Kadınlarda Kısırlık

Kadınlarda Kısırlık « Kısırlık



  

Kadınlarda kısırlığın genel nedenlerinden bazıları hangileridir?
a.  Yumurtlama yapamamak. Bu Turner sendromunda görüldüğü gibi, kromozomlarda doğuştan bir bozukluktan meydana gelebilmektedir. Ayrıca, aslında normal, olan bir kadında sonradan gelişmiş bir anormallikten de meydana gelebilir.
b.  Fallop tüplerindeki bir enfeksiyondan veya bu tüplerin doğuştan bir tıkanıklığından.
c.  Salgı bezlerinde dengesizlik. Özellikle hipoıız salgı bezlerinde, tiroidde, böbreküstü bezlerinde ve yumurtalıklarda.
d.  Spermanın serviksten giremeyip rahme varamamasından. Bu durum rahmin girişi olan servikste bir engelleme veya enfeksiyon olmasından meydana gelebilmektedir.
e.  Çok kez anlaşılması güç psikolojik faktörler. Ancak, şu bilinmektedir ki, bazı kısır kadınlar psikoterapi tedavisinden sonra çocuk doğurabilmişlerdir.
f.  Hiç anlaşılmayan nedenlerden bazı kadınların çocuk doğuramadıkları görülmektedir. Günümüzde bilim adamları kromozom, gen ve hücre yapıları hakkındaki bilgilerini her gün daha fazla artırmalarıyla, gerek bu tür kadınlar, gerekse kısırlık hakkında yeni bilgilerin elde edileceğine hiç kuşku yoktur.

Bir kadının döllenmesini engellemek için bütün bu faktörlerin bulunması gerekli midir?
Tabiatıyla hayır. Bu faktörler tek veya bileşik olarak bulunmalıdır. Şu bilinmelidir ki, kısırlık bir terimdir ve asgari ölçüde bileşik faktörler, önemli tek faktör kadar kısırlıkta tesirli olabileceklerdir.

Bir ay içindeki "doğurganlık devresi" hangisidir?
Yumurtlama olduğu adet döneminin ortası. Yirmi sekiz gün olan
bu dönemde, doğurganlık devresi genellikle adet olduktan on iki ile on altı gün sonrasıdır. Bu aslında evrenin ve adetin uzunluğuna bağlıdır.

Bir ay içindeki "kısır devre" hangisidir?
Dönemde adet gelmesinden yedi ila dokuz gün öncesi ve adet bittikten hemen gelen üç ile beş gün arası. Bu da, devre ve adet süresinin uzunluğuna bağlıdır.

Ayın kaç gününde gebe kalma mümkün olacaktır?
Sağlıklı sperma dölyoluna yumurtlamadan iki gün önce ve en geç iki gün sonra yerleşmiş olması gerektiğinden, bir yumurtanın döllenmesi ancak yirmi sekiz günlük devrenin dört gününde olabileceği meydana çıkmaktadır.

"Doğurganlık"   veya   "kısırlık"   dönemleri tam olarak tespit edilebilmekte midir?
Adetleri normal olan bir kadında, bazal vücut ısısı grafiklerini günü gününe kontrol etmekle devreler çok az bir yanılma payıyla belirlenebilmektedir.

Bir kadının yumurtlamamakta olduğu nasıl anlaşılabilmektedir?
a.  Adet tarihçesini yakından incelemekle ve meydana çıkacak düzensizlikleri dikkate almakla.
b.  Bazal ısı derecelerinin birkaç aylık bir süre kaydedilmesiyle meydana gelen grafik, kadının yumurtlayıp yumurtlamadığını gösterecektir.
c.  Adet beklenmeden kısa bir süre önce rahmin iç çeperinden bir biyopsi alınıp (endometrial biyopsi) incelenmesiyle kadın doğum uzmanı, yumurtlama halinin gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit edebilecektir.
d.  Dölyolundan alınacak "smirler" mikroskop altında incelenmesiyle kadının yumurtlayıp yumurtlamadığı tespit edilebilecektir.

Bir kadın yumurtlayamadığı takdirde başarılı bir şekilde tedavi edilebilir mi?
Evet. Vakaların büyük çoğunluğunda salgı bezleri incelenmesiyle yumurtlamama nedeni tespit edilebilecek ve gerekli hormon tedavisine başvurulabilinecektir. Bunun için hipofiz, tiroid, böbreküstü bezlerinin ve yumurtalıkların incelenmesi gerekecektir.

Rahim içzarı biyopsisi (endometrial biyopsi) nasıl yapılmaktadır?
Bu doktor muayenehanesinde, yapılan bir işlemdir. Dölyoluna bir spekulum sokularak serviks bir kıskaçla tutulmaktadır. Bundan sonra serviks yoluyla rahme ufak metal aygıt sokularak rahim, iç-zarından bir parça kazıntı alınmaktadır.

Endometrial biyopsi, sancılı bir işlem midir?
Biraz rahatsızlığa neden olmaktaysa da, birkaç dakikadan fazla sürmemektedir.

Bir endometrial biyopsi yapılmadan önce ne gibi tedbirler alınmalıdır?
Biyopsi yapılırken kadının gebe olmadığını bilmek önemlidir. Bunun için son adet devresinden sonra, biyopsi alınıncaya kadar kadının cinsel temasta bulunmaması gereklidir. Bu tedbirlere, erken bir gebeliğin biyopsiden zarar göreceğinden ihtiyaç duyulmaktadır.

Bir endometrial biyopsi alındıktan sonra hastada iki veya üç gün kanama olması normal midir?
Evet.

Fallop tüpleri tıkanmasının en sık görülen nedenleri hangileridir?
a.  Pelvis organlarının önceden iltihaplanmış olması. Bu hal genellikle gonoreden, veremden veya başka bir mikroptan ileri gelmektedir.
b.  Peritonit, çoğunlukla patlayan bir apandisite tali olarak.
c.  Gerginliğin ve duygusal faktörlerden Fallop tüplerinde meydana gelen spazmlar.
d.  Rahmin üst kısmında yer alan Fallop tüpleri girişini tıkamakta olan bağ dokusu ve adale urları.

Tıkanmış olan tüpler nasıl teşhis edilmektedir?
a.  Rubin testini yapmakla. Bir gaz (karbon dioksit) serviksten rahim boşluğuna pompalanmaktadır ve gazın karın bölgesi boşluğuna girmiş olduğu kaydedilmektedir.
b.  Rahim boşluğu ve tüplerin ana hatlarını görebilmek için servikse, röntgen ışınlarını geçirmeyen (radio-opak) bir madde şırınga edilir ve sonra bu kesimin röntgen filmi alınır. (histerogram).

Rubin testi nasıl yapılmaktadır?
Doktorun muayenehanesinde yapılmaktadır. Hastaya adet devresi geçtikten beş ile yedi gün arası sonra gelmesi bildirilmektedir. Muayene masasında serviks meydana çıkarılarak bir kıskaçla maktadır. Serviks kanalına ince bir tüp sokulur. Bu tüp yan tarafı karbon dioksit bulunan bir kaba ve bir bant makinesine (kayıt makinesi) bağlanır. Karbon dioksit gereken baskı ile rahme iletilir. Bu gaz için tek çıkış yolu Faliop tüpleri ile karın boşluğuna gidiştir. Eğer tüpler açıksa, gaz karın boşluğuna kaçmakta v kaydedilen baskı işareti düşüş kaydetmektedir. Eğer gaz boşluğuna varamamakta ise, makine üzerindeki baskı yeri lir veya yükselir. Karın bölgesi bir stetoskop ile dinlendiği gazın tüplerden geçişi duyulabilmektedir.

Eğer tüpler açıksa, hasta Rubin testi yapılırken sancı duyacak mıdır?
Evet. Karın boşluğuna giren gaz omuz bölgesinde beş ile on arası sürecek sancılara neden olacaktır. Bu sancı ciddi olmasa bir süre içerisinde kendiliğinden kaybolacaktır.

Rubin testinin yapılmasında bir tehlike olabilir mi?
Eğer gerekli tedbirler alınmışsa, testin yapılmasında bir mahsur meydana çıkması için hiçbir neden yoktur. Bazı hallerde, Fallop tüplerinde iltihap bulunduğu takdirde, bu testin yapılması durumu ağırlaşabilecektir.

Bir Rubin testinden sonra hasta karı-koca ilişkilerine devam edebilecek midir?
Test yapıldıktan iki gün sonrasına kadar cinsel temasa izin verilmez.

Histerogram nasıl yapılmaktadır?
Bu test aslında Rubin testi gibi yapılmaktadır. Tek farkı radio-opak madde serviksten konmakta ve sonuçlar röntgen filmleri alınmakla elde edilmektedir.

Histerogram yapılmadan önce ne gibi tedbirlerin alınması gerekli olmaktadır?
Dölyolunda, rahimde ve Fallop tüplerinde herhangi bir enfeksiyonun bulunmadığı tespit edilmelidir.

Tıkanmış olan tüplerin açılması mümkün olmakta mıdır?
Evet. Vakaların yaklaşık yüzde yirmisinde "tuboplasti" olarak adlandırılan bir ameliyatla tüpler yeniden açılabilmektedir. Bazı hallerde, Rubin testinin yapılmasında, tüpler genişleyeceğinden tıkanma durumu da ortadan kalkacaktır.

Tıkanmış tüplerin açılması için yapılan ameliyatlar başarılı olmakta mıdır?
Vakaların yaklaşık olarak % 10-20'sinde başarı elde edilmektedir.

Tüpler spazm veya duygusal faktörlerden tıkanmışsa ne yapılabilmektedir?
Antispazmodik ilaçların verilmesi ve hastanın duygusal problemlerinin tedavisine gidilmekle, çok kez spazm hali ortadan kalkmakta ve tüpler açılmaktadır.

Salgı bezi hormon dengesizliği kısırlığa nasıl yol açmaktadır?
Kadının yumurta yapmasını önlemekle veya döllenmiş yumurtanın rahim çeperine yapışması için gereken atmosferi yaratmamakla.

Salgı bezi dengesizliği bulunup bulunmadığını tespit edebilecek özel testler var mıdır?
Evet. Kan ve idrarla yapılabilecek özel hormon testleri vardır. Ayrıca bazal metabolik oranı testi ve kimyasal analizler dengesizliği bulunup bulunmadığını gösterebilecektir.

Salgı bezi dengesizliği düzeltilebilir mi?
Evet. Bazı vakalarda, gerekli hormonlar tedavisi ile, bu dengesizlik giderilebilecektir. Bu gibi vakalar en iyi şekilde bir hormon uzmanı tarafından tedavi edilebilecektir.

Serviks çok kez sağlıklı bir spermanın rahme girmesini önleyebilir mi?
Evet. Bu hal çok kez serviksin enfekte veya kalın mukozalar ile tıkanmış olduğu zaman meydana gelmektedir.

Spermanın servikse nüfuz gücünü ölçebilecek testler var mıdır?
Evet. Sperma dölyoluna girdikten sonra Huhner testi yapılmaktadır. Hasta cinsel temastan yaklaşık iki saat sonra doktor muayenehanesine gelmektedir. Dölyolu kanalından ve serviksten alman örnekler mikroskop altında incelenmektedir. Normal bir sperma analizi bulunduğu zaman, dölyolundaki sperma ile serviksteki sperma arasında yapılacak bir mukayese, spermanın servikse nüfuz gücü hakkında gerekli bilgiyi verebilecektir.

Cinsel temas sırasında yanlış pozisyon almaktan veya "tipped" bir rahimden dolayı, sağlıklı spermanın serviksten geçememesi halleri olabilmekte midir?
Evet, böyle haller meydana gelebilmekte ve normal döllenmeyi engelleyebilmektedir.

Böyle bir durum varsa bu değiştirilebilir mi?
Evet, cinsel temasta pozisyon değiştirebilecek veya spermanın suni bir yoldan servikse yerleştirilmesiyle durum değiştirilebilecektir.

Eğer sperma serviksteki bir enfeksiyondan dolayı buradan geçememekte ise, bu durum düzeltilebilir mi?
Evet, serviksin elektrikle yakılması ve enfeksiyonu ortadan kaldırmak için antibiyotik ilaçların kullanılmasıyla.

Fazla asitli olan bir dölyolu, döllenmeyi önleyebilir mi?
Evet. Fakat bu hal ilişkiye girişilmeden bikarbonatlı soda ile bir şırınga yapılarak düzeltilebilir.

Rahimde bulunan fibroidler kısırlığa neden olabilir mi?
Evet. Eğer fibroidler, rahim iç zarının hemen altında bulunmaktaysa veya Fallop tüplerini tıkamaktaysa, sperma yumurtaya ulaşamayacaktır.

Yumurtalıklarda bulunan kistler kısırlığa neden olabilir mi?
Evet, eğer kistler hormon üretimi ve dengesini bozmakta olan tiplerdense. Bu gibi kistler ameliyatla alındıktan sonra gebelik hali çok kez gerçekleşmektedir.

Eğer kısırlığın duygusal faktörlerden ileri geldiği sanılmaktaysa, bu durum nasıl tedavi edilebilinmektedir?
Bu gibi hallerde psikoterapinin çok yararlı olduğu ve bu tedaviden sonra kadınların gebe kaldığı görülmüştür.

Kadında kısırlık sık sık ve uzun süre gebeliği önleyici j eller kullanmaktan ileri gelebilmekte midir?
Hayır. Bu maddelerin kullanılmasına son verildikten sonra, bunların kullanılmış olmasının gebe kalmayı önlediği hiç görülmemiştir.

Uzun süre gebeliği önleyici hapların alınması, bunların alınması durdurulduktan sonra gebeliği önleyebilecek midir?
Genellikle hayır. Ancak bazı hallerde hapların uzun süre alınmasıyla, bunların alınması durdurulduktan sonra birkaç ay için, kadın gebe kalamayacaktır.

Kısırlık fazla cinsel temastan meydana gelebilir mi?
Hayır. Ancak sperma sayıları az olan erkekler haftaca iki kereden fazla cinsel temasta bulunmamalıdır.

Suni döllenme ne demektir?
Kadının eşinden veya bir vericiden (donörden) alman canlı spermanın serviks civarına suni şekilde zerk edilmesidir.

Suni döllenme ne zaman yapılmaktadır?
a. Huhner testi yapıldığı zaman erkeğin spermasının sağlıklı olduğu halde servikse nüfuz edemediği saptandığı zaman. Bu gibi hallerde sperma toplanmakta ve kadın doktoru tarafından servikse zerk edilmektedir.
b. Erkeğin kısır olduğu tespit edildiği zaman, başka deyimle kadının eşinin sağlıklı sperması bulunmadığı zamanlar. Bu gibi hallerde kadın ve eşi kabul ettikleri zaman bir vericinin (donörün) sperması kullanılmaktadır.
Suni döllenme nasıl yapılmaktadır?
Hasta muayenehaneye anlaşılmış bir saatte gelir. Hasta muayene masasına yatırılır ve dölyoluna bir "speculum" sokulur. Eşinden veya bir vericiden alman canlı spermalar bir şırınga ile serviks açılışına enjekte edilir. Bundan sonra spermanın serviks ile temasta kalmasını temin için serviks ölçüsünde bir kapak yerleştirilerek yaklaşık yarım saat orada bırakılır

Suni döllenme ayın hangi zamanında yapılır?
Muayeneyle hastanın yumurtlama devrinde olduğu belirlendiği zaman.

Suni döllenme kaç kere yapılmalıdır?
Bir adet devresi içerisinde üç gün sıra ile her gün yapılmalıdır. Bu suni döllenmeler yumurtlama devresinin hemen öncesinden yumurtlama devresinde ve hemen sonrası yapılmalıdır. Bu işlem dört ile altı ay arası her ay devam ettirilmelidir.

Suni döllenmelerin başarı oranı nedir?
Vakaların yaklaşık % 30'unda başarı sağlanmaktadır.

Sperma vericisi Cdonörü) nasıl seçilmektedir?
Verici, muayenede sağlıklı bir kişi olduğu tespit edilmiş bir kişi olmalıdır. Vericinin ailesinde kalıtımsal fiziki veya akli hastalıklar bulunmadığı tarihçesini incelemekle tespit edilmiş olmalıdır. (Bu vericiler genellikle üniversite öğrencileri, tıp talebeleri veya asistanları arasından seçilmektedir.) Kadın ve kocası vericinin kimliğini bilmemelidir. Verici de kadın ve kocanın kimliklerini bilmemelidir. Tercihan bir avukatın bulunmasıyla bu gibi bir anlaşma doktor tarafından temin edilmelidir.

Suni döllenmelerde ne gibi tehlikeler meydana gelebilir?
Fiziki hiçbir tehlike mevcut değildir. Ancak bir verici kullanıldığı zaman kocada duygusal zararların meydana gelmesi söz konusu olabilir. Ayrıca kanuni ve dini zorluklar da meydana çıkabilir; suni döllenme yapılması kararlaştırılmadan önce bunların hepsinin göz önüne alınması gereklidir.

Erkekte kısırlık önemli bir faktör müdür?
Evet. Erkeğin onayı alınmadan kısırlıktan kurtulma için girişilecek büyün uğraşlar yersiz ve atılmaması gereken adımlar kategorisine girmektedir. Çocuksuz bütün evliliklerde kısırlık % 30-40 oranında erkekten gelmektedir. Bütün çocuksuz evliliklerde koca hakkında üroloji uzmanı tarafından detaylı bir araştırma yapılmalıdır.

Erkekte kısırlık neden meydana gelmektedir?
Kısır bir erkekte, yumurtayı dölleyecek normal ve aktif ölçüde sperması bulunmamaktadır.

Erkekte kısırlık ile iktidarsızlık arasındaki fark nedir?
Kısırlık döllemenin tamamen imkansız olan bir halidir. Erkekte bu hal, ifraz edecek spermanın bulunmamasıdır. İktidarsızlıkta ise döllenme mümkün olmakla beraber, eksik sperma sayısından dolayı bu ihtimal çok zayıftır.

Sperma sayısı ne anlama gelmektedir?
Yaklaşık bir çay kaşığını dolduracak kadar olan salgıda normal olarak bir santimetre küpte altmış milyon sperma bulunmaktadır. Bu sayı salgının mikroskop altında incelenmesiyle tespit edilmektedir.

Salgının incelenmesinin başka önemli tarafları da var mıdır?
Evet. Spermanın hareketliliği, anatomik görünüş ve karakteristikleri de önemle kaydedilmelidir.

Sperma bulunmayışının genel nedenleri hangileridir?
a. Erkeklerde bazı gelişme anormallikleri vardır ki, bunlar sperma üretme imkanı olmadan doğmalarına yol açabilir. Bu durumlar son zamanlarda kromozomlar ve genler üzerinde araştırmalarla aydınlığa kavuşmuştur.
b. Yaşlanma çok kez testislerin sperma üretme yeteneklerini kaybetmesiyle birlikte gelmektedir. Bu erkekler arasında çok değişik olmakta ve bazı erkeklerde seksen ile doksan yaşlarına kadar meydana gelmemektedir.
c. Orsit. Testisin cerahatlanması, sperma üretmesinin durmasına neden olabilir. Bu hastalık çok kez ergin bir kişinin kabakulak olmasından sonra meydana gelebilmektedir. Bazı başka enfeksiyonlarda da bu tür erkek kısırlığına neden olabilmektedir.
d.  Testisten spermayı fışkırtacak olan organa kadar giden yolda engellemelerden dolayı da sperma eksik olabilir. Gonore gibi önce gelişmiş olan bir enfeksiyon da testisten sperma torbasına giden geçit yolunu (vas deferans) tıkamış olabilecektir.
e.  Tabiatıyla testisler yoksa veya inmemişse sperma olmayacaktır.

Testislerin sperma üretip üretemeyeceği nasıl belli olur?
Testis biyopsisi diye adlandırılan basit bir ameliyatla. Testis dokularından bir parça alınır ve incelenmek üzere laboratuara gönderilir. Vakaların büyük çoğunluğunda bu işlemlerle testisin sperma üretip üretmeyeceği tespit edilebilecektir.

Testis biyopsisi nasıl yapılmaktadır?
Bu işlem hastanedeki ameliyat odasında hafif bir genel anestezi altında yapılmaktadır. Skrotum derisine ufak bir ensizyon yapılmakta ve buradan küçük bir parça kesilerek alınmaktadır.

Eksik veya azalmış sperma neden meydana gelmektedir?
Sperma miktarında normal bir azalma fazla sayıda cinsel temas, takatsizlik getirecek genel bir hastalık, cerrahi müdahaleler ve vücudunun takatini geçici olarak kesebilecek bütün durumlarda meydana gelebilecektir. Bu gibi az sperma sayıları geçici süreli olabilir. Ancak, başka hallerde erkek bütün başka yönlerde normal bulunmaktaysa da sperma sayısı az olabilir.

Az sperma sayısının en genel sebepleri nedir?
a.  Guddelerde veya iç salgı bezlerinde düzensizlik.
b.  Kabakulağa, gonoreye, vereme veya başka hastalıklara tali olarak testislerin iltihaplanması.
c.  Testisin büzülmesi ile sonuçlanan testis hastalıkları (körelme) dolaşımı engelleme halleri gibi.
d.  Yaşlanma.

Cinsel iktidar ile kısırlık arasında bir ilişki var mıdır?
Evet. Yetersiz dikleşebilmek (yetersiz ereksiyon) dölyoluna tam girişi önleyebileceğinden tabiatıyla döllenmeyi engelleyebilecektir; çünkü sperma gerektiği şekilde yerleştirilemeyecektir. Bu sperma sayısı tamamen normal olan durumlarda da böyle olacaktır.

Bir erkek aynı zamanda iktidarlı ve kısır olabilir mi?
Evet. Birçok erkek normal olarak cinsel temas yapabilmekte, fakat salgılarında canlı sperma bulunmamaktadır. Bu gibi erkekler iktidarlı oldukları halde, aynı zamanda kısırdırlar.

İktidarsızlığın bazı genel nedenleri hangileridir?
a.  En çok rastlanan neden psikolojik sıkıntıdır.
b.  Üreme organlarında lokal hastalıklar.
c.  İhtiyarlık.

Sperma sayıları düşük olan erkeklerin yeterli diyet ve.vitamin almaları önemli midir?
Evet. Bu gibi erkekler diyetlerinin yeterli oranda bulunması için gerekli vitaminleri almaları gerekmektedir.

Erkeklerde kısırlık tedavisi başarılı olmakta mıdır?
Evet. Bazı vakalarda. Eğer problem düşük sperma sayısı ise bazı hormon tedavileriyle bu sayı artırılabilmektedir. Eğer bir "variko-sel" varsa çok kez bunu düzelten bir ameliyat sonucu erkek kısırlıktan kurtulmaktadır.

Erkeklerde kısırlık tedavisi her zaman başarılı olmakta mıdır?
Hayır ve sonuçlar çok kez beklenmedik şekilde olmaktadır. Ancak, tedavi yöntemlerine her zaman başvurulmalıdır; çünkü muayyen oranlarda başarı sağlanmaktadır.

Erkekteki kısırlığı tedavi edecek başka yöntemler var mıdır?
Evet. Bütün lokal hastalıklar ortadan kaldırılmalıdır. Eğer prostat guddesinde bir iltihaplanma varsa bu tedavi edilmelidir. "Hidrosel" veya "varikosel" gibi hastalıklar skrotumda gelişmişse bunlar ameliyat yoluyla tedavi edilmelidir. Eğer iktidarsızlık varsa bu bir psikiyatr tarafından tedavi edilmelidir.

Doktor muayenesinde göze görünür hiçbir anormallik göstermeyen fakat kısır kalmış bir birleşimde olan iki kişi, birbirinden boşanıp yeniden evlendikten sonra çocuk sahibi olabildikleri nasıl açıklanmaktadır?
Bazı kadın-erkek birleşmelerinde iki taraf da fiziki bakımdan normal bile olsalar, doğumu önleyen psikolojik veya kimyasal bir en gel bulunabilmektedir.Bu gibi kişiler başkaları ile evlenince, bu engeller ortadan kalkar ve çocuk sahibi olurlar.

Erkek kısırlığında "yansımak olayı" nedir?
Bazı- hallerde, düşük bir sperma sayısı olan bir erkeğin, ilaçlar verilip sperma sayısı sıfıra indirilirse ve sonra ilaçların verilmesi derhal durdurulursa, sperma sayısı birden eskisinden daha fazlasına yükselecektir. Bu tedavi şekli ile dölleyebilme yeteneği bazı hallerde temin edilmişse de, vakaların çoğunluğunda başarı elde edilememiştir.

Erkekler çoğunlukla hangi yaşlarda iktidarsız olurlar?
Bu büyük ölçüde değişik olmaktadır. Bazı erkekler ömürleri boyunca, seksenlerine, doksanlarına kadar iktidarlı kalmaktadırlar.

Erkeklerde "yaş dönümü" olabilir mi?
Bir erkeğin hayatının bir sırasında "yaş dönümü" değişiklikleri olduğuna genellikle inanılmaktaysa da, bu tıbbi bakımdan doğru olarak kabul edilmemektedir. Erkeklerin iktidarlarını kaybettikleri yaşları çok değişik olmaktadır. Bazı erkekler kırk ve elli yaşlarında iktidarsız olabilirlerken, başkaları seksen doksan yaşlarına kadar iktidarlı kalabilmektedirler.

Hormonların verilmesiyle iktidarsızlık tedavi edilebilir mi?
Vakaların büyük çoğunluğunda hormonların verilmesinin ancak psikolojik yararları olabilir. Erkeklerde iktidarsızlık genellikle psikolojik düzensizliklerden veya yaşlanmadan ileri gelmektedir.

Fazla cinsel temas erken iktidarsızlığa neden olabilir mi?
Hayır. Fazla cinsel temas erkeğin iktidarsız olması yaşı üzerinde bir etkisi olabileceğine dair hiçbir delil yoktur.

Erkekte kısırlığın tedavisi için, uzun süre hormon enjeksiyonlarına devam edilmesi tavsiye edilirmi?
Hayır. Eğer birkaç haftalık entansif tedavi, sperma üretimine yol açmamışsa bu tür tedaviye son verilmesi iyi olacaktır. Erkek hormonlarının birkaç ay veya birkaç yıl verilmesi sonucunda uyumakta olan bir tümör veya prostat guddesinin aktif hale getirilebileceği sanılmaktadır.