Doğum Kontrolü

Doğum Kontrolü « Doğum Kontrolü



  

Doğum kontrolü nedir?
Gebeliği önlemek için cinsi münasebetlerde alman tedbirlerdir.

İki genç evlenmeden önce doğum kontrolü tatbik edip etmeyeceklerini kararlaştırmaları doğru bir hareket midir?
Evet. Böyle bir durumu önceden görüşmeleri çok doğru bir hareket olur. Evlilikten önce açıkça ve çekinmeden bu durumun ele alınması, sonradan doğum hakkında ortaya çıkabilecek tartışmaları önlemeye yararı olur. Eğer evlenecek çift bu konuda ortak bir anlaşmaya varamadıkları takdirde ailelerine danışmaları gerekir. Evlilikte bir tarafın, öbür tarafın bilgisi olmadan doğum kontrolüne başvurması çok yersiz bir harekettir.

Doğum kontrolünün uygulanmasını gerektiren belli durumlar hangileridir?
a. Evlilik süresi. Yeni evliler, genellikle evliliklerinin ilk çağlarını fazla sorumluluktan uzak ve serbest yaşamasını, yeni evliliğin gerektirdiği yeni düzen kurma zorunluluklarını yerine getirmekle geçirmek eğilimlerini gösterirler. Birçok genç, evlilikten birkaç hafta veya birkaç ay sonra gelecek bir hamileliğin kendilerine fazla ekonomik ve sosyal yükler getireceğine inanırlar. Aslında evliliğin ilk yılının bu evliliğin başarılı olup olmayacağına dair bir gösterge olacağı iddiası yabana atılamaz. Çocuk olmayan bir evliliğin bozulması, kuşkusuz ki çocuk olan bir evliliğin bozulmasından çok daha az zararlı olur.
b.  Yaş. Yirmi yaşlarının başlarında olan genç çiftlerin doğum kontrolü istemesi veya daha olgun yaşta evlenmiş olanlar kadar çabuk doğum istememeleri normal kabul edilmelidir. Daha olgun çiftler, özellikle otuz yaşlarında olan kadınların, evlendikten hemen sonra çocuk istemelerinin çeşitli nedenleri olabilir. İstatistikler göstermiştir ki otuz yaşından sonra doğum yapmış olan kadınlar arasında daha gençlere oranla çok daha büyük doğum aksaklıkları görülmüştür. Ayrıca daha olgun bir erkek de çocuğunun gelişmesini görmek zevkini tadabilmek için erken doğum isteyebilir.
c.  Çiftin akli ve fiziki sağlık durumu. Bir kadın evlendiği zaman sağlık durumu iyi değilse çocuk doğurmayı daha sağlıklı bir şekilde yapabileceği zamana kadar ertelemeyi ve bunun için de doğum kontrolüne başvurmayı isteyebilir. Yine sağlığı iyi durumda olmayan bir erkek de çocuğun küçük yaşta babasız kalabileceği kuşkusuyla eşinden doğum yapmamasını isteyebilir. Eğer anne veya baba olacaklardan biri akli bir hastalıktan rahatsız ise, bu hastalık tam anlamıyla tedavi edilinceye kadar doğum yapmaktan kaçınılması yerinde bir hareket olur. Duygusal bakımdan dengesiz veya akıl sağlığı yerinde olmayan bir kişi yeni doğacak çocuk için yetersiz nitelikte bir ebeveyn olacaktır.
d.  Ailede fert sayısı. Evli bir çiftin istedikleri sayıda çocukları varsa, doğum kontrolüne başvurmaları çok normaldir. Bazı çiftler yeni çocuk isteseler bile doğumlara ara vermek gereğini duyabilirler. Bu gibilerin de periyodik doğum kontrolüne başvurdukları görülmektedir.
e.  Önceden yapılmış olan sezaryen ameliyatları. Genel bir kaide olarak üç veya dört sezaryen yoluyla doğum yapmış olanlar kadınlar bu ameliyatlardan sonra doğum kontrolüne başvurmaları ya da gebeliği önlemek için gerekli tedbirler almaları gerekecektir.
f.  Kalıtımsal hastalıklar. Kromozomlar ve cinsel organlar yoluyla nesilden nesle gelen birçok rahatsızlıklar mevcuttur. Ki, bu hastalıklardan en çok bilineni hemofildir. Hemofil, irsi şekilde süregelen bir deformasyon olduğu için, soylarında böyle bir durum olmayan ailelerin çocuklarının bu durumla karşılaşmama şansları çok büyüktür. Eğer ki doktor bir evli çifte çocuklarının sakat veya deforme doğma olanaklarının büyük olduğunu açıklarsa, bu çift doğum kontrolüne başvurabilir. Yalnız şurası göz önünde bulundurulmalıdır ki irsi sakatlıklar olan bir ailede bir deforme çocuk doğduktan sonra, ondan sonra doğacak çocuğun sapasağlam doğma Şansı çok büyüktür. Çünkü irsi hastalıklar ve anormal doğumlar kaybolmak eğilimindedir ve günümüzde çok az sayıda kendilerini göstermektedirler.
g. Mali durum. Doğum kontrolüne başvurma nedenlerin genellikle başında yeni bir çocuğun bakımının aileye fazla mali bir yük getireceğidir. Dar gelirli ailelerde bu durum inkar edilemez bir gerçektir.

Bugün dünyada doğum kontrolüne gerek var mıdır?
Kesinlikle evet. Filozoflar, etnologlar, sosyolojistler, bilim adamları ve dünyanın birçok ruhani ileri gelenleri, aşın nüfus patlaması karşısında dünyamızın, dünya nüfusunu gerekli şekilde besleyecek, giydirecek, barındıracak ve gerekli ekonomik geliri karşılayacak, durumda olmadığı fikrinde birleşiyorlar.

Doğum kontrolü neden bu kadar kritik bir durum olarak gözükmektedir?
Çünkü bu kadar fazla çocuk meydana getirenler, çoğunlukla dünyanın fakir ve imkanları kıt olan ülke ve kişileridir. Eğer patlama nüfus artışı, artacak nüfusu gerekli şekilde barındırabilecek ve besleyecek ülkelerde meydana gelseydi, problem bu kadar acil ve önemli olmayacaktı.

Planlı doğum ve doğum kontrolü hakkında gerekli bilgiye ihtiyaçları olanlar dünya nüfusunda ne orandadırlar?
Dünyada yaşamakta olan dört milyar kişinin üçte ikisinin yetersiz besi, yetersiz giysi, yetersiz barındırma ve yetersiz gelirli olduğu görülmektedir. Bunların doğum kontrolü hakkında bilgi sahibi olabilmeleri kuşkusuz ki gereklidir.

Dünya nüfusu şimdiki oranda artmaya devam ederse dünyadaki gıda maddeleri ihtiyacı karşılayabilecek midir?
Hayır. Bilim adamlarına göre büyük çapta yeni imkanlar yaratıldığı takdirde birkaç kuşak sonra dünya nüfusunu besleyebilecek gıda maddesi bulunmayacaktır. Bu ciddi problemlerin çözümü büyük ölçüde denizlerden faydalanmakla ve sentetik gıda maddelerinin bulunmasına bağlı görülmektedir.

Cahil ve ilkel toplumlara doğum kontrolü nasıl öğretilebilinir?
Bu çok zor bir durumdur. Şimdiki halde doğum kontrol hapları en uygun çare olarak kabul edilmektedir.

Mali durumları iyi olanlar gerektiğinden fazla doğum yapmak eğilimini göstermekte midirler?
Hayır. Dünyanın günümüzde karşı karşıya olduğu büyük problemlerden biri, büyük aile sahibi olabileceklerin çok az oranda çocuk sahibi olduklarıdır. İstatistikler göstermektedir ki bir ailede eğitim ne kadar ileri ise ve bu ailenin mali durumu ne kadar yüksekse, çocuk sayısının eksikliği o ailede o oranda düşük olmaktadır.

Kişilere doğum kontrolü hakkında gerekli bilgileri verecek örgütler mevcut mudur?
Evet. Bu görevi yapan birçok klinikler ana-çocuk sağlığı merkezleri mevcuttur ve ilgilenenlere istedikleri bilgiyi her zaman verebilirler.

Doğum kontrol metotları hangileridir?
Gebelikten korunmanın yaklaşık bir düzine yolu vardır. Bunların bazılarının etkisi yüzde 85 iken, bazılarının etkisi yüzde yüze yaklaşmaktadır. En çok kullanılan metotlar şunlardır:
a.  Cinsel temasta bulunmamak.
b.  Ritim.
c.  Geri çekme usulü.
d.  Orgazm olmadan ilişki.
e.  Prezervatif (kaput).
f.   Vajina duşları.
g.  Dölyolunda kullanılan gebeliği önleyecek köpük, krem ve benzerlerinin kullanılması.
h.  Gebeliği önlemek için kullanılan ve rahme yerleştirilen spiral
veya diğer rahim içi araçlar.
i.   Ağızdan alman gebelik önleyici haplar,
j.  Ameliyat yoluyla kısırlaştınlma (sterilizasyon)

Cinsel temastan kaçınmak doğumu önlemek için tavsiye edilen bir metot mudur?
Hayır. Doğum kontrolü için etkili metotlar bulunmadan önce doktorlar doğumu önlemenin tek sağlam yolunun cinsel temastan kaçınmak olduğunu ileri sürerlerdi. Şimdi bilmekteyiz ki doğru kullanıldığı taktirde yaklaşık yüzde yüz etkili olan doğum kontrol metotları mevcuttur. Üstelik cinsel temas yapılmadan da bir kadının hamile kaldığı görülmüş ve bu yüzden bu sistem de yüzde yüz garantili sayılamaz olmuştur. Çok az da olsa bazı vakalara rastlanmıştır ki, dölyoluna yakın bir yerde ifraz edilmiş olan meni döl yolu zar kanadı yoluyla dölyoluna sızıp hamileliğe neden olmuştur. Tıbbi testler göstermiştir ki ifraz edilen meni dölyolunda rahmin giriş yolunu buluncaya kadar dolaşabilmektedir. Eğer cinsel temastan kaçınmak tek doğum kontrolü yolu olsaydı gençler arasında pek az sayıda evlilik başarılı sonuç verirdi.