sonra bu bitkilere su verilmesi doğru olur.

Gübreleme: Marul vb. salata bitkileri kısa sürede geliştiklerinden gübre gereksinimleri de çok olur. Bunlara, yapılacak toprak analizi sonuçlarına göre, iyi yanmış çiftlik gübresiyle azot, fosfat ve potas içeren fenni kompoze gübreler verilir. Ayrıca marul vb. salata bitkilerinin ürünü olan yapraklarının niteliğinde azotlu gübrelerin önemli etkisi bulunduğundan belirli aralıklarla bu bitkilere 1-2 kez azot içeren şerbet verilmesi iyi olur.

Hasat (Derim): Marul vb. salataların yapraklarının kartlaşmasına izin verilmemelidir. Bunun için yapraklar, gevrek ve niteliği iyiyken hasat işlemine başlanır. Hasat, bu bitkilerin elle topraktan çekilip sökülmesi şeklinde yapılacağından işlem sırasında toprağın nemli olması gerekir. Bu yüzden bitkiler hasattan bir-iki gün önce son kez sulanmalıdır.

Hastalık ve zararlılarıyla mücadele: Marul vb. salata bitkilerine dadanacak zararlı ve hastalıklarla, uzmanlara danışılarak ve uygun tarım koruma ilaçları kullanılarak zamanında, eksiksiz ve aksatılmadan mücadele sürdürülmelidir.

Kalıtımsal Ve Doğmalık Hastalıklar « Kalıtımsal ve Doğmalık Hastalıklar

Kalıtımsal karakteristik ne demektir?
Bir nesilden diğerine geçen vücut veya davranış özelliğidir. Bu özellik ya da karakteristik, tohum hücrelerin çekirdeğindeki özellik veya karakteristiği tarafından tayin edilmektedir. Bunlar kromom ya da genler olarak adlandırılır.

Doğmalık hastalık nedir?
Doğumla gelen bir özellik veya vücutta bulunan bir niteliktir. Bu genellikle ceninde, gelişmekte olduğu zaman doğuşta gerçekleşen bir olay nedeniyle meydana gelmektedir. Örneğin anne, gebeliğinin ilk haftalarında kızamıkçık hastalığına yakalanırsa; bu, gelişmekte olan cenine tesir edecek ve onda körlük, kalp hastalığı ya da başka bozukluklar geliştirebilecektir. Bu gibi hallerde bu hastalıklar irsi olmayıp, ceninin gelişme süresinde meydana geldiklerinden doğmalık hastalıklar kategorisine gireceklerdir.

Kalıtımsal karakteristikler nesilden nesle geçer mi?
Evet. Kalıtımsal karakteristikler, Mendel adlı bilginin keşfettiği yasalara göre nesilden nesle intikal eder.

Dominan ve ressessif karakteristikler arasındaki fark nedir?
Çocukta dominan karakteristiğin meydana gelme ihtimali, ressessif karakteristikten daha fazladır. Örneğin, anne-babadan biri kahverengi diğeri mavi gözlü ise, doğacak çocukların çoğunluğu kahverengi gözlü olması ihtimali daha fazladır.   Bir çocuğun anne ve babası siyah saçlı ise ve doğan bir çocuk kızıl saçlı ise, bu kızıl saçlar ressessif karakteristik taşımaktadır.

Kalıtımsal   kusur, eksik ve sakatlıkların   çoğunluğu dominan   veya ressessif karakterinde midir?
Bunların çoğunluğunun ressessif karakteristiği olacaktır ve vakaların az bir yüzdesinde meydana çıkacaktır.

Kalıtımsal karakteristikler bazen nesil atlayarak sonra gelen nesillerde meydana çıkabilir mi?
Evet.

Bir kişide kalıtımsal bir sakatlık varsa, çocuklarında da bu sakatlık olacak mıdır?
Evet. Ama şu unutulmamalıdır ki, kalıtımsal sakatlıklar doğacak çocukların ancak küçük bir yüzdesinde bulunacaktır. Ancak, bilinen kalıtımsal sakatlıkları olan bir aileden, kalıtımsal anormallikleri görülmemiş bir aileden, çok daha fazla sakat çocuklar gelmesi ihtimali vardır.

İki ayrı kişinin, ikisinin de ailelerinde kalıtımsal  sakatlıklar olduğu bilinmekteyse, evlenmeleri emniyetli olur mu?
Evet, ancak anormalliklerini çocuklarına geçirmemek için durumlarını dikkatle düşünmeli ve çocuk sahibi olmaya karar vermeden önce bir doktora danışmaları yerinde bir hareket olur.

Bir akraba ile evlenmek emniyetli midir?
Bir akraba ile evlenmek emniyetli ise de, akrabalık çok yakınsa bu çiftin çocuk sahibi olması emniyetli değildir. Bu gibi evliliklerden doğacak çocuklarda aşırı ressessif özelliklerin bulunma ihtimali fazladır.

Fertleri arasında akıl hastası olan bir ailenin bir ferdi ile evlenmek emniyetli midir?
Evet. Delilik irsi değildir; ancak bazı ailelerde şahsiyet düzensizliklerinin kalıtımsal olması eğilimi görülmektedir. Çevre faktörleri genellikle çok daha fazla önem taşımaktadırlar.

Bazı genel kalıtımsal özellikler ve anormallikler hangileridir?
Renk körlüğü, cilt rengi, göz rengi, saç rengi, yarık dudak (tavşan dudağı), yumru ayak, yarık damak, ikiz ve fazla çocuk doğurma Bu konu, irsi hastalıklar ile ilgili önleyici ilaçların genel problemi muhtevası içerisine girmektedir. İlk önce, irsi hastalıkları olduğu bilinen bir ailenin bir ferdi ile evlenmekten kaçınmak çaresi vardır. İkinci olarak akrabaları ile evlenen çocuk sahibi olma isteğini ciddi olarak tartışmalı ve düşünmelidirler. Böyle bir birleşme -ki buna aynı kandan olma denir- uyumakta olan zararlı irsi özellikleri ortaya çıkarabilir. Bunun dışında, ailelerinde bilinen genetik hastalık olanlar, çocuk sahibi olmaya karar vermeden önce bir uzmana danışmalıdırlar. Geleceğin anne-babaları günümüzde orak-hücreli kansızlık özelliği ve Tay-Sachs hastalığını başkasına geçirmek eğilimi için teste tabi tutulabilinmektedirler. Geleceğin anne ve babasından her ikisi de bu eğilimleri gösteriyorlarsa en doğrusu bunların çocuk sahibi olmaktan kaçınmalarıdır.

Akıl ve zeka kalıtımsal mıdır?
Bu konuda irsiyet ve çevrenin rolünü tespit etmek çok zordur. Ancak şu bilinmektedir ki, zeki olan kişilerin çocuklarının da zeki olma eğilimi fazladır. Bunun ne derecede çevreye bağlı olduğunu bilmemekteyiz. Geri zekalılığın çok hallerde kalıtımsal olduğu, doğuşta bir zedelenmeden veya enfeksiyondan ileri gelebileceği bilinmektedir.

Anormal çocukları olmuş olan anne-babalar, ikinci bir çocuğu dünyaya getirmek riskini göze almalı mıdırlar?
Bugün artık bilinmektedir ki birçok anormallik gebelik sırasında veya doğumda meydana gelen anormal durumlardan ileri gelmektedir. Böylece bundan sonra doğacak olan çocuklarla herhangi bir ilişkisi olmayacaktır. Kalıtımsal bozuklukların çoğu ressesiftir ve sonradan gelecek çocuklarda da bu durumların bulunma şansı azdır. Bu gibi hallerde uzman kişilere danışılmalıdır.

Kalıtımsal sakatlıkları olanlar evlenmeli ve çocuk sahibi olmalı mıdırlar?
Evlenebilirler; fakat çocuk sahibi olmadan iyice düşünmeleri gerekmektedir. Bu hususta uzman doktorlara danışmaları muhakkak surette gereklidir. Bazı kalıtımsal bozukluklar ressesif olup, aile ağacında yalnız birkaç kişide tesirini gösterecektir. Başka kalıtımsal sakatlıklar dominan kategorisinde olurlar ki, bunların çocuklarda da görülme ihtimali yüksektir. Bu gibi hallerde bir çiftin çocuk sahibi olacağı yerde bir çocuğu evlatlığa kabul etmeleri daha yerinde bir hareket olur.

Yumru ayak veya çatlak dudak vb. sakatlıkları olan kişiler kendileri ne bir eş seçecekleri zaman olağanüstü dikkat etmeli midirler?
Evet. Aynı aile hastalıkları karakteristikleri olan kimseler ile evlenmekten kaçınmalıdırlar.

Uzun ömürlülük kalıtımsal mıdır?
Hayır ama, uzun ömürlülük eğilimi kalıtımsal olabilir.

Birçok sara veya akli bozukluk vakaları olduğu bilinen bir aile ferdi ile evlenmekte ihtiyatlı olunmalı mıdır?
Evet.

Şişmanlık ve uzun ya da kısa boyluluk karakteristikleri irsi midir?
Uzun ya da kısa boyluluğun şişmanlık veya zayıflıktan daha fazlı irsi olma eğilimi vardır. Şişmanlık genellikle kişinin yemek yemi alışkanlıkları ile ilgilidir. Bunlar çevre ile ilgili ve irsi değildir. Ancak, bazı ailelerde aşırı şişmanlama eğilimi de görülebilmektedir.

Gebe bir kadının kızamıkçık olması tehlikeli midir?
Evet. Bir kadın gebeliğin ilk aylarında bu hastalığa tutulursa, bu doğacak olan çocukta körlüğe, sağırlığa veya kalp yetersizliğin neden olabilecektir.

Kişilik özellikleri kalıtımsal mıdır?
Irsiyet kişiliğin gelişmesinde ancak küçük bir rol oynayabilir. Bir çocuğun kişiliğinin gelişmesinde şüphesiz en büyük faktör yetişmekte olduğu çevredir.

Ailenin kara koyunu" diye adlandırılan kişinin, cetlerinin birinden kötü karakteristikleri kalıtımsal olarak almış olduğu iddiası bir ger çek payı taşımakta mıdır?
Hayır.

Cinai eğilimler kalıtımsal mıdır?
Hayır.

"Zayıf karakter" kalıtımsal olabilir mi?
Hayır.

Birçok hastalık kalıtımsal mıdır?
Hayır. Doktorunuz size irsi olabilecek hastalıklar hakkında geniş bilgi verebilecektir. Bunların sayısı oldukça azdır.

Hemofili Ve Diğer Kanama Yatkınlıkları « Kan ve Lenf Hastalıkları

Hemofili nedir?
Kan pıhtılaşmasının gecikmesi yüzünden meydana gelen kanama ve "hemoraji" gibi belirtileri olan irsi bir hastalık.

Hemofili irsi midir?
Kuşkusuz evet.

Hemofili bir insandan başkasına nasıl geçer?
Erkekler hemofili'yi annelerinden alırlar.

Hemofili neden olur?
Normal insanlarda bulunan bir maddenin  plasma içerisinde eksik olması. Bu maddenin ne olduğu henüz tam olarak tespit edilmemiştir.

Kadınlar hemofili hastalığına tutulur mu?
Hemofili özellikle bir erkek hastalığıdır. Dünya tıp tarihinde bu hastalığın kadınlarda rastlandığına dair ancak bir veya iki vaka görülmektedir.

Hemofili ne derece yaygın bir hastalıktır?
Çok az rastlanan hastalıklardandır.

Hemofili hastalığı olan bir kişi evlenebilir mi?
Evet. Ancak bu hastalığı olan bir kişi kan yoluyla akraba olduğu veya ailesinde "kanama" olayları bilinen bir kadınla evlenmemesi tercih edilir.

Ailesinde hemofili olan bir kadın evlenmeli mi?
Evlenmek için hiçbir sakınca olmamakla beraber, bu kadının hemofili faktörünün naklinde portör olabileceğinden çocuk doğurması bir problem teşkil edebilir. Şurası şüphe getirmez ki bu durumda bir kadın hiçbir şekilde yakın bir akrabasıyla veya ailesinde "kanama" hastalıkları olan bir aileden bir erkekle evlenmemelidir.

Hemofili teşhisi nasıl yapılır?
Kanın pıhtılaşma süresini ölçmekle ve kanın çok yavaş pıhtılaşmakta olduğunu saptamakla. Ayrıca, ailede başka kanama hastalıklarından mustarip erkekler bulunabilir. Başka anormal kanama durumları da dikkate alınmalıdır.

Hemofili olan hastalarda başka kan yetersizlikleri bulunmaz mı?
Bulunmaz. Tek anormallik kanın yeterli derecede ve zamanda pıhtılaşmamasıdır.

Hemofilinin bazı işaretleri ve belirtileri nelerdir?
Küçük bir yara veya çizik aldıktan sonra uzun süreli kanamalar. Çocuklarda sünnet olurken, bademcikler alınırken veya hafif bir yara aldıkları zamanlar, hemofili hemen kendisini gösterir.

Bir yara veya çizik olmadan da hemofili olan hastalarda kanama olabilir mi?
Evet. Bir düşme veya çarpma sonucu cilt altında büyük siyah ve mavi lekeler bırakan veya mafsalların içerisinde şişkinlik, hararet ve sancı yapan kanamalar meydana gelebilmektedir.

Bir hemofili hastası bir yara aldığı zaman ilk başvurulacak tedavi usulü hangisidir?
Yaralanan veya çizik olan yere kuvvetli basınç uygulanması. Kanama olan yere pıhtılaştırma nitelikleri olan ilaçlar da sürülebilir. Bunlar bazı hallerde kanamayı durdurabilir.

Hemofili nasıl tedavi edilir?
Hemofili olanların % -85'inde hastalığın klasik türü görülür. Kanama episodları, kandaki anti-hemofil faktör olan AHF verilerek kontrol altına alınabilir. AHF'ye, AHG (anti-hemofilik globulin) veya Faktör VIII de denir. Geriye kalan hemofili hastalarında "Noel" hastalığı vardır. Bu da II, IX ve X faktörlerinin eksikliğinden ileri gelmektedir. Bunların tedavisi için, bu faktörlerin bileşimi olan "Konyne" verilmektedir.

Henıofili hastalarının ilerisi için ümitleri ne olabilir?
AHF'in bulunması ve acele taze kan nakilleri yapılmasıyla günümüzde had bir kanama krizi geçirmekte olan bir hemofili hastasının iyileşme ümitleri büyük ölçüde artmış bulunmaktadır. Birçok hastanede kanama olan bir hemofilli hastaya müdahale edebilecek özel servisler vardır. Bundan dolayı günümüzde hemofili kanaması olan bir hastanın bu yüzden öldüğü nadir rastlanan vakalardandır. Yakın günlerde hemofili kanamalarını durduracak enjeksiyonların da gelişeceği kuvvetle umut edilmektedir.

Hemofili olan bir hastanın yaşantı süresi normal olabilir mi?
Yaralanma ve ciddi kanama episodları olma ihtimalleri çok daha fazla olan çocukluk çağını aşabilirse evet. Ayrıca, zamanında yapılacak kan nakilleri, plasma ve anti-hemofili faktörü ile ciddi kanama olan birçok hastanın kurtarılması mümkündür.

Hemofili tedavisinde ne gibi yenilikler öngörülmüştür?
Hemofilideki yetersizliğin nedenlerinin artık anlaşılmış olduğuna dair çok umut ve cesaret verici işaretler mevcuttur. Bu yeni buluşlara dayanarak yapılmış olan tedaviler gayet iyi sonuçlar vermiştir.

Kanama yatkınlıkları ne anlama gelmektedir?
Gerçek hemofili olmayan bazı kişilerde kanama yatkınlığı görülebilir. Bu durumlar erkekler gibi kadınlarda da, hatta kadınlarda daha yüksek oranlarda rastlanır. Bunların meydana gelmesinin nedeni kanda kanamayı uzatan veya pıhtılaşmayı geciktiren bir yetersizliğin bulunmasından ileri gelmektedir.

Kanama yatkınlığı ile ilişkileri olan bazı hastalıklar hangileridir?
a.  Trombositopenik purpura.
b.  Vitamin eksikliğinden ileri gelen iskorbüt türü hastalıklar.
c.  Karaciğer sirozu.
d.  Doğuştan gelen hemolitik anemi.Bunda kanın teşekkülünde bir noksanlık bulunmaktadır.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy