Kafatası Ve Beyin: Kafa Travmaları

Kafatası Ve Beyin: Kafa Travmaları « Beyin Cerrahisi



  

Başta meydana gelen bütün travmalar ciddi olur mu?
Hayır, aksine, başta meydana gelebilecek yaralanmalar kafatası m kaplayan ve nispeten zararsız sayılan deride meydana gelen hafif yaralanmalarla derin şuursuzluklara neden olan beyin zedelen meleri arasında değişmektedir. Kafatası, altındaki beyin madde sine önemli bir korunma vasıtası olmaktadır. Birçok kafa travmaları nispeten önemli sayılamayacak yüzeyde kalan dokuları zedelemektedir. Daha ciddi vakalar, örneğin bir yırtılma veya ağır bir ezilme sonucu kafatasında meydana gelebilecek bir kırılma çok ciddi beyin zedelenmelerine neden olabilir.

Kafatasını kaplayan derinin yırtılması tehlikeli olabilir mi?
Kafatası yaralanmaları çoğunlukla yığın kanamalara neden olduklarından çok kez olduklarından daha tehlikeli görünürler. Bu kanamalar tazyik yapma yoluyla çoğunlukla kendiliklerinden durur. Bazı hallerde yırtık çok genişse, cerrahi müdahale gerekebilir. Bu durumda yara dikilmeden önce yaranın etrafındaki saçlar traş edilir. Yaranın kafatasına veya altındaki beyne tesir etmediğini tespit için çok dakik bir muayene gerekir.

Başta bir yaralanma olduktan sonra kişinin şuurunu kaybetmiş olması neyi ifade etmektedir?
Kafatası içerisindeki maddelerde bir yaralanmanın meydana gelmiş olduğunu göstermektedir. Bu durumlarda bir kafatası kırılması söz konusu olabileceğinden derhal bir röntgen filmi çekilmesi gereklidir. Birkaç saniye süreli bile olsa, şuurunu kaybeden kişiler, kafatası içerisinde bir kanama olup olmadığını tespit etmek için sıkı bir kontrol altında tutulmalıdır.

Bir darbe ile beyinde meydana gelen sarsıntı ne demektir?
Bunun anlamı başa isabet edilen bir darbe sonucu, kısa bir süre de olsa kişinin şuurunu kaybetmiş olmasıdır.

Beyin sarsıntısının tedavi metotları nelerdir?
Ciddi olmayan vakalarda, kişi derhal iyileştiği için, herhangi bir tedaviye ihtiyaç duyulmamaktadır. Ancak yaralanan kimse vücudunun bir tarafındaki kol ve bacaklarında uyuşukluk ve zafiyet baş gösterirse, bunun devamlı bir müşahede altında tutulması gereklidir. Bu belirtiler genellikle kafatası içerisinde meydana gelen bir kanamadan olabilir.

Kafatasının çatlaması ciddi bir durum mudur?
Evet. Baş üzerine düşmekten veya kafaya sert bir çarpmadan kafatasında kırılmış kemik parçacıkları meydana gelmiş olabilir. Ancak, şu belirtilmelidir ki, yaranın ciddiyeti yarıklığın büyüklüğünden değil, ancak alttaki beyinin ne derece zedelendiğinden ileri gelmektedir. Başka bir deyişle, küçük bir kafatası yarasının neden olduğu ciddi bir beyin zedelenmesi, basit beyin zedelenmesi yapan büyük bir kafatası yarasından çok daha vahim olabilir.

Hastanın şuursuzluk durumu yaralanmanın ciddiyeti ve meydana gelecek sonuçla ilgili önemli bir faktör müdür?
Evet. Koma veya şuursuzluk halinin derinliği yaralanma oranına göre değişiklik gösterir.

Şuursuzluğa neden olan bir kafa yaralanmasında tatbik edilecek ilk yardım yöntemleri hangileridir?
a.  Yaralı yarı yatık vaziyette ve yan olarak tutulmalıdır. Bu yolda ifrazatın solunum yoluyla vücuda girmesi tehlikesi azaltılacaktır.
b.  Kafatası derisinde meydana gelmiş bir yaradan gelen kanama sterilize edilmiş bir bezle veya mendille yapılacak tazyik yoluyla kontrol altına alınmalıdır.
c.  Hasta sedye ile taşınmalıdır. Başının ve gövdesinin eğilmemesi-ne çok dikkat etmek gerekir.
d.  Hastanın solunum yolunun tıkanmaması için çok dikkat edilmeli.

Beyin zedelenmesi için özgül (spesifik) bir tedavi var mıdır?
Hayır. Beyin yaralanmalarına özel bir tedavi yöntemi yoktur. Neyse ki böyle yaralananların çoğu kendiliklerinden iyileşmektedir, iyi bakım muhakkak surette gereklidir. Basınçların yara açmaması için baygın olan hastaların devamlı olarak bir taraftan diğer tarafa çevrilmeleri gereklidir. Kirlenen çarşaflar devamlı olarak değiştirilmelidir, idrar yolları çalışmazsa mesaneye bir sonda yerleştirilmesi gerekecektir. Normal nefes alınabilmesi için, solunum yollarının devamlı açık bulunması çok önemlidir. Bazı hallerde soluk borusuna bir delik açarak ve bu delikten bir tüp sokarak solunumun normalleşmesini temin etmek gerekli olabilecektir. Kusma ve balgam birikimleriyle meydana gelebilecek tıkanıkların mekanik bir aygıtla dışarıya atılması gerekli olabilir. Şuurunu kaybetmiş ve yarı komada olan bir hastanın beslenmesinin genellikle birkaç gün süreyle damar yoluyla yapılması gerekir. Bundan sonra bir tüpün mideye sokulmasıyla beslenme yapılabilir.

Her baş yarası ameliyat gerektirir mi?
Hayır.

Cerrahi müdahale gerektiren haller nelerdir?
a.  Açık bir yara (açık kırık).
b.  Basınçla veya yaralanma sonucu beyine tazyik eden kemik parçaları (baskılı kırık).
c.  Bir komplikasyon sonucu meydana gelen kafatası içerisi kanaması.                                  
d.  Burun devamlı olarak akıntı halinde gelen beyin-omurga  (ce-rebrospinal) sıvıları.

Kafa yaralanmasından sonra kafatası içerisinde meydana gelen kanama ciddi bir durum mudur?
Evet.

Bir yaralanma olayından sonra kafatası içerisinde meydana gelen bir kanama nasıl belli olur ve bu durumda ne yapılması gereklidir?
Bir yaralanmadan sonra kafatası içerisinde meydana gelebilecek bir kanama bazen birkaç saat içerisinde belli olmaktaysa da, bu durumun bazı hallerde haftalar ve hatta aylar sonra da belli olması mümkündür. İlk görünüşte hafif görülen yaralanmalar kafatası içerisinde kanamalara neden olabilirler. Bundan dolayı böyle bir komplikasyona karşı tetikte bulunulması gerekmektedir. Yaralanmadan kısa süre sonra meydana gelen bir kanama derhal cerrahi müdahaleyi gerektirebilecek acil bir durumdur. Bu durumun belirtileri Vücudun bir tarafındaki bacak ve kolları, t görülen artan uyuşukluk ve zafiyettir. Böyle bir vakanın çok ciddi bir komplikasyon ve hatta ölümle sonuçlanmaması için kanamayı durdurmak ve kan pıhtısını çıkarmak için derhal cerrahi müdahale gerekmektedir. Kanamadan bir şüphe bile araştırma kabilinden bir cerrahi müdahaleyi gerektirmektedir. Bu ameliyat lokal  novokain anestezesi ile yapılan basit ve önemli sayılmayan bir prosedürdür. Kulağın önünde ve üstünde kafatasını örten deri açılarak kafatasına ufak bir delgi açılmaktadır. Eğer bu yolda kafatası içerisinde bir kanamaya rastlanmazsa mesele kalmaz. Öte taraftan, bir pıhtı mevcut olup hastaya cerrahi müdahale yapılmadığı takdirde bu, hastanın hayatına mal olabilir. Daha sonraları, haftalarca, hatta aylarca sonra meydana çıkan kanama belirtileri şunlardır: Baş ağrısı, uyuşukluk ve zihin karışıklığı. Bu durum çok daha az tehlikeli olmakla beraber, daha ciddi durumlardaki cerrahi müdahale gereği yine de mevcuttur. Bazı hallerde kafatasına açılan küçük delikten toplanan kan pıhtıları almabilinmekteyse de, daha ilerlemiş durumlarda daha ciddi bir müdahale gerekebilecektir.

Kafatası içerisinde kanama genç çağlarda meydana gelebilir mi?
Evet. Yaralanmalardan meydana gelen kafatası içerisi kanaması (subdural hematoma veya beyin üzerinde toplanan kan pıhtısı) bazen bebeklik çağlarında rastlanır, incinme dikkatsizlik yüzünden çocuğun doğumu sırasında meydana gelmiş olabilir. Devamlı beyin zedelenmesini önlemek için erken teşhis ve cerrahi müdahale gerekir.

Kafa yaralanmalarından sonra fiziki veya akli sakatlıkların meydana gelmesi normal bir sonuç mudur?

Baş yaralanmalarının her yerde ne kadar çok sayıda olduğu göz önünde bulundurulursa bunların sonuçlarının büyük oranda ciddi olmadığını görmekteyiz. Vakaların büyük çoğunluğunda iyileşme tam olarak gerçekleşmektedir.
Bazı vakalarda belirtiler baş ağrısı, baş dönmesi, aşırı sinirlilik ve buna benzer belirtiler göstermektedir. (Yaralanmadan ve yaralanma sonrası sarsılma sendromlan). Bunların genellikle, ciddi bir durum veya komplikasyon arazı olmaları şart değildir. Şurası göz önünde bulundurulmalıdır ki, her fiziki yaralanmada bir duygusal eleman da mevcuttur ve bu özellikle baş yaralanmalarında öyledir. Bir kafa yaralanmasından veya beyin zedelenmesinden sonra, yaralanan kişiye yarasının asıl durumunu anlatmakla meydana gelmesi muhtemel psikolojik rahatsızlıklar ve duygusal dengesizlikler büyük ölçüde azaltılabilir. En önemlisi, bu şekilde yaralanmış bir kişiye böyle bir kazanın fiziki etkilerinden kurtulduktan sonra tamamen normal bir yaşantı tarzına dönebileceğini anlatmak ve kendisini bu yolda ikna etmek gerekmektedir.