Sağlık ve Sağlıklı yaşam siteniz

Beyin Hastalıkları « Hastalıklar

Beyin hastalıklarında genlerin rolünün kesin olarak bilinmediğini söyleyen Florance Nightingale Hastanesi doktorlarından, beyin hastalıkları cerrahı Prof. Dr. Orhan Barlas, hastalığın türüne göre tedavi olanaklarının çeşitli olduğunu da açıklıyor.

Beyin hastalıkları'nın çeşitlerine gelince,

Kalıtsal (gelişimsel)
Tümöral
Vasküler (damar)
Enfeksiyon
Travma
Dejeneratif
Metabolik
Psikiyatrik
olmak üzere 8 bölümde toplanıyor.

Türkiye'de en çok görüleni ise damar hastalıkları. Kalıtsal hastalıklar içinde en sık rastlananlar arasında kafadaki şekil bozuklukları var. Örneğin, çocuğun kafası enlemesine ya da boylamasına normal ölçülerden farklılık gösteriyor. Üstelik şekil olarak da bariz bir biçimde anormallik oluyor.

Tümöral hastalıklar ise, 100 bin kişiden 25'inde görülüyor. Tümörler ya beyin hücrelerinden (nöron) ya da beyin kılıfından çıkıyor. İyi huylu olduğu takdirde sorun yok. Ancak kötü huylu ise cerrahi müdahale gerekiyor. Peki tümör hangi belirtilerle ortaya çıkıyor?

Özellikle sabahları uyanıldığında şiddetli başağrıları ve mide bulantısı ile kusma oluyor. Dolayısıyla bu tip durumlarda hemen bir doktora gitmek gerekiyor. Ayrıca beyin tümörleri vücutta oluşan diğer tümörlere benzemiyor. Çünkü beyin içinde büyüyen tümör, kafa sert olduğu için içerde sıkıştırma yapıyor. Sıkışan bölge işe yaramaz hale geliyor. Daha sonra da beyin içindeki bölgeler yavaş yavaş zedeleniyor ve hareket, konuşma yetisi gibi fonksiyonları etkileyen merkezler sakatlanıyor.

Bir süre sonra ise kişi elini, ayağını oynatamıyor, felç oluyor. Bu durumda yani beyin fıtıklanmalarında solunum merkezi sıkışıyor ve hasta ölüyor. Kısacası kötü huylu tümörler için cerrahi müdahale şart oluyor. Ama bu müdahaleden sonra da tümör tekrarlayabiliyor.

Damar hastalıkları, tıkanma ve kanama şeklinde meydana geliyor. Örneğin, birdenbire beyin damarlarında tıkanma olabiliyor. Ya boyunda şah damarı ya da küçük damarlar tıkanıyor ve kişi felç oluyor. Damar hastalıkları, daha çok ileri yaştaki kişilerde görülüyor. Tabii kolesterol, sigara gibi faktörler de damar tıkanıklığına yol açıyor.

Beyin içi kanamaya gelince, bir nedeni yüksek tansiyon. Bir de anevrizma denilen rahatsızlık var. Damarların kenarında küçük baloncukların oluşmasıyla meydana geliyor. Anevrizma, doğumsal bir rahatsızlık yani çocuğun doğumu esnasında gelişen olaylardan kaynaklanıyor. Kısacası anevrizma, damar yapısındaki bozukluktan kaynaklanıyor. Öldürücü olabiliyor.

Beyin apseleri, menenjit ve ensefalit ise enfeksiyon hastalıkları arasında en sık görülenler. Menenjit, beyin kılıflarının, ensefalit ise beyin dokusunun iltihaplanmasından oluşuyor.

Beyin travmaları, herhangi bir kazada beynin yaralanmasından kaynaklanıyor. Beyin yaralanınca, kanama beynin çalışmasını engelliyor. Hasta bitkisel hayata giriyor.

Tabii tüm bunların arasında bir de Sara (Epilepsi) hastalığı var ki, bir grup beyin hücresinin kontrolsüz anormal deşarjları sonucunda ortaya çıkıyor. Çocuklarda olduğunda, beyin hücrelerinin iyi çalışmadığı anlaşılıyor. İlaç tedavisi yapılıyor. Genelde ya doğum sırasında ya da doğum sonrasındaki durumlarda çocuk saraya yakalanabiliyor.

Sebebi bilinmeden, beyinde bir bölgenin çalışmasının durması ile birlikte dejeneratif hastalıklar meydana geliyor. Örneğin parkinson ya da alzheimer hastalığı ile karşılaşılıyor. Metabolik hastalıklar ise kalıtımsal ve çoğunlukla da tedavisi mümkün olamıyor.

Yaşamımızın bağlı bulunduğu organ beyin, bazı psikiyatrik hastalıkların da nedeni olabiliyor. Şizofreni, nevroz depresyon ve lityum tuzunun eksikliğinden kaynaklanan manik-depresif bunlardan birkaçı. Çoğuna ilaç tedavisi veriliyor.

"Dyscalculia"

Bazı çocuklar, matematik ve aritmetik dersinde başarısız oluyorlar ve bu çocukların çoğu zaman zekalarından şüphe ediliyor. Ancak işin aslı hiç de böyle değil. Yani metametik ve aritmetiği algılamama gibi bir sorundan kaynaklanan "Dyscalculia" denilen rahatsızlık tedavi edilebiliyor.

0-12 aylar arasında bir bebeğin büyüme ve gelişmesi fetal (anne karnındaki) hayattaki gibi hızla devam ediyor. Bu dönemde merkezi sinir sisteminin ve beyin fonksiyonlarının tam gelişememesinden dolayı da "Dyscalculia" meydana geliyor. Okul çocuklarının yaklaşık %6-10'unda görülüyor aritmetik bozukluğu.

Bununla birlikte çocukta algılama, dikkat ve hafıza fonksiyonlarında bozukluklar, yetersizlikler ön planda. Bu sorunu taşıyan bir çocuk, sayıları ve sembolleri karıştırıyor, sağ-sol, yön ve mesafeyi şaşırıyor, önce ve sonra gibi sıralı işlerde güçlük çekiyor. Problemleri okuma, anlama ve çözmede zorlanıyor. İşlemleri soldan yapıyor, çarpım tablosunu öğrenemiyor, geometrik şekilleri isimlendiremiyor.

"Dyscalculia" konusunda bilgi veren İstanbul Tıp Fakültesi'den Çocuk Psikiyatrisi Ana Bilim Dalı Başkanı Pedagog-Danışman Dr. Ümran Korkmazlar, bu sorunla ilgili çok çocuk hastası olduğunu söyledi.

"Dyscalculia" nın risk faktörlerinin başında ise genetik hastalıklar, yakın akraba evlilikleri, yetersiz çevre koşulları, 16 yaşından küçük, 35 yaşından büyük gebelik, hamilelikte geçirilen bazı hastalıklar, kanama, kan uyuşmazlığı, hamilelikte röntgene girmek, ilaç, sigara, alkol ve kahve kullanımı, anne-çocuk ilişkisindeki yetersizlik gibi olumsuzluklar yer alıyor. Çocuğun durumu eğer okula başlamadan önce saptanırsa psiko-pedagojik yaklaşımla tedavi edilebiliyor.

Son gelişmeler

Beyin hastalıkları tedavisinde Dünya'da ve Türkiye'deki en son gelişmeleri Amerikan Hastanesi ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi doktorlarından Beyin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ali Çetin Sarıoğlu anlattı: "Beyin cerrahisi, Türkiye'de çok gelişmiş ve genç bir bölüm. Avrupa'nın da çok üstünde başarılar elde ediliyor ülkemizde. Dünya'da beyin cerrahisi ile ilgili olarak geliştirilen yeni bir yöntem yok. Ancak, tümörün cinsini belirleyen bir alet üzerinde çalışmalar devam ediyor.

Şu anda beyin hastalıklarının teşhişinde tomografi, MR (manyetik rezonans sistemi) ve anjiyografi uygulanıyor. Hastalığın çeşidine göre bu yöntemlerden birisi seçiliyor. Örneğin tümörlerde MR, damar hastalıklarında da anjiyografi kullanılıyor".

Peki tomografi olmadan önce ne yapılıyordu, yani teşhis nasıl koyuluyordu sorusunun yanıtı ise: "Boyundan şah damarına bir iğne sokularak tanı koyulmasına çalışılıyordu. Ama tabii bu çok ilkel bir yöntemdi. Üstelik yanlış kararlar ve hatalar da çok fazla oluyordu. 1975 yılından itibaren, tomografinin ülkemize gelmesiyle birlikte, beyin cerrahisi de gelişmeye başladı.

Obezite (Aşırı Şişmanlık) « Diyet

İnsanlar neden şişmanlar?
Vakaların büyük çoğunluğunda şişmanlığın tek sebebi fazla yemek yenmesidir. Başka bir deyişle, alınan kalori miktarı, gerekli kalori miktarını aşmaktadır.

Bezlerin insanın kilosuyla bir ilişkileri var mıdır?
Evet ama bir dereceye kadar. Vücudun metabolik oranını kontrol eden tiroid bezi aynı zamanda kalorilerin yakılma oranını ve kalori çıkış oranını da kontrol etmektedir. Pek çok insanın tiroid bezi normal işlemekte olduğundan kişinin alacağı kiloda tiroid bezlerin rol ilişkileri, yediği yemek miktarının rolü oranında olmayacaktır.

Bir bez bozukluğu çok kez fazla şişmanlamaya neden olur mu?
Çok nadir vakalarda. Fazla şişman olan kişilerin büyük çoğunluğunun bu durumu, ihtiyaçlarından çok fazla yemek yemelerinden ileri gelmektedir.

Tiroid bezleri metabolizma temposunu kontrol ettiğinden, şişman bir kişiye tiroid özü verilerek o kişinin kilo kaybetmesi sağlanabilir mi?
Hayır. Şişman bir kişinin tiroid bezleri normal çalışmaktaysa, tiroid özü verilmekle onun metabolizma oranı genellikle değişmeyecektir. Bu kişiye tiroid özü verildiğinde kendi tiroid bezleri daha az aktif olacak ve sonuçta tiroid faaliyeti aynı olarak kalacaktır. Tiroid özü alan normal ağırlıktaki hastalar bu hormonu almayı kestikleri zaman, kendi tiroid bezleri çalışmaktan tembel ve hareketsiz kaldığından, kilo almaya başlayacaklardır.

Kilo kaybetmek için fazla miktarda tiroid özü alma zararlı olabilir mi?
Şüphesiz evet. Çok fazla tiroid özü alındığı takdirde metabolik oran normal sınırların çok üstüne çıkabilir ve "hipertiroidizm"e benzer bir durum gelişebilir. Bu durum birkaç ay devam ettiği takdirde kalp zedelenebilir.

Kilo kaybı için iğneler yapılmalı mı?
Hayır. Son yıllara kadar bazı doktorlar hastalarına kilo kaybettirmek için, birkaç günde bir iğneler yapmaktaydılar. Bu ilaçlar, genellikle fazla idrar edilmesine yol açan ilaçlar olup, bu yolda kaybedilen kilolar kısa sürede yeniden alınırdı. Çünkü yağlar oldukları yerde kalmakta ve vücûttan ancak fazla su çıkmaktaydı. İğneler durunca hastanın kilosu yine artmaktaydı. Tıp alemi bugün bu tür tedavileri yersiz bulmaktadır. Çünkü bu yolda devamlı olarak hiçbir sonuç alınamamaktadır.

Kilo kaybı için yapılan iğneler tehlikeli olabilir mi?
Yalnızca idrarı artırmak için gerekli ilaçlar kullanılmaktaysa tehlikeli değildirler. Ancak bu ilaçlar birkaç haftadan fazla süre kullanılırsa vücuttaki kimyasal tepkileri ciddi bir şekilde değiştirebilecek niteliktedir.

Bir kişinin kilo kaybetmesi için tesirli ilaçlar var mıdır?
Hayır. Bazı ilaçlar kişinin iştahını kaybettirmesiyle daha az yemek yemesini temin etmektedirler. Ancak, bu ilaçlar da vücut fonksiyonunu değiştirmekle kilo kaybına yol açmazlar ve tesirleri bazı hallerde uzun süreli olmaktadır.

İştahın azalması için en tesirli ilaçlar hangileridir?
Bu ilaçların çoğunluğu amfetamin grubundaki ilaçlardır (Benzedrine, Dexedrine, vb.) Çok kez insanların daha az acıkmaların temin ederler. Bunlardan başka bazı selüloz maddeler vardır; bunlar kişiye midesinin dolu olduğu hissini vermektedirler.

Doktor tavsiyesi olmadan bu ilaçların alınması zararlı olabilir mi?
Evet. Hem amfetaminler ve hem de selüloz müstahzarları bir doktorun yol göstermesiyle alınmadığı takdirde zararlı sonuçlar meydana gelebilir.

Fiziki egzersiz kilo kaybına ne ölçüde tesirli olabilir?
Egzersiz kilo kaybına kesin ve önemli bir rol oynar. Kısa, düzensiz faaliyetler tesirsiz kalmaya mahkûmdur. Fakat muntazam ve kontrollü egzersiz kilo kaybında yararlı olacaktır.

Kilo kaybı için takip edilecek en iyi metot hangisidir?
Tıbbi bakımdan uygun bulunmuş gerekli dengede bir düşük kalori diyeti çerçevesi içerisinde yemek yenilmesidir. Eğer hasta bunu tatbik etmekte zorluk duymaktaysa, kısa bir süre için diyet ilaçlarla takviye edilebilir.

Bütün şişman kişilerin kilo kaybetmesi gerekli midir?
Evet. Ancak, ülserli veya başka mide hastalıkları olan birçok kişi vardır ki, bunların tedrici bir şekilde kilo vermeleri uygun görülmektedir. Ayrıca, bu gibilerin kilo verme gayretleri doktor kontrolünde olması gereklidir.

Şişmanlık irsi midir?
Hayır. Fakat çok kez çevrenin tesiri olur. Başka bir deyişle, çok yemek yiyen bir ailede gelişen bir çocuk ötekiler gibi fazla yemek yeme eğiliminde olabilecek ve böylece o da şişman bir kişi olarak büyüyecektir.

Fazlasıyla yemek yiyen bazı kişiler neden zayıf kalmaktadırlar?
Bu gibiler fazla yedikleri görülmekteyse de, bunlar çok kez az kalorili yemek yemektedirler ve yemek araları "kaçamak" olarak bir şey almazlar. Ayrıca, fiziki bakımdan fazla aktif olabilirler ve böylece fazla kalori yakmaktadırlar. Yine bunlardan da başka, fazla yemek yiyen bazı kişiler vardır ki, şeker veya (hipertiroidizm) hastalıklarına müptela oldukları için kilo kaybetmektedirler.

Bazı kişiler sıkı perhiz yaptıkları halde neden kilo kaybedememektedirler?
Bunların belirli bir kilo kaybına uğramaları için bir inceleme yapılırsa diyetlerinin yeterli derecede düşük kalorili olmadığı görülecektir. Diyet kontrollerinde bir hastanın kendisine verilen bir diyeti tam anlamıyla takip ettiği hallerde zayıflamadığı çok az vakalarda görülmüştür.

Bütün şişman kişiler tam anlamıyla diyet yaptıkları takdirde zayıflayacaklar mıdır?
Eğer aldıkları kalori, kalori ihtiyaçlarından az ise evet.

Kadınları adet kesilmesinde kilo almaları normal midir?
Evet, ancak adet kesilmesinin bu problemle nispeten çok az ilişkisi vardır. İnsanların yaşlandıkça kalori ihtiyaçlarının azaldığı zam dilmektedir. Araştırmacılara göre orta yaşa vardıktan sonra 1 on yılda bir, kişilerin günlük kalori ihtiyaçları 100 kalori eksilmektedir. Böylece, orta yaşlı bir kadın, aynı kaloriyi almaktaysa, kadın her on günde bir ihtiyacının üstünde 1000 kalori almaktadır. Bu halde bu kadın her ay yarım kilo şişmanlayabilecektir.

Şişmanlıkla bir kişinin hayat süresi arasında bir ilişki var mıdır?
Kuşkusuz ki evet. Hayat sigortaları istatistikleri göstermektedir yaşlanma süresi oranı şişmanlık oranına nispetle azalmaktadır.

Gazetelerde ve dergilerde gördüğümüz "mucize diyetleri" nin bir kıymeti var mıdır?
Bunlar kalori eksikliği üzerinde kurulmuşsa kilo kaybına set olurlar. Ancak, bunlar dengesiz diyetlerse ve uzun müddet yapıldığı takdirde, ciddi vitamin ve protein yetersizliklerine de yol açabilirler.

Kalorilerin önemli olmadığını iddia eden diyetlerin değeri nedir?
Kilo kaybını hedef alan bütün diyetler, alman kaloriyi göz önünde bulundurmak zorunluluğundadırlar.
Eğer bir kişi yalnız yağ olan bir diyet yerse, fakat aldığı kalori vücudunun ihtiyacından eksikse, yine de zayıflayacaktır. Aksi taktirde, tamamen yağsız olan bir diyet yerse, fakat aldığı kalori vücudunun, ihtiyaç duyduğu kaloriden fazla ise, o zaman kilo alacaktır.

Bir insanın duygusal durumu ile kilosu arasında ne gibi bir ilişki vardır?
Duygusal dengesizlikleri olan kişiler bazı hallerde lüzumundan fazla, bazı hallerde de lüzumundan az yemek yerler.

Şişmanlıkla koroner kalp hastalığı arasındaki ilişki nedir?
Koroner kalp hastalığının fazla şişman olanlarda ve çok yağlı diyet yiyenlerde normal kişilerden fazla olduğu istatistiklerle tespit edilmiş bulunmaktadır.

Kolesterol nedir?
Bazı yemeklerde ve kanda da bulunan yağlı bir maddedir. Kolesterol oranları kişilere göre büyük değişiklikler göstermektedir.

Kanlarında fazla kolesterol bulunan kişilerin koroner (kalbi besleyen) damara ait kalp hastalıklarına daha fazla yakalanma eğilimleri bulunmakta mıdır?
Evet.

Kanda fazla kolesterol bulunması neden koroner hastalıklara sebep olabilmektedir?
Yüksek kolesterol oranlarının koroner arterin vaktinden önce arteryoskleroz'a yakalanmasına yol açtığı sanılmaktadır.

Az yağlı ve az kolesterollü bir diyetle vücuttaki kan kolesterolü oranı düşürülebilinir mi?
Vücut kendi kolesterolünü ürettiğinden, bu durum her zaman gerçekleşmez. Bundan dolayıdır ki düşük kolesterollü yemeklerin yenmesiyle her zaman kandaki kolesterol oranları düşürülemeyecektir.

Hangi yağları yemekten kaçınılmalıdır?
Hayvani yağlardan. Bitkisel yağların kandaki kolesterolün artmasına fazla neden olmadığı görülmektedir ve fazla zararları da olmamaktadır.

Masajlar, zayıflama makineleri olarak adlandırılan gereçler, birçok tipteki banyolar, vb. kilo kaybına yardımcı olmakta mıdırlar?
Aslında bunlar kilo kaybına hiçbir rol oynamazlar. Ancak, bunlar kişiler üzerinde psikolojik tesirler icra ederek daha az yemek yemelerine neden olabilirler. Özel tedaviye başvuran kişiler, bunlar için külliyetli miktarda paralar sarf etmektedirler. Bu paranın boşuna gitmesini istemediklerinden daha az yemek yemeye yöneldikleri görülmektedir.

Sıkı diyet yapan kişilerin vitamin kompleksleri almaları gerekli midir?
Evet, eğer dengesiz bir zayıflama diyeti tatbik etmekteyseler. Ancak, tam dengeli bir zayıflama diyetinde vitaminlerin alınması gerekmeyecektir.

Vitaminler normal iştahın artmasına neden olurlar mı?
Hayır.

Çok sıkı diyet yapmakta olan bir kimse, sık sık doktor kontrolüne başvurmalı mıdır?
Evet.

Sigara içmeyi bırakan kimselerin kilo alma eğilimine girdikleri doğru mudur?
Evet. Çünkü sigara içmek iştah kesebilmektedir. Ayrıca, sigarayı bırakanlar herhangi bir harekette bulunmak için sigaraya sarılacaklarından ellerini bir şekerlemeye veya başka tatlı bir maddeye uzatmak eğiliminde olacaklardır.

kı diyet kişinin sinirli olmasına neden olabilir mi?
Ancak istediğinden az yemekte olduğundan, asabileştiğinden veya hayal kırıklığına uğradığından dolayı kişi sinirli olabilir.

Kilo kaybı için diyete girmiş bazı kişilerin kabız olması normal midir?
Normal gıda alımı azaldığından bu durum, bazı hallerde meydana gelebilir. Böyle hallerde bir bağırsak boşaltılması halini önlemek için bir doktora başvurulması gerekecektir.

Sıkı bir diyette görülen açlık sancılarını gidermek için ne yapılabilir?
Birkaç hafta diyet yapmış olan kişiler az kalorili diyete kendilerini uydurmuş olacaklardır. Eğer birkaç hafta dayanmayı göz önüne alabilirlerse açlık sancılarının kendiliğinden ortadan kalkacağını göreceklerdir.

Büyükler gibi çocukların da kilo kaybı için düşük kalorili diyete girmeleri doğru mu olur?
Aslında, çocukların normal kiloda kalmaları çok önemlidir. Eğer kötü yemek adetlerine saplanırlar ve çocuk çağında fazla şişmanlarlarsa, bu çocukların geliştikleri zaman zayıf kalmaları çok güçleşir.

Fazlasıyla çabuk ve fazlasıyla çok kilo vermenin sürekli zararları olabilir mi?
Kesin olarak evet.

Tiroid  bezlerinin  yetersiz çalışmasından dolayı   meydana gelen şişmanlık hali nasıl tedavi edilir?
Bazı hallerde tiroid özünün verilmesi kilo kaybına yol açacaktır. Bu durum bazı hallerde ameliyatla bir guatrın alınmasından sonra meydana gelebilmektedir.

Şişman kişilerde yüksek kan basıncı olma oranı zayıf kişilerden fazla olur mu?
Evet.

Şişman insanlarda  tümör olma eğilimleri zayıf  kişilerden fazla mı olur?
İstatistikler kanserlerin şişmanlarda zayıflardan fazla olduğunu göstermektedirler.

Zayıflama diyetlerinde tuz azaltılır mı?
Tuzun daha eksik alınması idrarın fazlalaşmasına yol açarak kilo kaybına yardımcı olur. Ancak bu kayıp sürekli olmayıp geçici bir haldir.

Alkollü içkilerin alınması şişmanlığa neden olur mu?
Evet. Normal bir tek içkide yaklaşık yüz kalori vardır ve üstelik içki iştahı da artırmaktadır.

Vücudun belli yerlerinin zayıflatılması mümkün müdür?
Hayır.  Vücudun bazı kısımlarında zayıflarken ötekilerinde zayıflatmayacak usulleri reklamla ilaç satmaya kalkışan kişiler ancak kamuoyunu aldatmaktadırlar.   Bu mümkün değildir.    Anatominin bir kısmında kilo kaybı diye bir şey yoktur ve olamaz.

Zayıflığın bazı genel nedenleri hangileridir?
a.   Verem,  böbrek  hastalıkları,    kronik karaciğer hastalıkları,  vb. kronik enfeksiyonlar veya hastalıklar.
b.   Bezlerde dengesizlikler.    Örneğin   tiroid  bezinin fazla çalışması veya hipofiz salgı bezlerinin  bozuk çalışması.
c.   Yemeğe karşı isteksizlik yaratan nevrotik haller.
d.  Düzensiz bir' yaşantı, fazla fiziki hareket, eksik uyuma, gibi hallerin meydana getirebileceği düzensiz yemek yeme alışkanlıkları.

Zayıf olma eğilimi irsi olabilir mi?
Hayır, ancak çevrenin büyük tesiri olabilir. Bir başka deyişle iyi yemek yemeyen bir aileden gelenler iyi yemek yememek eğiliminde olabilirler.

Duygusal haller ve tepkiler zayıf olmakta rol oynayabilirler mi?
Evet. Büyük bir duygusal baskı altında olan bazı kişiler daha az yemek yiyebilecekler ve bundan dolayı zayıflayacaklardır.

Zayıf olanların kilo alabilmeleri için en iyi çare hangisidir?
Zayıf olan kişilerin kilo alabilmeleri için, ihtiyaçlarından daha fazla kalori almalıdırlar. Böylece artı kalan kalori yağ depolanmasına hizmet edecektir.

Kronik bir şekilde zayıf olan bir kimse genel bir tıbbi muayeneye tabi tutulmalı mıdır?
Muhakkak ki evet. Zayıflığın bir enfeksiyondan veya fiziki bir nedenden ileri gelip gelmediği tibbi muayenede tespit edilmelidir.

Fazla sigara kullanmak bazı kişilerin zayıf kalmasına neden olabilmekte midir?
Eğer bu sigara içmeleri normal gıdalarını almalarına engel olmaktaysa evet. Fazla sigara içenlerde çok kez normal iştah bulunmamaktadır.

Bazı insanlar fazlasıyla yemek yedikleri halde nasıl zayıf kalmaktadırlar?
Çünkü bunlar düşük kalorili yemekler yemek alışkanlığındadırlar. Bu gibilere kremalı, yumurtalı, karbonhidratlı, yağlı, vb. yemekler yedirilmelidir. Ayrıca, bu çok yiyip, zayıf kalan kişiler normalin üstünde hareket veya normalden eksik uykuyla fazla enerji de yakmakta olabilirler.

Vitamin hapları bu kişilerin kilo almasına yardımcı olabilecek midir?
Eğer normal diyetlerindeki vitamin alımları normalse, yardımcı olmayacaktır. Vitaminler, ancak normal diyette vitamin eksikliği varsa yardımcı olabilirler.

Kilo almanın en iyi yöntemleri nedir?
Günün çeşitli saatlerinde çok kalorili yemeklerin yenmesi.Normal günde üç kez yemek yeme sisteminin değiştirilip günde dört veya beş kez yemek yenmesine gidilmesi gerekli olabilecektir. Bunun yanında, eğer zayıflık duygusal bir nedenden ileri gelmekteyse, bu sebep tespit edilmeli ve giderilmesi için teşebbüse geçilmelidir.

Çocukların kilo almaları nasıl temin edilebilir?
Düzenli adetlerin tespiti ile. Çocukların fazla duygusal gerginliğe kapılmamaları ve aşırı fiziki hareketten kaçınmaları elde edilmelidir. Çocuklar yemeklerini yemedikleri zamanlar bunları cezalandırmak veya tehdit etmekle hiçbir sonuç elde edinilemez. Böyle hareketler çocuğun eyleme geçmesine ve bu yüzden daha da az yemesine yol açabilir.

Kişinin fazla yemek yemesi için yararlı ilaçlar var mıdır?
Evet. iştahı artıracak teşvik edici ilaçlar vardır. Ancak bu ilaçlar verilmeden önce, kişinin yemek yememesinin nedeninin bir hastalıktan ileri gelmediği tespit edilmelidir.

Fıtık « Hastalıklar

Bir organ ya da dokunun, anormal bir boşluktan bütünüyle veya kısmen dışarı çıkmasıdır. Kasık fıtığı, uyluk fıtığı, göbek fıtığı, bel fıtığı başlıca fıtık çeşitleridir.

Fıtık doğuştan var olabilir yada alt karın boşluğunda olduğu gibi, kan damarlarının veya borularının bir beden boşluğuna geçtiği yapısal bakımdan zayıf bir noktaya basınç uyguladığı durumlarda görülür. Bayanlarda genellikle gebelikten sonra görülür. Gebelik sırasında karına uygulanan iç basıncın artması fıtık sebebidir. Erkeklerde ise ağır yük kaldırmaktan oluşmaktadır. Şişmanlık, kabızlık ve öksürük gibi rahatsızlıklarda da fıtık oluşabilir.

Kasık fıtığı ansızın ortaya çıkar, kasıkta önce bir gevşeme sonrasında ise ağrı hissedilir. Kasıkta çıkıntı oluşur. Bazen de fıtık yavaş yavaş oluşur. Örneğin diyafram fıtığında karının alt kısmında şişlik oluşur. Sindirim rahatsızlıkları görülmeye başlanır. Göğüs kemiğinin arkasında eğilmeyle ve yatmayla zamanla yanma ve ağrı oluşur.

Öncelikle şişmanlık, kabızlık, öksürük gibi vücudun herhangi bir bölgesine iç basınç uygulayan hastalıklar tedavi edilmelidir. Eğilmekten ve ağır yük kaldırmaktan kaçınılmalıdır. Mide asidine karşı ilaç kullanmak faydalı olabilir. Ameliyat ancak bu yöntemler yeterli olmadığı durumlarda yapılır. Cerrahi müdahaleden üç ay sonra o bölgedeki kaslar eski gücüne kavuşur.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy