Sağlık ve Sağlıklı yaşam siteniz

Meme Büyültme « Estetik ve Bakım

Meme büyültme ameliyatlarında öncelikle hacim eksikliğinin miktarı hesaplanarak, konulacak hacim tespit edilir. Daha sonra konulacak protez tipi ve ameliyatın uygulama şekli, hasta ile görüşülerek tespit edilir.

Meme protezleri çeşitlidir. Bunlar serum fizyolojik ile şişirilenler, silikon jel içerenler, soya yağı içerenler olduğu gibi, şekil olarak damlacık veya yuvarlak olanları vardır. Ayrıca protez kılıfı, örgülü veya örgüsüz olanları bulunur. Tüm bu protez çeşitlerinin hepsinin de kendilerine özgü avantajları ve dezavantajları vardır. Bunlar bir bir hastaya anlatılarak protez tipi için karar verilir.

Daha sonra protezin yerleştirilme ve kesi bölgesi saptanır. Protezler genellikle üç bölgeden konulur. Meme başının kahverengi bölümü (areola) altından, meme altındaki kırışıklık çizgisi altından veya koltuk altından yerleştirilir. En çok kullanılan ise meme altı kırışıklık çizgisi veya meme başının kahverengi bölümü altıdır.

Doğum yapmamış meme başı çevresindeki kahverengi bölüm çapı küçük hastalarda, meme altı kırışıklık çizgisi, doğum yapmış ve areola çapı büyük hastalarda ise areola altından protezlerin yerleştirilmesi tercih edilir. Eğer meme bezi dokusu yeterli kalınlıkta ise protezin meme bezi altına, bez dokusu az ise protezin kas dokusu altına yerleştirilmesi daha iyi şekil ve cerrahi risklerin azaltılması için tercih edilir.

Bu uygulama yaklaşık olarak 1,5-2 saat sürer. Protez ameliyatları sonrası, hastaların süt verme fonksiyonlarında bozulma olmaz, meme duyusu ve şekli doğaldır. Dikkat çekici iz genellikle oluşmaz.

Ameliyat sonrası hastaya antibiyotik ve ağrı kesici verilir. Hastanın 3-4 gün hareketlerle artan ağrısı olabilir; bu nedenle hastaların bir hafta kadar kol hareketlerinin kısıtlı olması istenir. Uygulanan dikişler, birinci hafta alınarak doktorun önereceği meme masajına başlanır. Daha sonra bir yıl boyunca, önce ayda bir, daha sonra iki ayda bir kontrollere gidilir.

Kemik Erimesi « Hastalıklar

Osteoporoz diye adlandırılan kemik erimesi, dünyanın her yerinde milyonlarca yaşlı insanı yataklara, tekerlekli sandalyelere bağlıyor. Ancak, bir hormonun, kemikleri canlı tutmasının sırlarını keşfeden bir grup araştırmacı, soruna çare bulduklarını düşünüyorlar.

Araştırmacılar, paratiroid hormonu (PTH) denilen ve kanda kalsiyum miktarını kontrol eden bir maddeyle sürekli aşılanan hayvanların, daha iri kemikli duruma geldiklerini son 50 yıldır bilmekteydiler. Ancak bu hormonun, hangi mekanizmayla etki yaptığını bilmediklerinden osteoporoz tedavisi için başka yöntemlere ve genellikle kemik yitimini yavaşlatan hormonlar ve ilaçlara başvuruyorlardı. Bunlardan bazılarının kemik yoğunluğunu bile yükseltmelerine karşın, yaşlılarda bazen ölümle bile sonuçlanan kemik kırıklarının tedavisinde aciz kalıyorlardı.

ABD'nin Little Rock Kenti'ndeki Arkansas Tıp Bilimleri Üniversitesi'nde bir grup araştırmacı ise, PTH'nin yeni kemik yapma becerisinin sırrını ortaya çıkarmış bulunuyorlar.

Araştırmacılara göre PTH, "osteoblast" denilen ve yeni kemik dokusu oluşturan uzmanlaşmış hücrelerin intiharını önlüyor. "Apoptoz" denilen programlanmış ölüm, hücrelerin çoğalmasını normal bir düzeyde tutuyor.

Araştırmacılar, her gün düzenli olarak insan PTH'si aşılanan farelerde hücre intiharının 10 kat azaldığını gözlemişler. Bunun pratik anlamı da, daha fazla "işgücü" ve bu sayede de daha sağlıklı kemik dokuları.

Üniversite'nin osteoporoz bölümü başkanı Profesör Stavros Managolas, "eskiden kemik kaybını önlemekten sözederdik; şimdiyse yaptığımız kemik kütlesini arttırmak" diyor. "Anlayacağınız, artık ilk kez, süreci tersine çevirmekten, yani tedaviden sözedebiliriz."

Managolas ve ekip arkadaşı Robert Jilka, insan osteoblastlarının da intihar için programlandıklarını kaydederek, gerek PTH'nin, gerekse inceledikleri başka bazı maddelerin hücrelerin daha uzun süre çalışmalarını sağlayarak, insan kemiklerini güçlendireceği konusunda güvenliler.

Dar yapraklı Sinirliot « Şifalı Bitkiler

Dar yapraklı sinirliot, kılıç benzeri yapraklarıyla 50 cm kadar yükselebilir. Çiçekler, ince ve dümdüz sapların ucundaki oval başakları taçlandırırlar. Bitki yol kıyılarında, çimlerin arasında ve oksijen açısından yoksul zeminlerde yetişir. Tedavi edici olarak, bitki özsuyu, yapraklar ve kök, bazen de tohumlar kullanılır. Bitkinin etken maddeleri öksürüğü kolaylaştırıcı ve bağırsak işlevlerini düzenleyici özelliklere sahiptir. Ayrıca, akciğer hastalıklarında, diş, baş ve kulak ağrılarında yardımcı olur. Yara tedavisinde ise, ezilen taze yapraklar yaranın üstüne yatırılarak kullanılır.

Toplama: Yapraklar ilkbaharda, çiçeklenme başlayana kadar toplanır ve çok kısa sürede, 30-35 derecelik ısıda kurutulur. Tohumlar, olgunlaştıkları ağustos-ekim döneminde kuru havada toplanır ve kurutulur.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy