İnsan Neslinin Uzaması

İnsan Neslinin Uzaması « Genel



  

İnsan neslinin boyu sürekli olarak uzamaktadır ama bu uzama tarih boyunca düzgün aralıklarla süregelmiş değildir. Kazılarda bulunan iskeletlerin yapılarından, taş devri insanının boyu ile 1800'lü yıllarda yaşamış insanların boyları arasında önemli bir fark olmadığı anlaşılmaktadır. 1900'lü yıllarda yaşayanlar ile 1800'lü yıllarda yaşayanların ortalama boyları arasında ise yaklaşık 10 santimetre fark vardır.

İnsanların boyları ile ilgili istatistikler ilk olarak, askerlerine standart üniforma diktirmek isteyen Napolyon zamanında tutulmaya başlanmıştır. 20. yüzyıldaki boy uzaması aynı tempo ile devam ederse, ortalama boy 21. yüzyılın sonlarında 2 metreye, 200 yıl sonra da 2,5 metreye ulaşacaktır.

Araştırmacılar insan boyunun ortalama 2 metre olması halinde, kemik ve kas yapısı ile kalbin aynı oranda gelişemeyeceğini, insan vücudunun bu uzunluğa göre dizayn edilmediğini, genlerde uzamayı durduracak bir üst limitin olması gerektiğini ileri sürüyorlar. Ancak bugün uzun boylularda, boylarından dolayı hiçbir sağlık problemi görülmemektedir.

İnsanlardaki gittikçe hızlanan boy uzamasının sebepleri tam olarak açıklanamıyor. Ne var ki günümüzde 18 yaşındaki bir erkek çocuğunun babasından 5, kız çocuğunun da annesinden 3 santimetre daha uzun oldukları bir gerçektir.

Boy uzaması ile ilgili birkaç teori vardır. Bunlardan üzerinde en çok durulan beslenme ile ilgili olanıdır. Bu teoriye göre, günümüz çocukları gelişme çağlarında daha çok vitamin, protein ve mineral almakta, kontrollü ve bilinçli beslenmekte, sağlık ve hijyen kurallarına daha çok dikkat etmektedirler. Kuzey Avrupa ülkeleri gibi yüksek gelire sahip toplumlardaki çocukların boylarının daha uzun olması bu teoriyi desteklemektedir.

Bir başka teoriye göre, ışığın çocuk gelişimi üzerinde ciddi bir etkisi vardır. Işık büyüme hormonu malatonin yapımını arttırmaktadır. Örneğin, ilkbahar aylarında doğan bebekler, önlerinde uzun, güneşli günler olduğu için ilk büyüme safhasında bol ışıktan etkilenmekte, sonbahar aylarında doğanlara göre ilerde daha uzun boylu olmaktadırlar. Günümüz çocukları da geçmiştekilere göre, suni de olsa daha çok ışıklı ortamda büyüdükleri için boyları da daha uzundur.

Gen teorisi ise uzun boy geninin hakim, yani baskın gen olması esasına dayanıyor. Anne ve babadan bebeğe geçen ikişer gen arasında bir tane bile uzun boy geni olsa çocuğun uzun boylu olma olasılığı yüzde 50'dir. İki tane varsa dört çocuktan üçü uzun boylu olacaktır. Dolayısıyla gittikçe uzun boy geninin sayısı arttığından her nesil bir öncekine göre daha uzun boylu olacaktır.

Günlük yaşamda stresin artması ve atmosferin giderek ısınmasının insan boyuna etki ettiğini ileri süren tezler de var. Evrim teorisi ise, insan boyunun uzayıp kısalmasının birbirini takip eden devreler halinde geliştiği, insanlığın şu anda uzama devresinde olduğu, bu devrenin artık sonuna gelindiği ve bundan sonraki nesillerin boylarının kısalmaya başlayacağı görüşüne dayanıyor. Bilimkurgu filmlerinde binlerce yıl sonra yaşayacakların hep koca kafalı, saçsız ve kısa boylu olarak canlandırılmalarının sebebi de bu evrim teorisi olsa gerek.