Sağlık ve Sağlıklı yaşam siteniz

Beyin Tümörleri « Sinir Hastalıkları

Beyin tümörleri yaygın bir hal midir?
Evet. Beyin, tümör teşekkülü bakımından en çok meydana gelen alanlardan biridir.

Beyin tümörleri ne gibi belirtiler gösterir?
a.  Devamlı ve tekerrür eden baş ağrıları.
b.  Bir kol veya bir bacağın ve bazı hallerde birden fazla uzuvda, artmakta olan zafiyet.
c.  Hissetmekte düzensizlikler, uyuşukluklar.
d.  Görmede düzensizlik; çift görmek veya gözün birinin görememesi.
e.  Göz kararması veya baş dönmesi.
f.  İhtilaçlar.
g.  Aniden gelen baş ağrısı veya kusma episodları.

Baş ağrılarının çoğunluğu beyin tümörleri belirtisi midir?
Kesinlikle hayır. Yukarıdaki belirtilerle birlikte gelmeyen baş ağrıları, çok az hallerde beyin tümörlerinden ileri gelmektedir.

Beyin tümörleri nasıl teşhis edilmektedir?
Sinir doktorlarının ve beyin cerrahlarının beyin tümörlerini teşhis edebilmek için birçok mükemmel metotları vardır. Bunlar arasında göz temellerinin, bütün vücuttaki sinirlerin nevraljik bakımdan çalışmalarının kontrolü, beyin ve kan damarlarının dış hatlarını göstermek için radio-opak sıvıların enjekte edilmesinden sonra röntgen filmlerinin alınması ve elektroansefalografi yapılması bulunmaktadır.

Beyin tümörlerini tedavi etme metotları var mıdır?
Evet, bazıları tedavi edilebilmektedir.

Sistoskopi « Mesane ve Üretra

Sistoskopik muayene ne demektir?

Sistoskop diye adlandırılan metalden yapılmış tüp biçimi bir aygıtla mesanenin içerisinin direkt olarak gözle görülebilmesi ve muayene edilmesi. Sistoskoplarda ışıklandırma ve mercekler bulunmakta ve bunlarla mesanenin içerisi mükemmel bir şekilde görülmektedir. Ayrıca bu aygıt ile böbreklerden üterusların çıkışları da gayet iyi bir şekilde etüt edilebilmekte ve bundan başka prostat guddesinin iç büyüklüğü ve şekli incelenmektedir.

Sistoskopik bir muayene ağrıya neden olur mu?
Kadınlarda aşağı yukarı hiçbir rahatsızlığa neden olmamaktadır. Erkeklerde biraz rahatsızlık olmaktaysa da, bu lokal anestezi kullanılmakla önlenebilmektedir. Çocuklarda sistoskopi genel anestezi altında yapılmaktadır.

Bir sistoskopik muayene için hastanın hastaneye yatırılması gerekli midir?
Genellikle hayır. Sistoskopik muayenelerin büyük çoğunluğu ürologun muayenehanesinde yapılabilmektedir. Eğer üreterler yoluyla böbreklere sistoskop içerisinden sondaların geçirilmesi gerekecekse, o zaman bunun hastanede yapılması çok kez tavsiye edilmektedir. Eğer bu sondaların birkaç gün yerinde kalması gerekli olacaksa, hastanın muhakkak surette hastaneye yatırılması icap edecektir.

Mandalina « Besinler ve Özellikleri

Erkenci türleriyle sonbaharın başlarında piyasaya çıkan ve kış ortasında son turfandaları yenilen mis kokulu, hoş tatlı mandalina meyvesini veren Mandalina ağacı, Turunçgiller'dendir (Narenciyeler). Anayurdu büyük olasılıkla Çin ya da Laos olan mandalina ağacı, ülkemizde başta Akdeniz ve Ege bölgelerinin kıyı şeridi olmak üzere Karadeniz ve Marmara bölgelerinin bazı kesimlerinde yetiştirilmektedir.

5-8 m'ye kadar boylanabilen bu hepyeşil ağacın, toprakta derine uzayan sağlam bir kök yapısı, ince ama dikine boylanan bir gövdesi vardır. Düzgün yapılı dallarında koyu yeşil renkli, portakalınkinden küçük ve sivri, üzeri parlak ve düz olan yaprakları yer alır. ilkbaharda ağacın biryıllık sürgünlerinin ucunda ya da yaprak koltuklarında açan çiçekleri beyaz renkli ve çok hoş kokuludur. Bu çiçekler, mandalin türlerine göre sonbahar başı, ortası ve sonunda olgunlaşıp mandalina meyvesine dönüşür.

Genelde portakaldan küçük olan bu meyveler, üstten ve alttan basık yuvarlak biçimli, turuncu renkli kabuğu gevşek, bol kokulu ve sulu eti hoş tatlı olur. Yurdumuzda yetiştirilen önemli çeşitleri içinde soğuğa en dayanıklı olan ve erken olgunlaşanı satsuma (Rize) mandalinasıdır.

Satsumadan sonra olgunlaşan klemantin çeşidi, ince kabuklu, az çekirdekli, güzel kokulu, bol sulu ve az çekirdekli olur. Yerli (Bodrum) mandalinaları ise geç olgunlaşır ve bol çekirdekli olur. Bunlardan başka, daha az oranda üretilen mandalina türleri de vardır. Mandalina meyvesi genelde taze olarak yenildiği gibi, reçeli, marmeladı, meyve suyu ve şerbeti yapılarak da tüketilir. Kabuğundan esansı çıkarılır.

BESİN DEĞERLERİ

100 gr. taze mandalinanın içerdiği besin değerleri şunlardır: 46 kalori; 0,8 gr. protein; 11.6 gr. karbonhidrat: 0 kolesterol; 0,2 gr. yağ; 0,5 gr. lif; 18 mgr. fosfor; 49 mgr. kalsiyum; 0,4 mgr. demir; 2 mgr. sodyum; 126 mgr. potasyum: 7,8 mgr. magnezyum; 420 IU A vitamini: 0,06 mgr. B1 vitamini; 0,2 mgr. B2 vitamini; 0,1 mgr. B3 vitamini; 0,067 mgr. B6 vitamini; 7,4 mcgr. folik asit ve 31 mgr. C vitamini.

SAĞLIĞIMIZA YARARLARI

Yukarıda sayılan önemli besin değerlerinin yanı sıra;

o Mandalina, içerdiği zengin ve doğal C vitaminiyle, bedenimizin hastalıklara karşı direnme gücünü artırır.

o Yüksek orandaki potasyum içeriğiyle yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olur.

o İçerdiği antioksidan maddelerle bedenin kansere yakalanma rizikosunu azaltır.

o Kalp hastalıklarına karşı şaşırtıcı bir ilaç olma özelliği taşır: Çünkü kötü kolesterol düzeyini düşürür. Kılcal damarlardaki kan dolaşımını hızlandırır. Damar hastalıklarına karşı bedeni korur.

Sağlığa yararlı bütün bu önemli etkilerinden yararlanmak için mandalinanın taze olarak istendiği kadar yenilmesi öğütlenir.

AĞACININ ÜRETİLMESİ

Mandalina ağacı, turunç ağacı anaçlarına aşılanma yöntemiyle üretilir. Çokyıllık ve değerli bir ağaç olan mandalinayı bahçemizde yetiştirmek istiyorsak, bizim için doğru olan, karşımıza çıkan ilk üreticiden olur olmaz mandalina fidanlarını almamaktır. Bunun yerine, inanılır ve güvenilir fidan üreticilerinden, çeşidi belli ve sağlıklı fidanları almak yerinde olur.

Alacağımız bu mandalina fidanlarını soğuklardan korumak üzere ilkbaharda, toprak sıcaklığı 13 dereceye ulaştığında bahçemizde açacağımız 25-30 cm. çap ve derinlikteki çukurlara, klemantinleri 6 m., satsumaları 5 m. ve yerli mandalinaları 7 m. aralıklarla dikmemiz gerekir.

AĞACININ YETİŞTİRİLMESİ

İklim isteği: Tüm turunçgiller gibi, mandalina ağaçlarının da en önemli isteği sıcak bir ortamda yetiştirilmektir. Bu ağacın yetiştiriciliğinin yapıldığı yerde sıcaklıklar -3, -4 derecenin altına düşmemelidir. -9, -10 derecenin altına düşen sıcaklıklarda mandalina ağaçları donup ölebilir. Dayanamayacağı en yüksek sıcaklıklar ise, 45 derece ve üzeridir.

Mandalina ağaçlarının gelişmesi 12, 13 derece sıcaklıkta başlar; 25-31 dereceler, gelişmenin en hızlı olduğu sıcaklıktır ve 37-39 derecelerde ağaçların gelişmesi durur. Meyve bağlamaları için en uygun sıcaklık 21 derecedir. Soğuk ve sıcak olarak sert esen rüzgârlar mandalina ağaçlarını kötü yönde etkilediğinden, bulundukları yerde hâkim esen rüzgârlara karşı rüzgârkıranlar kurulmalıdır. Ayrıca mandalina ağaçlarının meyve dökümü ve meyvelerinin niteliği, havanın nem oranından etkilenir. Düşük nem oranlı hava, ağacın gelişimini ve meyve verimini kötü yönde etkilemektedir.

Toprak isteği: Tüm turunçgiller gibi, mandalina ağaçları da en iyi, bol humuslu, derin, süzek (suyu iyi akıntılı), kumlu-tınlı, tınlı ya da killi-tınlı topraklarda yetişir. İyice derine inen köklerinin oksijen gereksinimi fazla olduğundan, mandalina ağacı kesinlikle ağır topraklarda yetiştirilmemelidir. Taban suyunun da genelde toprak yüzeyinden 1,5 m. kadar altta olması istenir. Aksi takdirde toprakta iyi bir drenaj yapılması gerekir. Toprağın kireç oranına karşı da duyarlı olan mandalina ağaçları için en uygun toprakların pH'ı 5,5-6 olmalıdır.

Toprak işleme: Tüm turunçgiller gibi, mandalina ağaçlarının da çok derinlere inen kökleri vardır. Ama, köklerinin %90'ı, 0-90 cm. derinlikteki yüzlek topraklardadır. Bu nedenle toprak işlemesi 10 cm. derinliğe kadar yapılmalı ve ağacın köklerine zarar verilmemelidir. Bahçemizin, yılda 4 kez, ilkbahar ve yaz mevsimlerinde 15-20 gün aralarla çapalanması yeterli ve yararlı olacaktır. Yabani ot temizliği, böyle çapalamalarla olabileceği gibi, herbisit (ot öldürücü) ilaçlarla da yapılabilir.

Sulama: Tüm turunçgiller gibi mandalina ağaçlarının yıllık su gereksinimi de toprak tipi, iklim ve ağacın gelişimine bağlı olarak 800-1.200 mm. arasında değişir. Sulama dönemi olan nisan ayının ortasından ekim ortalarına kadarki 7 aylık sürede, havaların kurak ve sıcak olduğu zamanlarda, ağaçlara 600-700 mm. kadar su verilmesi gerekir.

Sulama yetersiz kalırsa ağaç köklerini yayar, gelişimi yavaşlar, ürün verimi ve niteliği düşer. Aşırı sulamada ağaçların kökleri havasız kalacağından, kök çürüklüğü hastalığı başlar. Yine ağaçların meyve verimi ve niteliği düşer. Mandalina ağacının sulama zamanının gelip gelmediği, en kolay şekilde şöyle anlaşılır: Ağacın yaprakları akşam saatlerinde güneş batmadan önce solgunluk gösteriyor ve gece canlanıyorsa, ağacın sulama zamanı gelmiş demektir. Öğle zamanı gelen geçici yaprak solgunluğuna aldanılmamalıdır.

Gübreleme: Tüm turunçgiller gibi, hep yeşil yapraklı mandalina ağacı da topraktan çok fazla besin maddesi kaldırdığından gübreye gereksinimi de çoktur. Ağaçlara, bulunduğu ortam, yaş ve gelişmelerine uygun ve dengeli gübreleme yapmak için bütün bu faktörlerin ortak etkisini ortaya koyan yaprak ve toprak analizleri uygulanmalı; buna göre verilecek azotlu, fosfatlı ve potaslı kompoze fenni gübre miktarları saptanmalıdır. Ayrıca eksikliği duyuluyorsa magnezyum, demir, mangan ve çinko da verilir. Mandalina ağaçlarına bu mineral gübrelerden başka, 2-3 yılda bir, iyi yanmış çiftlik gübresi verilmesi de yararlı olur.

Budama: Tüm turunçgiller gibi, mandalina ağaçlarına da şekil ve ürün budamaları uygulanır ve genellikle ağaçlara kâse şekli verilir. Şekil budamasına, ağaçların ürün vermesiyle başlanır. Turunçgillerin budanması ustalık isteyen bir iştir. Budamanın, ağaçları iyi tanıyan kişiler tarafından yapılması olumlu sonuçlar verir. Mandalina ağaçlarında kurumuş, ezilmiş, kırılmış, hastalanmış, yaralanmış, berelenmiş ve yaşlanmış dallar kesilip çıkarılmalıdır. Ayrıca obur dalların kesilip ayıklanması da gerekir.

Hasat (Derim): Mandalina hasadına, meyve çeşitlerinin olgunlaşma dönemine ve meyvelerin olgunluğuna bakılarak sonbaharın çeşitli zamanlarında başlanır. Meyveler ya elle tutulup sapı döndürülür ve bükülerek koparılır ya da daha iyisi keskin makasla kesilerek hasat edilir. Hasat sırasında kesinlikle ağaçların dalları kırılmamalı, meyve toplama işi açık, kuru, güneşli ve ılık havada yapılmalıdır. Meyve üzerlerinde çiy ve kırağı varsa bunların kuruması beklenmelidir.

Hastalık ve zararlılarıyla mücadele: Mandalina ağaçlarına dadanan zararlı ve hastalıklarla, en yakın yetkili kuruma danışılarak alınacak uygun tarım koruma ilaçları kullanılmak suretiyle zamanında, eksiksiz ve aksatılmadan mücadele sürdürülmelidir.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy