Lahana

Lahana « Besinler ve Özellikleri



  

Sağlığımıza pek önemli etkileri bulunduğu ve leziz bir kış sebzesi olduğu halde belki de sindirimin güçlüğü nedeniyle sofralarımızda hak ettiği yeri alamayan Lahana' yi veren bitkisi, Turpgiller'dendir.

Anayurdu bilinmeyen, yabani örneklerine Güney Avrupa'da rastlanan ve ülkemizin hemen her bölgesinde yaygın olarak yetiştirilen lahana, iki-yıllık otsu bir bitkidir. Birinci yılında yenilen kısımlarını, ikinci yılında çiçek ve tohumlarını oluşturur. Kabarık, içe doğru bükülme özelliği taşıyan damarları (bitkinin, bu damar özelliğiyle yaprakları içe doğru bükülüp baş bağlar) olan, kırışık ve dalgalı yüzeyli, kalın, iri yaprakları vardır.

En önemli ve konumuzu ilgilendiren türü, ağırlığı 5-6 kg'a kadar çıkan baş ya da beyaz lahanadır (B. oleraceae Var. Alba). Lahananın yapraklarındaki antosiyanın oranı artırılarak kırmızı lahana (B. oleraceae rubra) ve yaprak tomurcukları başçıklar şeklinde geliştirilerek Brüksel lahanası (B. oleraceae gemmifera) melezleme yoluyla ve insan eliyle elde edilip üretilmiştir.

Bir başka önemli lahana türü de özellikle Karadeniz bölgemizde çok yetiştirilen karalahanadır (B. oleraceae acephala). Baş lahana taze olarak salatalara katıldığı gibi kapuska adlı yemeği, dolması ve turşusu yapılarak da tüketilir. Kırmızı lahana salatalara katılır. Karalahananın da çeşitli yemekleri yapılmaktadır.

BESİN DEĞERLERİ

100 gr. taze sebze lahananın içerdiği önemli besin değerleri şunlardır: 26 kalori; 1,3 gr. protein; 4,4 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 0,2 gr. yağ; 0,8 gr. lif: 29 mgr. fosfor; 52 mgr. kalsiyum; 0,4 mgr. demir; 20 mgr. sodyum; 270 mgr. potasyum: 13 mgr. magnezyum; 130 IU A vitamini; 0,05 mgr. B1 vitamini; 0,05 mgr. B2 vitamini; 0.3 mgr. B3 vitamini; 0,16 mgr. B6 vitamini; 75 mcgr. folik asit: 50 mgr. C vitamini ve 0,2 mgr. E vitamini.

SAĞLIĞIMIZA YARARLARI

Yukarıda sayılan önemli besin değerlerinin yanı sıra;

o Lahana, içerdiği antioksidan ve diğer bazı maddeleriyle bedenin hastalıklara karsı direncini artırır: Yapılan araştırmalar, lahanayı sık yiyen kişilerde özellikle mide, kalınbağırsak, akciğer ve deri kanserlerine pek seyrek rastlandığı sonucunu ortaya koymuştur.

o Lahana ayrıca içerdiği antioksidan maddeleriyle kalp hastalıklarına yakalanma, felç geçirme ve katarakt illetine tutulma rizikolarını azaltmaktadır.

o Lahananın sıkılmasıyla elde edilen suyu, Batı ülkelerinde mide ülserleri için geleneksel bir tedavi yöntemi olmuştur: Yapılan deneyler, lahana suyunun mide ülserlerini önlediğini ve iyileştirdiğini ortaya koymaktadır.

o Lahana, bedenin bağışıklık sistemini uyarmakta, bazı bakteri ve virüs türlerini yok etmektedir.

o Bedenin gelişme etkinliğini uyarıp destekleyen lahana, içerdiği zengin folik asitle kadınların spina bifida (omurganın bir yanının açık olması) hastalığına yakalanmış çocuk doğurma rizikosunu en aza indirir.

o Mayalandırılmış lahana hazımsızlığa ve gut hastalığına iyi gelir.

Bütün bu önemli etkilerinden yararlanmak için lahananın diyetimize katılması ve daha sık yenilmesi uzmanlarca öğütlenmektedir.

Dikkat: Lahana tüm Turpgiller gibi bedenin iyot emilimini azaltır. Haftada 2-3 kezden çok lahana yiyen kişiler, iyotlu besin ya da iyotlu tuz almayı ihmal etmemelidir, özellikle içme suyunun az iyot içerdiği yörelerde durum böyledir.

BİTKİSİNİN ÜRETİLMESİ

Lahana bitkisi tohumlarıyla çoğaltılır. Soğuk yastıklara ekilen tohumlarından çimlenen fideler, 5-7 hafta içinde ve 4-5 yapraklı olduklarında asıl yataklarına şaşırtılmaya hazır hale gelirler. Şaşırtma işlemi yapılırken lahana, ilkyastığındaki toprağından kökleriyle birlikte olabildiğince toprağı dökülmeden çıkarılmalı ve bitkinin yeni yerine fideler bu toprakla birlikte, 50 cm. aralıklarla dikilmelidir.

BİTKİSİNİN YETİŞTİRİLMESİ

İklim isteği: Lahana bitkisi, daha çok serin ve nemli yerlerde iyi sonuç verir. Bu nedenle kışları soğuk olmayan yerlerde sonbahar ile ilkbahar mevsimleri arasında yetiştirilir. Yapılan araştırmalara göre, lahana bitkisi için en uygun hava sıcaklıkları 15,5-21,5 dereceler arasıdır. Bu derecelerin altındaki ve üstündeki sıcaklıklarda, lahanalarda gelişme yavaşlamaktadır. Tohumların en yüksek oranda çimlenmesi ise, 12-15 derecelerde olmaktadır.

Toprak isteği: Lahana bitkisi, iyi gelişmek üzere organik madde yönünden zengin toprakları yeğler. Bitki için en uygun toprak pH'ı 6,5-7,5'tur. Lahana bitkisinden iyi sonuç almak için, fideleri aynı toprağa üç yıldan daha sık dikilmemelidir.

Toprak işleme: Fidelerin asıl yataklarına şaşırtılmasından 1-3 hafta sonra ilk çapala-ma, 3-4 hafta daha sonra da ikinci çapalama yapılır. İkinci çapalamadan l ay kadar sonra, gerekiyorsa bir çapalama daha yapılabilir. Lahananın toprağı olabildiğince yüzeysel işlenmeli, bitkinin toprağının sertlik ve bütünlüğü de olabildiğince bozulmamalıdır.

Sulama: Fidelerin asıl yataklarına şaşırtılmasıyla birlikte tutma oranlarını artırmak için sık sık ve bol bol sulama yapılmalıdır. Toprak ve hava koşullarına göre, çapalama işlemlerinden sonra sulama aksatılmadan sürdürülür.

Gübreleme: Lahana bitkisinden iyi sonuç alınması için toprağına, iyi yanmış çiftlik gübresi ile azot, fosfat ve potaslı kompoze fenni gübre verilmelidir.

Hasat (Derim): Lahana bitkisi, fidelerinin yataklarına dikiminden 25-35 hafta kadar sonra, iyice dolgunlaşıp sıkılaşmış olan başlarının keskin bıçakla kesilmesiyle hasat edilir.

Hastalık ve zararlılarıyla mücadele: Lahanalar, özellikle baş bağladıktan sonra, yaprak bitlerinin hücumuna uğrar. Bunlarla ve diğer hastalık ve zararlılarıyla mücadele edilmezse lahana sofra değerini yitirir. Bu nedenle lahanalara dadanan zararlı ve hastalıklarla, hiç zaman geçirilmeden, uzmanlara danışılarak ve uygun tarım koruma ilaçları kullanılarak zamanında, eksiksiz ve aksatılmadan ciddi bir mücadele sürdürülmelidir.