Soba-Şofben Neden Zehirler

Soba-Şofben Neden Zehirler « Genel



  

Teknolojinin gelişmesi ve araç sayısının artmasına paralel olarak artan trafik kazalarının yanı sıra, mevsime göre yaygın olan bir kazayla ölüm şekli vardır. Yazın denizde boğularak, baharda zehirli mantar yiyerek, kışın da odadaki sobadan zehirlenerek verilen kayıp miktarı hiç de az değildir.

Bilinen en meşhur kimyasal formül H2O yani su ise ikincisi de CO, karbondioksittir. Karbondioksit adı insanlarda boğularak zehirlenme olayını çağrıştırır. Ne var ki karbondioksit atmosferde, soluduğumuz havada az miktarda da olsa zaten vardır.

İşin daha ilginç yanı, kola ve bira şişelerinin etiketlerindeki 'içindekiler' kısmına bakıldığında, hepsinde 'karbondioksit' yazıldığı görülür. Aslında karbondioksit kendi başına zehirleyici değildir. İnsan solunumunu zorlaştırır ama havadan ağırdır, bulunulan yerin en alt noktasında görülmeyen bir bulut tabakası gibi asılı durur. Altında kalan her şeyin hava ile temasını keser. Yangınlarda da alevin üstüne, hava ile temasını kesip, söndürmek için püskürtülür.

Asıl tehlikeli olan karbondioksit değil onun küçük kardeşi, bir oksijen atomu eksiği, karbon monoksittir. Bunun çok az miktarı bile öldürücüdür. Nefes yoluyla alındığında akciğerden doğrudan kana karışır. Kandaki alyuvarlarda bulunan ve görevi oksijeni vücuda taşımak olan hemoglobin adlı moleküllerle reaksiyona girer, bunlardaki oksijenle yer değiştirir. İnsan nefes alamamaktan, solunum yetersizliğinden değil dokulara yeterli oksijen gitmemesi sonucu ölür.

Odun, kömür, gaz, tüp gaz, doğalgaz, vb. yakıtları kullanan soba ve şofbenler genellikle kapalı ve küçük hacimli yerlerde kullanıldıklarından, yanma sonucu oluşan karbon monoksit doğrudan, en kısa yoldan baca yoluyla evin dışına verilmelidir.

Bacası tam çalışmayan yani tam çekmeyen soba ve şofbenlerden çıkan karbon monoksit baca yoluyla çekip gideceğine bulunulan mekanın içine dağılır. Yeterli hava da yoksa solunum yoluyla kana karışır.

Zehirlenen kişi bunu pek fark edemez. Zehirlenme el ve ayaklarda uyuşmayla başlar, baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı ve şuur kaybı ile ölümlü sonuca doğru gider. Bulunulan hacim ne kadar küçükse zehirlenme o kadar süratli olur.

Karbon monoksit zehirlenmesi çoğunlukla tüp gaz veya doğalgaz zehirlenmesi diye nitelendirilir. Halbuki burada zehirleyen yakıt değil hava ile yanan yakıttan çıkan gazdır. Yani doğalgaz ve tüp gaz kaçakları insanı zehirlemez. Doğalgaz havadan hafiftir ve havada kalır. Tüp gaz ise daha ağırdır ve yere iner, pencereler, kapılar açılıp süpürülünce dışarı çıkar. Bunlar zehirleyici değil yanıcı maddelerdir. Kaçaklarında asıl tehlike infilak ve yangındır.