Kafatası İçi Kanamaları

Kafatası İçi Kanamaları « Beyin Cerrahisi



  

Kafatası içi kanamasının anlamı nedir?
Beynin içerisindeki veya üzerindeki maddelerde ileri genel bir kanamadır.

Kafatası içi kanamasının genel nedenleri hangileridir?
a. Kafatası içi kanamalarının en yaygın nedenleri arterlerin (kırmızı kan damarları)  sertleşmesi ve yüksek kan basıncıdır. Bu gibi kanamalar genellikle kırk yaşını geçmiş olan kişilerde olmaktadır.
b.  Kusurlu teşekkül etmiş bir kan damarının kopması sonucu aynı tür kanamalar daha genç insanlarda da görülür. Çoğunlukla kusurlu teşekkül eden bir kan damarının torba şeklinde genişlemesi halinde belirir (aneurysm). Bazı hallerde de bir yığın anormal derecede büyük olan kan damarları şeklinde görülür (angioma).
c.  Beyinde meydana gelen bir zedelenme de kafatası içi kanamaya yol açabilir.

Kafatası içi kanama inme ile aynı mıdır?
Tamamen değil. "İnme" tabiri birçok rahatsızlığı içerisine alır ve kafatası içi kanama da bunlardan biridir.

Kafatası içi kanama ciddi bir hal midir?
Nedeni ne olursa olsun, evet.

Kafatası içi kanamayı tedavide cerrahi müdahalenin rolü nedir?
Kopmuş, hastalanmış veya anormal bir kan damarından ileri gelmiş olan bir kafatası içi kanaması bazen cerrahi müdahale ile tedavi edilebilmektedir. Bazı hallerde cerrahi müdahale hastanın hayatını kurtarabilir, başkalarında ise daimi bir beyin zedelenmesini önler. Ameliyat endikasyonları değişik olur, hangi hallerde ameliyatın gerekli olduğuna dair kabul edilmiş muayyen sualler mevcut değildir. Bununla beraber, beynin çok derin bölgesinde olmayan bir kanama geçirir gençlerde cerrahi müdahale genellikle tavsiye edilmektedir.

Kafatası içi kan damarlarının kusurlu teşekkülü halinde cerrahi müdahalenin rolü ne olur?
Bu kusurlu teşekkül etmiş kan damarları çok kez delinerek kafatası içerisinde kanamalara neden olduklarından, bunların her zaman insanın hayatını tehlikeye sokacak nitelikleri vardır. Pek barizdir ki, bunları mümkün olduğu kadar önceden bulmak ve kanamaya yol açmadan tedaviye girişmek tercih edilecek bir yoldur. Ancak, ne yazık ki, kanama, bunların mevcut olduğunu gösteren ilk belirti olmaktadır. Kan damarlarında bir anormallik olabileceğinden şüphe edildiği zamanlarda, radio-opak maddelerin beyindeki kan damarlarının görüntüsünü göstermek için kullanılması çok iyi sonuçlar vermiştir (arteriyografi). Birçok cerrahi müdahale sistemleri geliştirilmişse de, bu ameliyatlar, yapılması mümkün görülen hallerde bile, çok kez büyük tehlike gösteren müdahaleler olmaktadır.

Kanama yapmayan inmelerde    (cerebral vascular occlusive disease ) cerrahın rolü ne olabilir?
Son yıllarda kesin olarak tespit edilmiştir ki, inmeler genellikle, fakat her zaman değil, kanın beyne gitmesine engel olan bir tıkanıklıktan ileri gelmektedir. Bunlar kalpten yükselmekteyken boyundaki kan damarlarına tesir etmektedirler. Arteriyografi  yoluyla  durumun teşhisi kolayca yapılabilmektedir. Bu hallerin, bazılara da sakatlanmış olan damarda tıkama yapan cismin ameliyat yoluyla alınması veya tıkanmanın bulunduğu yer ve cismin bakımından bu ameliyat mümkün görülmemekteyse; yanından gecece suni bir tüple bir ekleme yapılması tavsiye edilmektedir. Şurası k sinlikle belirtilmelidir ki, inme geçiren hastaların büyük çoğunluğu bu tip cerrahi müdahale için uygun adaylar sayılamayacaklardır.

Üçlü nevralji ne demektir? (trigeminal neuralgia - tic doloureux, trafical neuralgia)
Üçlü nevralji özellikle orta yaşlı ve yaşlı insanlarda rastlanan bir hastalıktır. Karakteristikleri yüzde ciddi ve tekerrür eden şiddet sancıların duyulmasıdır. Nedeni bilinmemektedir.

Üçlü nevraljinin tedavi metotları nelerdir?
Derhal rahatlama temin edebilecek bir ilaç bilinmemekteyse "Dolantin" bazı hallerde tesirli olmaktadır. Yüzdeki sinirlere alkol enjekte edilmesiyle sancı bir dereceye kadar ve bir süre için dindirilebilmektedir. Kafatası içerisinde bu sancıya neden olan başlıca sinirin kesilmesiyle sancının dindirilmesi mümkündür. Bu ameliyat vakalarının çoğunluğunda başarılı olmaktadır.

Sara tedavisinde cerrahi müdahale ne zaman tavsiye edilir?
Çok az vakalarda. Sara hiçbir belirli neden göstermeden gelebildiği gibi idyopatik, beyinde bir tümör, apse, kusurlu gelişmiş bir kaç damarı veya yaradan da ileri gelebilmektedir.İdyopatik ve organik olarak ayırım yapılması şarttır.İdyopatik saraların nedenle bilinmemektedir ve bu hastalığa uygulanan tedavi usulleri anca ihtilaçları kontrol altına alabilmek için tatbik edilmektedir. Bu ti hastalıklarda ilaç kullanılmakla yetinilmektedir. İdyopatik türde olmayan sara izpazmozları gösteren hastanın problemi bambaşkadır. Burada da ihtilaçların kontrol altına alınması gerekmekteyse de, ihtilaçların neden ileri geldiğinin tespiti de lüzumludur. Bu tür vakalarda cerrahi müdahale icap eder.
Temel neden bir tümör, apse veya basınç yapan bir çatlak ise, ameliyat tavsiye edilir. Yara izlerinden ileri gelen sara da, ilaçla ihtilaçla kontrol altına alınamadığı takdirde ameliyat gerektirebilir. Amnezi halindeyken otomatik aktivite gösteren ve kontrol edilemeyen psychomotor saralılar da, bazı hallerde ameliyat yolundan faydalandırılabilir.

Akıl hastalıklarında ameliyatın rolü ne olabilir?
Akıl hastalıkları için geliştirilmiş olan asıl operasyon lobotomi (beynin bir kısmının kesip çıkarılması) artık hemen hemen tatbik edilmemekte olan bir müdahale haline gelmiştir. Aslında günümüzde psikiatrik hastalıklarda, operasyonun pek belirli bir rolü bulunmamaktadır. Olumsuz yan tesirleri ortadan kaldırmak için orijinal ameliyatta birçok değişiklik yapılması öngörülmüşse de, bunların ne derece verimli ve yararlı olacağı henüz tespit edilememiştir.

Parkinson (ellerin titremesi ve yüz kaslarında kontrolün kaybolması) hastalığında ameliyat yararlı olmakta mıdır?
Bazı parkinson vakalarının ameliyattan çok yararlanmakta oldukları artık şüphe götürmemektedir. En iyi sonuçlar tek taraflı hastalanmış olanlarda alınmaktaysa da, yaşlılar da dahil, cerrahi müdahaleye karşı herhangi bir gösterge bulunmaktadır. Bu tür ameliyatlarda olumsuz neticelerin oranı, çok düşük bulunmaktadır. Bu gibi ameliyatlar yüksek ihtisas ve özel ekip gerektirmektedir. Bunların nevraljik bir merkezde yapılması şarttır. Bu ameliyat genellikle lokal anestezi altında yapılmaktadır. Bu gibi ameliyatlarla sara dışında; başka, istenmeden yapılan hareketler de önlenebilecektir.

Hidrosefali (beyinde aşırı su toplanması) ne demektir?
Bu hastalık genellikle beyinlerinde normalin.çok üstünde beyin-omurga serebrospinal sıvı bulunan bebeklerde görülür. Bu hastalıkta, kafa anormal şekilde büyümektedir. Kan dolaşımının engellenmesi ve beyin-omurga sıvısının içe çekilmesiyle absorption bu gayritabii fazla toplanma ileri gelmektedir. Kafanın büyüklüğü normalin çok çok üstünde olabilir.

Hidrosefalinin tedavisi nasıl yapılır?
Hastalık kendi kendine iyileşebilecekse de, ilerleme gösteren tiplerin beynin fazla su toplamasını engellemek veya mümkün derecede azaltmak için cerrahi müdahale gerekebilecektir. Eskiden bu yolda birçok ameliyat usullerine başvurulmuşsa da, bunların pek başarılı olduğu iddia edilemez. Birçok klinikte günümüzde tercih edilen cerrahi müdahale usulüyle fazla beyin-omurga sıvısı kalbe saptırılmaktadır. Bu ameliyatta kanın kusmasını önlemek için bir valv kullanılmaktadır. Bu ameliyat usulünün birçok mahzurları varsa da, şimdiye kadar bulunmuş usullerin en yararlısı olduğu kabul edilmektedir.