Verem

Verem « Verem



  

Verem nedir?
Aksırmakla, öksürmekle, tükürmekle, serpiştirilen tüberkül basilleriyle bir insan ötekine geçen bulaşıcı bir hastalıktır.

Veremin önlenmesi içi o ne gibi ilerlemeler kaydedilmiştir?
20. Yüzyıl başlarında hemen hemen bütün dünya ülkelerinde en yüksek ölüm oranı olan hastalıktı. O yıllarda en gelişmiş ülkelerde bile yılda 100,000 kişiden 200'ü veremden ölmekteydi. Tıp alanında kaydedilen yeni gelişmeler, bu hastalık nedeniyle olan ölümlerin önüne geçmiştir. Şunu kesinlikle söyleyebiliriz ki; gerekli tedbirlerin alınması, erken ya da zamanında teşhis ve yeterli tedavi olduğu sürece bu hastalık önemini yitirir.

Verem yalnız akciğerlerde mi meydana gelir?
Hayır. Genellikle akciğerlerde görülse de, deride, kemiklerde, eklemlerde, bağırsaklar sisteminde, böbrekte, genital organlarda, lenf bezlerinde, beyinde ve sinir sisteminde de olabilir.

Çeşitli tipte verem basilleri var mıdır?
Evet. İnsan tipi büyükbaş hayvan tipi ve kuş tipi. Son tip insanlarda pek nadiren rastlanan bir enfeksiyondur. Büyükbaş hayvan tipinde özellikle sütler pastörize edildikten ve hayvanlarda kontrol büyük ölçüde artırıldıktan sonra, insanlarda çok daha az oranda rastlanmaktadır Bazı Avrupa ülkelerinde bu tip, hala çok olaylarda görülmektedir. Büyükbaş hayvanlardan gelen verem insanlarda görüldüğü zamanlar bu çoğunlukla akciğerler dışında, lenf bezle rinde, böbrekte, bağırsaklarda, kemiklerde ve eklemlerde meydana gelmektedir.

Verem mikrobu vücuda nasıl girer?
Genellikle üç yoldan:
a.  Veremli hastaların aksırmakla, öksürmekle veya tükürmekle et rafa saçtıkları mikropların küçük damlacıklar veya toz halinde solunum yoluyla alınması.
b.  Mikrop bulaşmış yiyeceklerden veya hastanın kullandığı çatal bıçak, tabak veya bardağı kullanmakla ya da veremli bir hayvanın sütünü içmekle.
c.  Çok nadir vakalarda mikroplanmış bir maddenin deriden geçerek vücuda girmesiyle.

Verem irsi olabilir mi?
Hayır. Bazı toplum grupları bu hastalığın ciddi bir türüne fazla meyilli görünmekteyseler de bu, bu toplumların hayat şartlarımı kötülüğünden ileri geldiğindendir. Bu gibilerine hastalık genellikle köylerde yaşadıktan sonra büyük kentlere göç ettikleri zaman gelmektedir.

Veremin erken teşhisi neden son derece önemlidir?
Çünkü her yeni verem vakası eski bir verem vakasından gelir. Verem, veremi getirir. Her yeni bir vaka başka bir vakaya gebedir.

Vereme karşı bağışık olan kişiler var mıdır?
Hayır. Herkes, bu hastalığa yakalanabilir. Ancak, yaşama şartlan ve genel sağlıkları kötü olanlarda vereme yakalanma ihtimalleri çok daha fazladır. Hastalık bir aile ferdinden ötekine, bir öğretmenden bir öğrenciye, bir öğrenciden ötekine, hatta umumi yerlerde aksırmak, öksürmek, tükürmekle bulaşabilir. Çocuklar mikroplu tabak, çatal, bıçak, kaşık veya bardakları kullanmakla veya hastalığa yakalandıklarından, habersiz ana, baba ya da akrabaların öpmeleriyle vereme yakalanabilirler.

Verem nasıl önlenilebilinir?
Genel sağlık kurallarına uymakla: Yeterli dinlenme, besleyici gıdaları yemekle, fazla kalabalık yerlerde yaşamak, seyahat etmek, oynamaktan kaçınmakla, aksıran, öksüren, tüküren kişilerden uzak durmakla ve verem olduğu bilinen bir kişinin bütün temas etmiş olduğu kişileri muayeneye sevk etmekle, aktif vereme tutulanları derhal tedaviye başlamakla.

Verem hastalığında yaş bir rol oynar mı?
Evet. Beş yaşına kadar olan çocuklar veremin ciddi ve öldürücü bir türüne yakalanmaya daha meyillidirler. Beş ile on beş yaşları arasında verem öldürücü niteliğini büyük ölçüde kaybeder ve on beş yaşından sonra tehlikeli ve öldürücü olmaya başlar. Özellikle on-dört ile yirmi yaş arasındaki kızlar vereme yakalanmaya çok meyilli olurlar. En çok kronik haller orta yaşlarda olur (otuz ile elli yaş araları). Verem yaşlılarda ilk kez geldiği zaman çok kez akut ve ciddi olur.

Verem her zaman erken belirtiler gösterir mi?
Hayır. Bazı hallerde kişiler gayet sağlıklı görünürler, hiçbir belirti göstermezler, veremli oldukları ancak röntgen filminde meydana çıkar.

Veremin belirtileri hangileridir?
Erken uyarılar az olabilir; iyice değerlenmedikleri ve dikkat edilmedikleri takdirde hastalık ilerleyebilir. Bu belirtiler şunlardır:
a.  Bitkinliğe ulaşan yorgunluk hissi.
b.  Enerji ve kilo kaybı.
c.  İştah eksilmesi ve hazımsızlık.
d.  Öksürük. Bu öksürüklere çoğunlukla   "sigara öksürüğü"  denerek aldırış edilmez.
Bazı hallerde, birdenbire gelebilir. Bu zatülcenpten akut göğüs ağrıları veya akciğerden aniden gelen bir kanama olabilir.

Verem nasıl teşhis edilir?
En iyi metotlar röntgen ve tükürük tahlilleridir. Stetoskop ve Horoskopla yapılacak fiziki muayeneler teşhise yardım edebilecekse de bunlar kesin bir teşhis için yeterli sayılmazlar.

Verem testi nedir?
Bu test ile tüberkül (verem) basilinin bir ürünü olan tüberkülin'in deri üzerinde yapacağı tepki incelenmektedir. Test müspet olarak sonuçlanırsa bu kişinin hayatı içerisinde bir kez enfekte olduğunu göstermektedir. Ancak hastalığın aktif durumda olup olmadığını göstermez. Röntgen filmi veya tükürük tahlili, hastalığın aktif olup olmadığını tayin eder.

Tüberkülin testleri rutin olarak kimlere yapılmalıdır?
İlkokula giden bütün çocuklara bu test yapılmalıdır. Testleri müspet çıkan çocukların röntgen filmleri alınmalı ve devamlı temasta oldukları kişilerde aktif olabilecekler aranmalıdır. Bütün çocuklar on iki ve on üç yaşlarına varınca yeniden teste tabi tutulmalı ve bunlar arasında müspet çıkanların hayatları boyunca yılda bir kez röntgen filmleri alınmalı ve temasta oldukları kişiler de periyodik olarak kontrol edilmeli, röntgen filmleri de tetkik edilmelidir.

Görünürde tamamen sağlıklı olan kişilerin de periyodik olarak göğüslerinin röntgen filmleri
aldırmaları önemli midir?
Evet. On beş veya on altı yaşından sonra, her birkaç yılda bir röntgen filmleri alınması faydalıdır. Bu şekilde ciğerlerde gelişebilecek hastalığın teşhisi erkenden yapılmış olabilecektir. Veremli hastaların bulunduğu hastanede çalışmakta olan öğrenci hemşireler, doktorlar ve başka personelin veya tüberkülin testi müspet çıkan kişiler her altı ayda veya yılda bir röntgen filmi aldırması yararlı ve gereklidir.

Genç çocuklarda periyodik röntgen filmleri alınması gerekli midir?
Hayır. On altı yaşlarına kadar çocuklarda aktif vereme çok az rastlanmaktadır. Ancak, tüberkülin testleri müspet çıkanların röntgen filmleri alınması gerekir.

Kötü hayat şartları dışında ne gibi  faktörler verem   enfeksiyonuna karşı kişinin direnişini azaltmaktadır?
Devamlı yorgunluk, alkol, ciddi hastalıklar özellikle şeker hastalığı.Ayrıca endüstride silisyum tozlarına ve başka zararlı maddelere karşı korunmasız bulunmak da, bu hastalığın yerleşmesini kolaylaştırmaktadır.

Müspet tüberkülin tepkilerinden hangilerinin müspet vereme yol açacağı nasıl anlaşılır?
Aktif enfeksiyonun oluşu vücuda giren mikropların sayısına, aşırılık ölçüsüne, hastanın muafiyet ve dayanıklılık derecesine bağlı olacaktır. Nispeten muafiyeti olan bir kimse kuvvetli mikroplara dayanamayabilir. Gıdasızlıktan veya fazla alkol alınmasından dolayı hastalığı kapma eğilimi çok olan bir kişi, hafif mikroplardan da hastalığı alabilecektir.

Birinci derece verem enfeksiyonu ne demektir?
Hastanın verem mikrobu ile temas ettikten sonra meydana gelen ilk olaydır. Ufak bir alan (zatürreede olduğu gibi) tahrik olur. Aynı zamanda o alandaki lenf bezleri de iltihaplanır, fakat enfeksiyonun yayılmasına set çekerler. Eğer enfeksiyon çok şiddetli değilse iyileşme başlar. Önce yaranın kabukları ve sonradan kalsiyum akciğerde tahrikten açılan yaranın yerine geçer ve kapatır. Böylece bu birinci derecedeki enfeksiyon, röntgen filminde o küçük alanın kireçlenmesi şeklinde ve lenf bezlerinin bir derece büyümüş olarak görülür.
Bu birinci derecede verem enfeksiyonu ile tüberkülin testi müspet olur. Müspet cilt testi ise gerçekten vücut sistemine girmiş olan tüberküline karşı alerjik bir tepkidir.

Birinci derecede verem enfeksiyonu olan kişilere ne olur?
Bunlardan onda dokuzuna hiçbir şey olmaz. Bunların arasında çok az sayıda olanlarında ileri tarihlerde, aktif kronik ciğer veremi gelişebilir. Olgulaşmış kişilerde görülen verem genellikte bu tiptir ve birinci derecede enfeksiyondan aylarca, bazen de yıllarca sonra kendisini gösterir.

Birinci derecede verem olduğu nasıl anlaşılabilir?
Nedeni anlaşılmayan nöbetten ve kilo kaybından başka belirtileri genellikle olmamaktadır. Röntgen filminde birinci derece verem ancak yıllarca sonra görülebilmesi muhtemeldir, o da enfekte olan alan, kalsiyumla kireçlendikten sonra. Bir tüberkülin cilt tepkisi menfiden müspete dönüştüğü hallerde bu vücudun bir yerinde bir verem enfeksiyonu ileri geldiğini göstermektedir.

Ciğer vereminin kronik türü yeni bir enfeksiyondan mı veya birinci derecede enfeksiyonun çökmesinden mi ileri gelir?
İki şekilde de gelebilir.

Kronik verem nasıl bir yönde gelişir?
İki yönden birini takip edebilir. Yara kendiliğinden kapanarak iyileşebilir. Yahut akciğer dokularını harap ederek ciğerin başka taraflarına bulaşır. Bazı hallerde vücudun başka taraflarına da yayılır.

Akciğer veremi tamamen iyileşebilir mi?
Hayır. Hastalanmış dokularda bazı bakteriler etkisiz ve uyur halde kalır ve hastanın direnişi azaldığı durumlarda tekrar canlanarak yeniden harap etme yollarına koyulurlar. Ancak, hastalık bir alanda hüküm sürerken başka tarafta iyileşme meydana gelebilir.

Akciğer vereminden vücudun başka hangi tarafları etkilenebilir?
Bronş tüpleri yoluyla öksürmeyle yaralı alanlardan gelecek mikroplu tükürüğün yutulmasıyla hançere, boğaz ve bağırsaklar etkilenebilir. Bazı hallerde hastalık kan dolaşımı yoluyla de vücudun başka organlarına yayılabilir.

Kronik akciğer vereminin erken belirtileri hangileridir?
Erken belirtiler olmayabilir ve hastalık ancak röntgen filminde müşahede olunabilir. Bazı vakalar akut zatürree gibi başlar; bazıları yüksek nöbet, aşırı zafiyet ve kırıklıkla, grip veya enfluenze gibi başlar ve haftalarca sürebilir. Ancak, vakaların çoğunluğu sinsice başlar, ve bunlarda yorgunluk, zafiyet, iştahsızlık, kilo kaybı, hafif nöbet arazları kendilerini derece derece gösterir. Öksürük ve kanlı tükürme hastalığın erken veya geç safhalarında gelebilir. Hasta geceleri fazlasıyla ter dökebilir. Göğüs ağrıları genellikle hastalık göğüs alanına vardığı zaman olur. Bronş tüpleri balgamla tıkanırsa o zaman hırıltıyla soluma da başlayabilir.

Bir doktor yalnız fiziki muayene ile akciğerlerdeki veremi teşhis edebilir mi?
Genellikle hayır. Erken safhalarda akciğerde etkilenmiş olan kısım fiziki muayenede tespit edilemeyecek ölçüde küçük olabilir. Bunun içindir ki verem olabileceği şüphesi ne kadar küçük olursa olsun göğsün röntgen filminin çekilmesi muhakkak surette gereklidir.

Veremin kesin teşhisi için röntgen filmi alınması yeterli midir?
Hayır. Çeşitli başka hastalıklar röntgen filminde veremden ayırt edilemeyecek gölgeler gösterebilir.

Fiziki muayene ve röntgen filmi alınması işlemlerinden başka akciğer veremini kesin olarak teşhis etmek için başka hangi yollara başvurulmalıdır?
Tükürük tahlili. Tam olarak yapıldığı takdirde tükürük tahlilleri % 90 aktif vakalarda hastalığı gösterecektir.

Eğer bir hasta tükürük çıkarmamakta ise yine de müspet bir teşhis yapılabilir mi?
Evet, eğer hasta tükürüğünü yutmaktaysa mide muhtevasını analiz etmekle de müspet teşhise varılabilir.

Genel "leke (smear)" metodu ile yapılan tükürük tahlilleri menfi ise bu, veremin olmadığını kesin olarak tespit eder mi?
Hayır. Böyle hallerde tükürüğün kültürü alınmalı ve bunda mik ropların üremelerine meydan verilmelidir.

Verem teşhisinde kobaylardan yararlanılır mı?
Evet. Kobaylar modern kültür metotları geliştirilmemiş olduğu yıllarda kullanılmaktaydı. Bugün bile kültürler menfi çıkarsa tükürük kobaya enjekte edilmekte ve hayvan yaklaşık altı hafta sonra .otopsi yapılarak organları tahlil edilmektedir. Eğer hayvanda verem bulunursa bu tükürüğü enjekte edilen hastanın müspet olduğunu gösterir.

"Aktif" verem vakası ne demektir?
Tükürük veya mide muhteviyatı verem mikropları gösterdiği zaman buna aktif bir verem vakası nazariyle bakılmaktadır. Röntgen filmleri zamanla değişiklikler gösterirse yine de aktif verem teşhis edilmiş olur.

Hastalık ne gibi hallerde artmış veya durdurulmuş olarak kabul edilir?
Hasta kendisini iyi hissettiği zaman ve tükürük tahlili menfi çıktığı hallerde. Ayrıca röntgen filmleri uzun süreler arası herhangi bir değişiklik göstermedikleri zaman.

Akciğer vereminden hangi hastalıklar ayrı tutulmalıdır?
Bütün öksürük, nöbet ve röntgen değişiklikleriyle ileriye gelen hastalıklar. Bunların arasında zatürree, zatülcenp, akciğer apseleri, toz hastalıkları, mantarlardan gelen hastalıklar ve sarkoidoz bulunmaktadır. Kalp hastalığı akciğerde tali değişiklikler yapabilir ve bu da verem ile karıştırılmamalıdır.

Verem akciğerlerden vücudun başka yerlerine nasıl yayılarak hastalığa neden olabilir?
a.  Bronş tüplerinden doğrudan ilerleme kaydederek plevra (göğüs zarı) ve hançereyi tesir altına alarak ve tükürük yutma yoluyla bağırsaklara bulaşarak.
b.  Kan akımı yoluyla bütün vücudu tesiri altına alarak böbrekler, karaciğer, dalak, beyin, testis, hipofiz bezleri ve hatta gözleri.

Verem gebeliği nasıl etkiler?
Kadının, gebeliğe dayanıklılığına ve doğumuna hiçbir şekilde engel olmaz. Hastaların büyük çoğunluğu aktif derecede hastalar bile gebelik haline tahammül ederler ve normal doğum yaparlar. (Bu verem olan bir kadının gebe kalması hoş görülebilir demek değildir.)

Gebelik vereme nasıl tesir eder?
Kötü şekilde. Eğer hastalık iki yıldan beri aktif durumda olmamışsa kadının gebe kalmasına aşağı yukarı güvenli bir şekilde müsaade edilebilinir. Fakat hastalık aktif durumdaysa veya son iki yıl içerisinde aktif olmuşsa, kadının gebe kalmasına müsaade edilmemelidir. Kadın gebeliğe tahammül edecekse ve normal doğum yapacaksa da, asıl doğumdan sonra sıkı bir şekilde gözaltında bulundurulmalıdır; çünkü hastalığın yeniden canlanması bilhassa o zamanlarda olacaktır.

Akciğer veremi vakasında prognoz nedir?
Bu birçok faktörlere bağlıdır :
a.  Hastanın genel sağlık ve direniş durumu.
b.   Akciğerin hastalığa sarılma oranı ve hastalığın cins ve şiddeti. Hastanın genel sağlığı ne kadar iyi ise ve hastalanan alan ne kadar küçükse, hastanın iyileşme şansı o derece yüksek olacaktır. Boşlukların mevcudiyeti hastalığın ciddiyetini artırır. Boşluklar ne kadar büyükse hastalık o oranda ciddidir.
Hastalıktan iyileşme oran ve şansları bebeklik, küçük çocuklukta, ve özellikle erginleşmekte olan genç kızlarda çok daha düşüktür. Son on yıl içerisinde verem tedavisi için geliştirilen yeni ilaçlarla bu hastalıktan iyileşme şansları büyük ölçüde artmış bulunmaktadır

Toplumda veremin yayılmasını önlemek için ele alınacak en önemli faktörler hangileridir?
a   Asıl hastaları bulmak.
b   Aktif vakaları tecrit etmek.
c.   Aktif vakaları tedavi etmek.

Toplumda veremin bulaşmasını önlemek için tatbik edilecek en iyi program hangisidir?
a.   Bilinmeyen vakaları tespit etmek için bütün toplumun röntgen filmlerinin alınması.
b.  Bilinen aktif vakalarla teması bilinen kişilerin muayeneye sevk edilmesi.
c.   Ulaşım vasıtalarında ve toplanma yerlerinde fazla kalabalığı önlemek.
d.  Yoksul semtlerin temizlenmesi.
e.  Sütün pastörize edilmesi.
f.  Büyükbaş hayvanlarda   (ineklerde)    verem kontrolünün yapılması.
g. Gerekli tedavi ihtiyaçlarını tam olarak karşılamak.

BCG nedir?
Bu harfler "Bacillus Calmette-Guerin"in baş harfleridir. Bu Fransa'da geliştirilmiş olan bir aşıdır. Zayıflatılmış tüberküloz basilinden oluşan bu aşının menfi cilt testleri gösterenlerde vereme karşı muafiyet sağlayabileceği sanılmaktadır. Aşı özellikle mecburi olarak veremlilerle temasta olanlarda önleyici olarak kullanılmaktadır (doktorlar, tıp öğrencileri, hemşireler.)

BCG aşısı ne başarmaktadır?
Non reaktörleri (menfi verem testi olanlar) reaktörler haline getirmektedir. Bunlarda böylece cilt testleri müspet olarak çıkar. Tahminlere göre böylece vücut, hastalığın lokalize kalması için gereken tepkiyi göstermektedir. Böylece hastalık meydana gelirse tedavisi kolaylaşmış olmaktadır.