Organ Nakli

Organ Nakli « Organ Nakli



  

Yıpranmış organ veya dokuları nakletme ve yerine koyma imkanları var mıdır?
Evet, bazı hallerde dokular ve organlar eklenebilir (graft). Ancak, ne yazık ki, bir insandan başkasına veya bir hayvandan bir insana eklenen bu dokuların büyük çoğunluğu birkaç günden ya da birkaç haftadan fazla yaşamamaktadır.

Bir hastanın kendi vücudundan bir organ veya doku, vücudunun başka bir yerine başarıyla nakledilebilir mi?
Bu çeşit nakiller çoğunlukla başarıyla yapılmaktadır.

En çok nakledilen organ ve dokular hangileridir?
En çok nakledilen doku cilttir. Ancak çok vakalarda kıkırdaklar, kemikler, kan damarları ve bazen de bir böbrek veya böbreküstü bezi vücudun bir kısmından başka bir yerine nakledilmektedir. Kalpler, karaciğerler, böbrekler, kornealar ve akciğerler başarıyla bir insandan başkasına nakledilmiş bulunmaktadır.

Ototransplantasyon ne demektir?
Aynı vücuttan bir organ veya dokunun, aynı insanın vücudunun başka yerine nakledilmiş ve eklenmiş olma işlemidir.

Homotransplansyon nedir?
Bir kişiden başka bir kişiye bir organ veya dokunun nakli ve eklenmesidir.

Bütün bir organı nakletmek teknik bakımdan mümkün müdür?
Evet. Cerrahi bakımından bu çok kez mümkündür. Günümüzde bir insanın bütün kalbinin başkasına nakledildiği çok kez görülmüştür. Bundan başka bir kişiden ötekine böbrek ve karaciğer naklinin yapıldığı vakalar da mevcuttur.

Bir kişiden başkasına yapılan nakillerde nakledilen organ ve doku her zaman yaşar mı?
Ne yazık ki hayır. Bunun nedeni de her insanın kan akımında ani kor ve muafiyeti olan yapıların olmasıdır. Bunların görevi vücut yabancı cisimlere karşı korumaktır. Bu yabancı yapılar genellik bakteriler, virüsler ve çoğunlukla enfeksiyon yoluyla veya norm doku barikatlarını aşan hareketsiz zerreler olarak vücuda girmektedirler. Ayrıca bir yaralanma izi veya yaradan da, bu yabancı isimler insan vücuduna girebilmektedir. Ev sahibinin vücudu h yabancı maddeye gösterdiği korunma tepkisini nakledilen doku organlara da göstermektedir. Ve vücuttaki koruma hücreleri, çok kez nakledilen dokuları er geç yok etmeyi başarmaktadır.

Bir organ nakline ev sahibi vücudun bu tepkisi nasıl adlandırılır?
Bunlar için genellikle iki isim kullanılmaktadır; organ reddi ve organ nakli muafiyeti.

Bir insandan başka bir insana yapılan bütün nakiller ölüme mahkûm mudur?
Hayır. Günümüzde bir insandan ötekine birçok başarılı böbrek karaciğer ve kalp nakilleri örnekleri mevcuttur. Bundan başka kişiden ötekine başarıyla nakledilmiş sayısız kornealar (gözbebeğini örten ince berrak zar) vardır.

Hayvanlardan insanlara doku naklinde başarı elde edilmiş midir?
Evet. Plastik cerrahide hayvani kıkırdaklar başarıyla insanla nakledilmiştir. Bu gibi kıkırdaklar, çene kemikleri ve semer bun Csaddlenose) tabir edilen biçimsiz yüz organlarının estetik ameliyatlarda düzeltilmesinde çok kez kullanılmıştır. Tıbbi literatürde şempanzelerden veya köpeklerden nakledilen, bütün böbrek nakli yapılan insanlarda birkaç aydan iki yıla kadar yaşadığına dair çeşitli örneklere rastlanmaktadır.

Organ reddi veya nakil muaflığını yenmek bazen mümkün olmak mıdır?
Evet, son yıllarda bu alanda ilerlemeler kaydedilmiştir. Organ reddini önlemek için nakil yapılacak kişinin koruyucu antikorlarını muayyen bir süre için hareketsiz ve çalışamaz hale getirmek gerekmektedir. Bunu teminde "antilenfositik globulin" adlı bir madde çok etkili ve başarılı olmuştur.

Teknik bakımdan bir insandan ötekine nakledilmesi mümkün olan organlar hangileridir?
Kalp, akciğer, karaciğer, böbrek, böbreküstü bezleri. Burada şu husus yeniden belirtilmelidir ki, bu gibi organların başarı ile nakledilmeleri, bunların devamlı olarak yaşayacaklarına dair bir garanti teşkil etmez.

Bir hastanın antikorlarının ve korunma mekanizmalarının çalışamaz durumda olduğu süre içerisinde hastanın başka yolda korunması gerekli midir?
Evet. Büyük dozajlarda antibiyotikler ve kortizon gibi steroit ilaçlar kendisine verilmektedir. Bu yapılmadığı takdirde hasta karşı konulamaz enfeksiyonlara kapılabilecektir.

Nakledilecek organın vücut tarafından reddedilmesi için ne gibi metotlara başvurulması gereklidir?
a.  Bir insandan başkasına nakil yapılmadan iki tarafın dokuları dikkatle incelenir ve benzerlik aranır. Benzerlik göstermeyen dokular nakledilmez.
b.  İmuran gibi kimyasal formüller hastaya verilir. Bunlar belirli bir süre için alıcının antikorlarının yabancı dokulara veya organlara saldırmalarını önler.
c.  Hastanın nakil yapılacak kesimine büyük dozajda X ışınları uygulamanın da muayyen bir süre için antikorların ve muafiyet yapılarının hareketsiz kalmasını temin ettiği görülmüştür.
d.  Bazı hallerde, göğüs kemiğinin altındaki timüs guddesinin veya dalağın alınmasının da antikorların faaliyetini engellediği görülmüştür. Böylece nakledilen organ yaşama şansını bulabilmektedir.
e.  Antilenfositik globulin verilir.
f.  Nakledilen organın yaşayabilmesi ve tepki fenomenlerini durdurmak için yukarıda yazılı tedavi usullerinin bir bileşimi tertip edilerek nakil yapılan kişiye verilmektedir.

Başarılı bir şekilde nakledilmiş bir organ, yeni çevresinde daima normal bir tepki gösterir mi?
Hayır. Hayvanlarda yapılan tecrübelerde görülmüştür ki hasta bir organın yerine getirilmiş olan sıhhatli bir organda, çok kez yerine konduğu hasta organın tutulmuş olduğu hastalık gelişecektir.

Hastalanan arterler ve kan damarlarının yerine yenileri nakledilebilir mi?
Evet, bu nakiller de en başarılı olan alanlardan biridir. Ancak, son tecrübelerde görülmüştür ki Daeron ve Teflon gibi suni maddelerle yapılan arter ve damar nakilleri canlılarından daha başarılı sonuçlar vermektedir.  

Kan damarlarındaki hangi hastalıklar için nakiller tavsiye edilmektedir?
Daeron ve Teflon eklemlerinden çeşitli hastalıklarda yararlanılabilinmektedir. Aşağıdakiler bazılarıdır:
a.  Bazı felç vakalarında, nedenin boyunda karotis arterinde meydana gelmiş arteriosklerozdan ileri geldiği görülmüştür. Birçok vakada boyundaki karotis arterin de, dar bir geçit kazılıp (endarektomi) buraya Daeron veya Teflondan bir ekleme yapılarak gayet faydalı sonuçlar elde edilmiştir.
b.  Birçok vaka vardır ki karındaki aortta (büyük ortadamar) arterioskleroz ile o derece tıkanmıştır ki ayaklara yeterli derecede kan inememektedir. Bu gibi hallerde karın bölgesindeki aort, Daeron veya Teflondan yapılmış tüp şeklinde bir ekleme (graft) ile değiştirilebilinecek veya tıkanan damar kazılarak bir yol açılacak ve yine bu maddelerden yapılan eklemelerden yararlanılacaktır.
c.  Birçok vaka vardır ki, böbreğe inen ana arter, aterıoskleroz yüzünden daralmış ve bu nedenle, yüksek kan basıncı meydana gelmiştir. Bu hallerde böbrek arteri kazılarak genişletilir ve arter yolunu açık tutmak için bir ekleme yapılır.
d.  Kasıklarda veya kalçalardaki damarların, arterioskleroz yüzün, den tıkanmasıyla, bacaklara ve ayağa kan akımının tehlikeye girmiş olduğu birçok vaka görülmüştür. Bu gibi hallerin bazılarında daralmış olan kan damarlarının Daeron veya Teflon nakilleriyle, değiştirilmesiyle başarıya ulaşılmıştır. Bir kısım operatörler dizdeki arteri geçerken Daeron veya Teflon eklemeleri yerine canlı bir damar nakli yapmayı tercih etmektedirler.     
e Göğüste veya karındaki aortdaki bir anörizmanın meydana gelmesi bir ekleme kullanılması için en yaygın olan nedenlerden biridir. Bir anörizma bir arterin zayıflamasıyla arter çeperinde bir yumrulaşma veya kabarmanın meydana gelmesi demektir.
Buna bir çare bulunmazsa arter çatlayabilir ve hastanın ölümüne neden olabilir. Bunu önlemek için aortun hastalanan kısmı yerine, Dacrondan veya Teflondan yapılmış tüp biçiminde bir ekleme nakledilir,
f. Son yıllarda karın bölgesindeki bağırsakların büyük bir bölümünü besleyen arterlerden bir kısmının arterioskleroz olabildiği görülmüştür. Bu hallerde bunlara Dacron veya Teflon eklemeler yapılabilinmektedir.

Organ nakli ile yaşama süresinin uzatılabileceği günün geleceği umut edinilebilinir mi?
Önümüzdeki yıllar içerisinde birçok kişinin hastalanmış organlarını sıhhatli organlarla değiştirilerek yaşama sürelerinin uzatılabileceği şüphesizdir. Tabiidir ki, bir insanın bir organ nakli sayesinde uzun yıllar yaşayabilmesi için, vücudundaki öteki organları nispeten sıhhatli bir halde bulunmalıdır. Çünkü bütün yıpranmış organları nakil yoluyla değiştirmek imkanı mevcut değildir.